Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2025/4353 E. 2026/5618 K. – Nitelikli Yağma
Konu: Nitelikli Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/4353
- Karar No
- 2026/5618
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Yağma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/496 E., 2025/157 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma Düzce 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.01.2024 tarihli mahkumiyet kararının istinaf edilmesi üzerine, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 18.03.2024 tarihli kararının, sanık müdafi tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 19.09.2024 tarihli kararı ile bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine, Düzce 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.04.2025 tarihli ve 2024/496 Esas, 2025/157 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c-h, 168/3-1, 53... . maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın yağma suç kastıyla hareket etmediğine, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeksizin alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edildiğine ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmadığına, resen gözetilecek sebeplerde dikkate alınarak, kararın sanık lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dairemizin 19.09.2024 tarihli ve 2024/4189 Esas, 2024/9313 Karar sayılı bozma ilamı için, aynı olay nedeniyle hakkında mahkumiyet hükmü kurulan ve temyiz isteminde bulunmadığından, hakkında nitelikli yağma suçundan verilen hüküm kesinleşen, inceleme dışı diğer sanık ... hakkında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığınca itiraz yoluna başvurulabileceği değerlendirilmiştir.
2. Hükmün 8. fıkrasında sanık adının yanlış yazılmış olduğu anlaşılmış ancak bu husus mahallinde düzeltilebilir bir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun’un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak, Mahkemece, sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine, 5271 sayılı Kanunun 326/2. maddesine aykırı biçimde 'yargılama giderinin sanıklardan eşit tahsili ile hazineye irat kaydına' şeklinde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve bu aykırılığın düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Düzce 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. fıkrası gereği hüküm fıkrasının 'yargılama giderinin sanıklardan her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar alınarak devlet hazinesine ödenmesine' şeklinde düzeltilmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
01.07.2026 tarihinde karar verildi.