Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2026/2630 E. 2026/7328 K. – Göçmen Kaçakçılığ
Konu: Göçmen Kaçakçılığı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2630
- Karar No
- 2026/7328
- Karar Tarihi
- Konu
- Göçmen Kaçakçılığı
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/4587 E., 2025/2859 K. SUÇ : Göçmen Kaçakçılığı HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanıklar hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, araçta diğer iki sanığın bulunduğunun dosya kapsamıyla sabit olduğuna, HTS kayıtlarının incelenmediğine, teşhis işleminin usule aykırı yapıldığına, sanıklar ... ve ...'in sanığın olayla bağlantısı olmadığını beyan ettiklerine, sanığın öncelikle tahliyesine ve beraatine karar verilmesine bu ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına yöneliktir. 2.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle; şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca beraat kararı verilmesine, eksik incelemeyle hüküm kurulduğuna, gerekçenin denetime açık olmadığına, lehe hükümlerin uygulanmasına bu ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına ilişkindir. 3.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediğine, atılı suça ilişkin nitelikli hallerin oluşmadığına, sanığın lehine olan hükümlerin uygulanmasına bu ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına dairdir. III. GEREKÇE A)Sanık ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Sanıklara yükletilen göçmen kaçakçılığı eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi uygulanırken hesap hatası nedeniyle sonuç hapis cezalarının "8 yıl 4 ay "yerine "7 yıl 16 ay" olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı, Anlaşılmış, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; Mahkemece alt sınırdan ceza tayin edildiğinin belirtilmesine karşın adli para cezalarının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi hukuka aykırı bulunmuştur. B)Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanığın aşamalarda değişiklik göstermeyen suçlamayı kabul etmeyen savunmaları, Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu (PVSK EK-6. maddesindeki) "Cumhuriyet savcısının talimatı üzerine, teşhiste bulunacak mağdurun öncelikle olayla ilgili ayrıntılı ifadesinin alınması, ifadede de failin özellikleri hakkında bilgi verilerek fotoğraf teşhisinin usulüne uygun yapılmasının sağlanması, teşhis yaptırılacak fotoğraf sayısının birden fazla olmasının teşhis için gösterilen değişik kişilerin fotoğraflarının aynı büyüklük ve özellikte olmaları gerektiği ve fotoğraftan teşhis işleminin teşhis tutanağı düzenlenerek yazılı hale getirilmesi gerektiği." şeklindeki düzenleme doğrultusunda, göçmenlerden teşhiste bulunacakları kişiye ilişkin bilgiler ile ayrıntılı ifadeleri alınmadan teşhis işleminin yaptırılmasının usule aykırı olması, yine göçmenlerin 20.07.2025 tarihinde saat 16.30'da yapmış oldukları teşhis işleminde ...'in araçta olmadığını belirtmelerine karşın anılan sanığın araçta olduğunun ikrar ve parmak izi incelemesi ile sabit olması nedeniyle teşhis işlemlerine bu yönüyle itibar edilemeyeceği, olay tutanağı ve göçmenlerin beyanıyla araçta göçmenlerden başka iki kişinin olduğunun anlaşılması ve araç içerisinde yapılan parmak izi çalışmasıyla bu kişilerin sanıklar ... ve ... olduğunun belirlenmesi, sanık ... adına kayıtlı olan hattın sanık ... tarafından kullanıldığının sanık ...'in ikrarı ile de sabit olması karşısında, sanığın atılı suçunu işlediğine dair şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2-Kabule göre de; a) 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesindeki ölçütler ve aynı Kanun'un 3. maddesindeki "fiilin ağırlığı ile orantılı ceza verilmesi" ilkesi çerçevesinde somut olay açıkça irdelenip değerlendirilmeden, sanık hakkında alt sınırdan ceza tayin edildiğinin belirtilmesine ve hapis cezasının da alt sınırdan belirlenmesine karşın adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın belirlenmesi, b) 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi uygulanırken hesap hatası nedeniyle sonuç hapis cezasının 8 yıl 4 ay "yerine "7 yıl 16 ay" olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. I V. KARAR A)Sanık ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 303. maddesinin gereği hüküm fıkralarından ''5.000 gün", "7.500 gün", "10.000 gün" ve "8.333" gün ibarelerinin çıkarılmasına ve yerlerine sırasıyla "1.000 gün", "1.500 gün" "2000 gün" ve "1.666" gün ibarelerinin eklenmesine ve sonuç adli para cezasının "166.600,00" TL olarak belirenmesi suretiyle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B)Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu ve hükümlü değilse derhal salıverilmesi için müzekkere yazılmasına, yeniden hüküm kurulurken aynı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca ... Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2026 tarihinde karar verildi.