Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2025/13200 E. 2026/12318 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2025/13200
Karar No
2026/12318
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1325 E., 2023/2777 K. SUÇLAR : Tehdit, hakaret HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında tehdit suçundan mahkumiyet, hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi özetle; sanık hakkındaki hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığı kararının hukuka aykırı olduğuna, tehdit suçundan ise alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini ile katılan lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1.Sanığın yargılamaya konu hakaret eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 125/3-(a), 4. maddeleri uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-(e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun'un 67/2-(a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 26.01.2016 tarihli sanığın savunması olduğu ve inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. B. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre; aynı davada, katılan hakkında kasten yaralama suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olması karşısında, katılan vekili tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından, vekalet ücreti takdir edilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamış ve yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.Sanığın, lehe hükümlerin uygulanmasına yönelik talebinin, 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesindeki hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesini de kapsadığı gözetilerek, bu hususta kanuni dayanakları da gösterilerek olumlu ve olumsuz bir karar verilmemesi, 2. Gerekçede sanığın, katılana yönelik sarf ettiği sözlerin vücut dokunulmazlığına yönelik saldırı tehditi niteliğinde olduğu belirtilmesine karşın, 5237 sayılı Kanun'un 106/1-2. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi ve katılanın soyadının "Solak" olarak yazılması suretiyle hükümde karışıklığa yol açılması, Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümününde açıklanan nedenle, Yerel Mahkeme kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, tebliğname aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2025/13200, K. 2026/12318, T. 30.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2025-13200-e-2026-12318-k-39c7cda29888