Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/7185 E. 2026/8157 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2024/7185
Karar No
2026/8157
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/805 E. 2024/1020 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi; üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, kastının bulunmadığına, şikayetçilerin polis olduğunu bilmediğine, kararın bozulmasına yöneliktir. III. GEREKÇE Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın savunması, katılanlar ve şikayetçi beyanları, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamından,sanığın atılı suçu işlediği anlaşıldığından, sanığın temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Ancak; 1.5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi uyarınca, sanık tarafından denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, duruşma açılıp, sanığın duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına ilişkin meşruhatlı davetiye ile duruşmadan haberdar edilerek savunması alındıktan sonra, hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği; ancak sanığa duruşmaya davet için gönderilen ihtarlı tebligatın, öncelikle 7201 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca beyan edilen son adresine gönderilmesi gerekirken, bu adresten farklı olan MERNİS adresine gönderilmesi nedeniyle usulsüz olması karşısında, usule uygun meşruhatlı davetiye tebliğ olunup savunması alınmadan karar verilmesi, 2.5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinde ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesi gerekmekte olup,hakaret suçunun dernekte işlendiğine yönelik anlatımlar karşısında, aleniyet unsurunun ne şekilde gerçekleştiği tartışılmadan, yetersiz gerekçe ile 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı görülmüştür. 3.Hakaret suçunun kamu görevlisine karşı görevinden dolayı ve kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenmesi karşısında, TCK'nın 61. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken, aynı Kanun'un 125/3-a ve c maddesindeki iki nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5271 sayılı Kanun'un 307. maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca ... 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/7185, K. 2026/8157, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2024-7185-e-2026-8157-k-820177ff5d2b