Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/5862 E. 2026/5617 K. – Nitelikli Yağma

Konu: Nitelikli Yağma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2024/5862
Karar No
2026/5617
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Yağma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3997 E., 2024/1652 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması

Yapılan ön inceleme neticesinde sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk derece İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.09.2023 tarihli ve 2022/89 Esas, 2023/376 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c-d, 62, 53... . maddeleri uyarınca ayrı ayrı 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. Sanıklar ... ve ... hakkında ise, nitelikli yağma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.

B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 20.05.2024 tarihli ve 2023/3997 Esas, 2024/1652 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, müştekinin tüm beyanlarının çelişkili ve hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, sanığın üzerine atılı suçu işlediğini ispatlayacak hiç bir delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilemeyeceğine, 21.05.2021 tarihli arama ve el koyma işleminde iddia olunan yüzüğe rastlanılmadığına, suç vasfının değişebileceğine, cezada alt sınırdan uzaklaşmaya sebep olacak bir durum bulunmadığına, HTS kayıtları ile sanığın diğer sanıklar ile irtibat kurmadığının sabit olduğuna, resen gözetilecek nedenlerle birlikte, kararın bozulması ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık aleyhine diğer sanık ...'in soyut beyanı dışında hiçbir somut delil bulunmadığına, HTS kayıtlarından sanığın olay günü diğer sanıklarla hiç görüşmediğinin anlaşıldığına, müştekinin sanığı teşhis edemediğine, sanığın ikametinde hiçbir suç unsuru bulunmadığına, hükmün dayanağının soyut ve zorlama olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin göz ardı edildiğine, sanığın savunmalarına neden itibar edilmediğinin gerekçeli kararda açıklanmadığına, resen gözetilecek nedenlerle birlikte, kararın bozulması ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Kararın bozulması gerektiğine, dosya kapsamına göre, sanıklar ... ve ... hakkında verilen beraat kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna, suça iştirak ettikleri sabit olduğundan, haklarında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine, sanıklar ... ve ...'nin cezasında indirim yapılmaması gerektiğine, müştekinin uğradığı zararın sanıklar tarafından giderilmediğine, sanıkların eylemlerinden hiçbir pişmanlık duymadığına, kararın bozulması, tüm sanıkların üzerine atılı suçlardan dolayı üst hadden cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanıklar ... ve ... hakkında verilen beraat hükümleri yönünden, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanıklar ... ve ... hakkında verilen mahkûmiyet hükümleri yönünden, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun’un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak, Mahkemece, sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine, 5271 sayılı Kanun'un 326/2. maddesine aykırı biçimde 'yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak tahsili ile hazineye gelir kaydına' şeklinde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve bu aykırılığın düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

III. KARAR 1. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288. ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ayrı ayrı ONANMASINA,

2.Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. fıkrası gereği hüküm fıkrasının 'yargılama giderinin sanıklardan her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar alınarak devlet hazinesine ödenmesine' şeklinde düzeltilmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ayrı ayrı DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

01.07.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2024/5862, K. 2026/5617, T. 01.07.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2024-5862-e-2026-5617-k-7925354719a4