Yargıtay · 1. Ceza Dairesi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/50 E. 2026/3996 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2025/50
Karar No
2026/3996
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1962 E., 2024/2723 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması

Sanık hakkında Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.02.2024 tarihli ve 2023/236 Esas, 2024/56 Karar sayılı kararı ile mağdur ...'a yönelik silahla tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-a-son, 53... . maddeleri uyarınca kurulan "2 yıl " hapis cezası ile mahkûmiyete ilişkin hükmün, sanık ve müdafiinin istinaf başvuruları üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 05.09.2024 tarihli ve 2024/1962 Esas, 2324/2723 Karar sayılı kararı ile kaldırılarak görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 265/1-4, 53, 58. maddeleri uyarınca “9 ay ” hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakla, bu karara yönelik temyizin niteliği de dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-b maddesi uyarınca kararın temyizinin mümkün olmadığı, kesin olduğu belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince katılan ...'ye ve mağdur ...'e karşı suçlardan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.02.2024 tarihli ve 2023/236 Esas, 2024/56 Karar sayılı kararı ile, a. Sanık hakkında katılan ...'ye yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/3, 53, 58. maddeleri uyarınca 5 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, b. Sanık hakkında mağdur ...'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109/1, 109/3-a, 53, 58. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, karar verilmiştir.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 05.09.2024 tarihli ve 2024/1962 Esas, 2024/2723 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ve müdafii ile Cumhuriyet savcısının (katılan ...'ye yönelik eylem nedeniyle aleyhe) istinaf başvuruları üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280/1. maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının (A-1) ve (C-1) bentlerindeki mahkumiyet hükümlerinin kaldırılmasıyla; a. Sanık hakkında katılan ...'ye yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 82/1-f, 35/2, 53, 58. maddeleri uyarınca 13 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, b. Sanık hakkında mağdur ...'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-a, 53, 58. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 283/1. maddesi uyarınca kazanılmış hak gözetilerek 2 yıl cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlemediğine, sanığın öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına, teşebbüs hükümlerinin asgari hadden, haksız tahrik hükümlerinin üst hadden ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması talebine ilişkindir.

III. GEREKÇE 1. a.Katılan ...'ye yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçu yönünden; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, dosya tekemmül ettirilerek karar verildiğinden eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

b. Uzaktan akraba olan sanık ... ile katılan ...'nin bir dönem birlikte yaşadıkları ancak zamanla aralarında anlaşmazlıklar çıktığından ayrıldıkları, olay gününe kadar sanığın katılan ... ile sosyal medya üzerinden irtibat kurarak barışmak ve birlikte olmak istediği, katılanın ise sanığın bu taleplerini reddettiği, olay günü sanığın katılanla yüz yüze görüşüp konuşmak için ısrar etmesi üzerine buluştukları, katılanın çocuklarının okuluna gittikleri, ardından yemek için restorana gidip sonra da kahve içtikleri, bir süre araç ile dolaştıkları, katılanın sanığın birleşme teklifini kabul etmemesi üzerine sanığın bindikleri aracı uçuruma sürme, kendisini ve katılanı öldürme tehdidinde bulunduğu, katılanın yanından ayrılmak istemesine karşın sanığın buna rıza göstermediği, katılanın sanığın olay çıkaracağını öngörerek konuşmak istemese de sanığın söylediklerini yapmak zorunda kaldığı, katılanın çocuklarını okuldan çıkış saatinin gelince son olarak birlikte okula gittikleri, okulun önüne geldiklerinde çocuklarının okulun bahçesinde bekliyor oldukları, katılanın çocukları ile okulun bahçesine girip sanığa onunla birlikte gelmeyeceğini, taksi ile gideceğini söylemesi üzerine sanığın elinde tabanca ile inip katılanın arkasından bağırarak "orospu, kaltak benimle geleceksin" şeklinde konuştuğu, katılanın sanık ile gitmek istememesi üzerine de sanığın katılana tabanca ile ateş ettiği, katılan ...'nin sırt üstü yere düştüğü, sanığın ise bu sırada katılanın ayak tarafında başında beklediği, okulun güvenlik görevlisi olan mağdur ...'ın sanığa müdahale etmek istese de sanığın elindeki tabancayı doğrultup tehdit etmesi nedeniyle uzaklaşmak zorunda kaldığı, bu sırada olay yerinden biraz uzaklaşan sanığın tekrar geri dönerek yerde yatmakta olan katılana ateş etmeye devam ettiği, bu sırada katılanın hareket ederek ve tekmeler savurarak sanığa engel olmaya çalıştığı, katılanın çocuklarının da ellerindeki çantalarla sanığı engellemeye çalıştıkları, olay sırasında sanık tarafından katılana altı el ateş edildiği, katılanda iki adet mermi girişi olduğu, sağ kol anterior ve sol skapla medialınde giriş delikleri olduğu, yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmadığı, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin müştereken yaşam fonksiyonlarını (4) Ağır derecede etkileyecek nitelikte olduğu anlaşılan olayda olayın oluş şekli göz önüne alındığında katılanın sanık ile barışmak istememesine rağmen sanığın katılanı öldürmesini gerektirecek aralarında önceye dayanan bir husumetin bulunmadığı, sanığın katılana ilk ateş etme sırasında birkaç metre mesafede olduğu, bu haliye sanığın katılanın öldürücü bölgelerine ateş etme imkanı varken arkadan sol omuzuna ve koluna ateş ettiği, olayın devamında katılan sırt üstü yerde yatıyorken ayakta katılana 1 metre mesafeden ateş etmeye devam ettiği, normal şartlar altında öldürme kastıyla hareket eden birisinin bu mesafede yerde yatan katılanın öldürücü bölgelerine ateş etmesinin kaçınılmaz olduğu, nitekim sanığın savunmasında yere düştüğünde vücudunun çevresine ateş ettiğini, öldürme kastı olamadığını beyan ettiği, ardından sanığın engel bir hal olmamasına rağmen eylemine devam etmeyip olay yerinden kaçtığı değerlendirildiğinde, sanığın öldürme kastı ile hareket ettiğinin şüpheli kaldığı, kastının yaralamaya yönelik olduğu ve eylemlerinin bir bütün halinde silahla kasten yaralama suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, silahla kasten yaralama suçundan temel cezada asgari hadden uzaklaşılarak üst sınıra yakın bir cezaya hükmedilmesi yerine, suç vasfında yanılgıya düşülerek, yazılı biçimde nitelikli "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan cezalandırılması hukuka aykırı bulunmuştur.

2. a. Mağdur ...'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eyleminin sanık tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfının doğru olarak belirlendiği ve yaptırımın uygulandığı, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirimin mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

b. Sanık hakkında tayin olunan hapis cezasının kazanılmış hak nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 283/1. maddesi uyarınca “2 yıl hapis cezası üzerinden infaz edilmesine” karar verilmesi gerekirken “2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına” karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de; söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

IV. KARAR 1. Sanık hakkında mağdur ...'a yönelik görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286/2-b maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2. Sanık hakkında mağdur ...'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 05.09.2024 tarihli ve 2024/1962 Esas, 2024/2723 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303/1.

maddesi gereği hüküm fıkrasında kazanılmış hakka ilişkin bölümün çıkarılmasına, sonuç cezanın belirlendiği bölümden sonra gelmek üzere, “5271 sayılı Kanun'un 283/1. maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanık hakkında sonuç cezanın 2 yıl hapis cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

3. Sanık hakkında katılan ...'ye yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden Gerekçe bölümünde yer alan (1) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri suç vasfı yönünden yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 05.09.2024 tarihli ve 2024/1962 Esas, 2024/2723 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ile BOZULMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık ve müdafiinin tahliye taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2025/50, K. 2026/3996, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-ceza-dairesi-2025-50-e-2026-3996-k-997aaf6f8ce2