Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/6285 E. 2026/4248 K. – Nitelikli Yağma

Konu: Nitelikli Yağma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2024/6285
Karar No
2026/4248
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Yağma

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/4152 E., 2024/2010 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk derece Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin 27.07.2023 tarihli ve 2023/231 Esas, 2023/368 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1a-c-d-h, 35, 62, 53... . maddeleri uyarınca ayrı ayrı 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 03.04.2024 tarihli ve 2023/4152 Esas, 2024/2010 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın yağma suçunu işlemediğinin müşteki beyanları ile sabit olduğuna, sanığın yağma suçunun unsurlarını oluşturacak bir eylem içerisine girmediğine, müştekiye yönelik eyleme iştirak etmediğine, müştekinin zilyetliğinde bulunan bir malı yağmalamadığına, teşebbüs dahi etmediğine, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, bir suç işleyen kişinin bu eylemi video ile kayda alması akabinde bunu başkalarına göndermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna,sanık aleyhine yağma suçuna diğer sanıklarla birlikte suç kastıyla iştirak ettiğine dair değerlendirilebilecek hiçbir somut delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin yok sayıldığına, yerel mahkemece eksik ve hatalı inceleme sonucu hakkaniyete ve hukuka aykırı olacak şekilde sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildiğine, resen gözetilecek sebeplerle birlikte, hakkaniyete ve hukuka aykırı hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanıkların herhangi bir yağma kasıtlarının bulunmadığına, sanığın kuru sıkı olan tabancası ile mağdura şaka yapmak için mağdurdan para vermesini istediğine, olayı video kaydına aldıklarına, görüntünün yayılması ve alay konusu olması üzerine, olaydan yedi gün sonra şikâyetçi olduğuna, yerel mahkemece olayın kabulünde ve suçun tasnifinde hataya düşüldüğüne, bir suç işleyen kişinin bu eylemi video ile kayda alması akabinde bunu başkalarına göndermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, yağma suçuna teşebbüsten de bahsedilemeyeceğine, re'sen gözetilecek sebeplerle birlikte, usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun’un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Ancak, Mahkemece, sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine, 5271 sayılı Kanun'un 326/2. maddesine aykırı biçimde 'yargılama giderinin sanıklar ... ve ...'dan eşit oranda tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına' şeklinde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve bu aykırılığın düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. fıkrası gereği hüküm fıkrasının 'yargılama giderinin sanıklardan her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar alınarak devlet hazinesine ödenmesine' şeklinde düzeltilmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bergama Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,13.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2024/6285, K. 2026/4248, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2024-6285-e-2026-4248-k-b424c6552f36