Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/1026 E. 2026/2355 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1026
Karar No
2026/2355
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1386 E., 2024/754 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 13. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/4 E., 2022/170 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asıl dava davalıları ... ve ... vekili, asıl ve birleşen davada dahili davalılardan ..., ..., ..., ... ile asıl davada davalı ..., davalı ..., davalı ..., davalı ... vekilleri; asıl davada davalı ... Ve ... Mirasçıları; dahili davalı ..., dahili davalı ..., dahili davalı ..., dahili davalı ..., dahili davalı ..., dahili davalı ... vekilleri, tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili asıl davada; müvekkillerinin 21 74... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve 8 daireden oluşan binada malik olduklarını, dava konusu taşınmaza komşu buluan 21 74... parselde bulunan ve 1999 depreminde ağır hasar gören binanın 21.02.2007 tarihinde yıkılması sebebi ile müvekkillerinin taşınmazlarının zarar gördüğünü, binalarının tehlike arz ettiği gerekçesi ile boşaltıldığını ve mühürlendiğini, meyadana gelen olaylarda maliki oldukları taşınmaz ile ilgili denetim görev ve sorumluluğunu yerine getirmeyen davalıların kusurlu olduklarını belirterek, müvekkillerinin uğradığı zararın şimdilik 600.000,00 TL'lik kısmının yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiş; yargılama sırasında talebini 599.495,68 TL olarak belirlemiştir. 2. Davacılar vekili birleşen davada; 21 74... parsel nolu taşınmazın 21.02.2007 tarihinde kendiliğinden çökmesi sonucunda bitişik parselde bulunan müvekkillerine ait 17 parsel sayılı taşınmazdaki binanın ağır hasar görmüş ve kullanılamaz hale gelmiş olduğunu, maliki oldukları taşınmazları hakkında yıkım kararı verildiğini, çöken binanın tapuda kayıtlı maliklerinin bina sahibinin sorumluluğu gereği sorumlu olduklarını belirterek, şimdilik 60.000,00 TL tazminatın davalılardan tahsilini istemiştir. II. CEVAP Davalılardan ... ve ... vekili; müvekkillerinin 1988 yılında davaya konu taşınmazı aldıklarını, kusurlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalılara ait binada eksik ve yetersiz malzeme kullanması sebebiyle yıkım meydana geldiği, bu yıkımın etkisiyle davacılara ait binada vurmaya bağlı hasar oluştuğu, bu hasarın oluşmasında davacılara ait binadaki ruhsata aykırı iki kat yapının, malzeme özellikleri ve korozyonun %20 artırıcı etkisi olduğu, davacıların bu arttırıcı etki düşülerek hesaplanan zarar ile kira kaybı ve yapının yıkım bedelini davalılardan istemekte haklı oldukları gerekçesiyle; asıl davada 497.918,78 TL'nin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalılardan tapudaki hisseleri oranında ve davalı mütahhit ... mirasçılarından tamamından sorumlu olarak tahsiline; birleşen davada asıl davada belirlenen miktarın 60.000,00 TL'Lik kısmı için asıl dosya ve diğer ödemelerle ilgili tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalılardan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı ... vekili, davalılar ... ve ... vekili, asıl ve birleşen davada davalı ...'ın bir kısım mirasçılarından dava dahili davalı ..., dahili davalı ... , dahili davalı ..., dahili davalı ... ile asıl davada davalı ..., davalı ..., davalı ..., davalı ... vekili, asıl davada davalı ... ve ... Mirasçıları; dahili davalı ..., dahili davalı ..., dahili davalı ..., dahili davalı ..., dahili davalı ..., dahili davalı ... vekilleri istinaf isteminde bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.06.2015 tarihli kararında, çöken bina için 16.05.1986 tarihinde müteahhit olan davalıların murisi ... ile teknik uygulama sorumlusu olan yine dosya davalısı iken tefrikle ayrılan ... adına yapı ruhsat izni verildiği ve 1987 yılından itibaren oturulmaya başlanıldığı, söz konusu binanın 2. derece deprem bölgesine göre projelendirildiği ve yapıldığı tarihte yürürlükte olan 1975 tarihli Deprem Yönetmeliği kapsamı içinde yapıldığı, projede dükkan olarak belirlenen bölümde fırın yapıldığı, herhangi bir ısı yalıtım sistemi yapılmaksızın 1989 yılından 1999 yılına kadar binanın bodrum ve zemin katının ekmek fırını olarak işletildiği, 17 Ağustos 1999 depreminden sonra 21.08.1999 tarihinde Belediye tarafından yapılan tespitlerde hasarlı görülerek mühürlendiği ve tahliye edildiği, ancak bir ay sonra dava dışı Bayındırlık ve İskan İl Müdürlüğünce hasarsız binalar arasında gösterilmesi üzerine tekrar oturulmaya başlanıldığı, dava dışı Belediyece binanın güçlendirilmesi, aksi takdirde oturmalarının riskli olacağının bina sakinlerine bildirildiği, 1999 depreminden sonra maliklerin dava dışı Belediyenin uyarı yazısına rağmen anılan binada oturmaya devam ettikleri ve ayrıca kat maliklerince teras kata 20 cm kalınlığında beton döküldüğü, kömürlük ve çatı yapıldığı, böylece hasarlı binaya yeni bir yük yükledikleri ve binanın 21.02.2007 tarihinde çöktüğü, çökme sonucu 3 kişinin öldüğü ve 21 kişinin yaralandığı, 21.02.2007 tarihinde binanın çökmesi olayında, binanın yapım aşamasında teknik uygulama sorumlusuna yükletilecek kusurlar açısından illiyet bağının 17 Ağustos 1999 depremi ile kesildiği, teknik uygulama sorumlusun beraatine, müteahhit olan davalıların murisi ... yönünden ise 22.02.2013 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından TCK 64/1 maddesi uyarınca ölüm nedeniyle düşürülmesine karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, ceza dosyasında davalılar taraf olmamakla birlikte tespit edilen hususlar nedeniyle ceza dosyası kararının bu dosya için güçlü delil niteliğinde olduğu, alınan bilirkişi kurulu raporu ile davacılara ait binanın 1. kat kolonlarına yanal darbe etkisi ile vurmasaydı dava konusu zararın oluşmayacağının tespit edildiği, bilirkişi tarafından davacıların binasındaki eksikliklerin müterafik kusur oluşturduğunun belirlenmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle, bir kısım davalılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde asıl dava davalıları ... ve ... vekilleri, asıl ve birleşen davada davalı ...'ın bir kısım mirasçılarından dava dahili davalı ..., dahili davalı ... , dahili davalı ..., dahili davalı ... ile asıl davada davalı ..., davalı ..., davalı ..., davalı ... vekilleri; asıl davada davalı ... ve ... Mirasçıları; dahili davalı ..., dahili davalı ..., dahili davalı ..., dahili davalı ..., dahili davalı ..., dahili davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Asıl dava davalıları ... ve ... vekili; davaya konu davacılara ait bina için alınan inşaat izninin 700 m² olduğunu, davacı tarafından 518.12 m² ruhsatsız kaçak alan olarak ilave edildiğini, alınan raporların çelişkili olduğunu, müvekkillerinin de maliki olduğu binanın 1999 depremi sonrasında, yetkili kamu kurumlarının yapmış olduğu hasarsızlık, yıkılmasını gerektirir bir durumun bulunmadığına dair tespitlerin mevcut olduğunu, davacının binasının mevcut deprem yönetmeliği koşullarını sağlamadığını, ruhsatsız olarak yapılan 3. ve 4. normal katlar için statik hesap ve projeler yapılmadığını, diğer katların beton kalitesinin yetersiz olduğunu ve taşıyıcı sistemde kullanılan çelik donatıların korozyondan dolayı dayanımlarını kaybettiğini, binanın mevcut hali ile kullanılması can ve mal güvenliği için ve çevre için tehlike arzettiğinden yıkıldığını, müvekkillerinin de maliki olduğu binanın vurması neticesinde 1. kat kolonlarının bazı bölümlerinin taşıyıcı özelliğini yitirmesinin davacıların binasının yıkılmasının sebeplerinden sadece biri olduğunu, davacı tarafından tüm bu teknik olumsuzlukların yanı sıra kaçak olarak inşa edilen ve yıkım kararı bulunan 3. ve 4. katların bedelinin müvekkillerine yükletilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, zarardan sadece idarenin sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2.Birleşen davada davalı ...'ın bir kısım mirasçılarından dahili davalılar ..., ..., ... ve ... ile asıl davada davalılar ..., ..., ..., ... vekili; müvekkillerinin kendilerine ait olan binanın yıkılmasında kusurları olmadığını, binanın yıkılmasında davacıların, dava dışı ... Belediyesi, dava dışı ... Bakanlığı ve müteahhit müteveffa ...'ın ağır kusuru olduğunu, üçüncü kişinin ağır kusurunun illiyet bağını keseceğini, dolayısıyla müvekkillerinin kusuru olmadığını, dosyada alınan bilirkişi raporları arasında çelişki giderilmeden karar verildiğini, istinaf yoluna müvekkilleri ..., ..., ..., ... ve birleşen dosya davalısı ... mirasçıları olan ..., ..., ..., ... için başvuru yapılmışsa da, İstinaf Mahkemesi kararında sadece ... için alınması gereken 40.986,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 11.271,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 29.715,00 TL'nin bu davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına şeklinde karar vermesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 3. Asıl davada davalılar ... ve ... mirasçıları; dahili davalı ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili; Mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, tarafına yapılan tebligatlarda vekil sıfatının yer almadığını, reddedilen miktar için müvekkilleri lehine vekalet ücretine hükmedilmediği, müvekkillerinin murisi ...'a kusur izafe edilemeyeceğini, davacıların zararlarının karşılanıp karşılanmadığı araştırılmaksızın tahsilde tekerrür oluşturacak mahiyette hüküm kurulduğunu, istinaf incelemesinin duruşmalı yapılması talep edilmesine rağmen bu konuda olumlu olumsuz değerlendirme yapılmadan karar verildiğini, çöken binada müvekkilllerin murisine ait bir bağımsız bölümün mevcut olduğunu, hisse oranında sorumluluk esasının işletilmediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, bina malikinin sorumluluğundan doğan tazminat istemine ilişkindir. 1. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle davalılara ait çöken binanın davacılara ait binanın 1. kat kolonlarına yanal darbe etkisi ile vurması dava konusu zararın meydana geldiğinin tespit edilmiş olmasına, hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun, ayrıntılı, açıklayıcı, denetimine uygun olduğunun anlaşılmasına göre; asıl dava davalıları ... ve ... vekilinin tüm, asıl davada davalı ... ve ... Mirasçıları; dahili davalı ..., dahili davalı ..., dahili davalı ..., dahili davalı ..., dahili davalı ..., dahili davalı ... vekilinin ve asıl-birleşen davada davalı ...'ın bir kısım mirasçılarından dava dahili davalı ..., dahili davalı ... , dahili davalı ..., dahili davalı ... ile asıl davada davalı ..., davalı ..., davalı ..., davalı ... vekilinin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2. Birleşen davada davalı ...'ın bir kısım mirasçılarından dahili davalılar ..., ..., ... ve ... ile asıl davada davalılar ..., ..., ..., ... vekilinin karar ve ilam harcına yönelik temyiz itirazı yönünden yapılan incelemede 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 326. maddesi uyarınca yargılama harçları ve giderleri, kural olarak davada haksız çıkan, diğer bir değişle aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir. Davada haksız çıkan tarafa yükletilecek olan yargılama harç ve giderleri hem davayı kazanan tarafın daha önce peşin olarak ödediği, karar ve ilam harcı ve devlet hazinesi tarafından peşin olarak ödenen giderler gibi devlete ödenmesi gereken harçlar ve giderlerdir. Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hüküm altına alınan karar ve ilam harcının hesaplanan oranlarda temyiz eden davalılardan yalnızca davalı ...'dan tahsiline hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (Tarife) 13/1 maddesinde; bu tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücretinin, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7/2, 10/3, 12/1, 16/2 madde hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği, ikinci fıkrasında; ancak hükmedilen ücretin kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır. İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olduğu gözetilerek, asıl davada davalı ... ve ... mirasçıları; dahili davalı ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın kendisini vekil ile temsil ettirdiği gözetilmeksizin lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru olmayıp bozmayı gerektirir. 4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde; "Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tabi olacağı", (1) sayılı Tarifenin "III karar ve ilam" harcı başlıklı (1/a) madddesinde konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68.31 oranında nisbi harç alınacağı, (1/e) maddesinde de; yukarıdaki nispetlerin Bölge Adliye Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Danıştay ve Yargıtay'ın tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları içinde aynen uygulanacağı, 492 sayılı Harçlar Kanuna bağlı (1) sayılı tarifenin (III) kısmının ikinci bendinin (a) fıkrası uyarınca davanın reddi halinde maktu harç alınacağı, hüküm altına alınmıştır. Somut uyuşmazlıkta; İlk Derece Mahkemesince, asıl dava yönünden 497.918,78 TL üzerinden kabul kararı verilmekle 34.012,83 TL harçtan peşin alınan 8.100,00 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 25.912,83 TL'nin asıl dava davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken, bu yön göz ardı edilerek hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmakla bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi ve İlk Derece Mahkemesi kararlarının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Asıl dava davalıları ... ve ... vekilinin tüm, asıl davada davalı ... ve ... Mirasçıları; dahili davalı ..., dahili davalı ..., dahili davalı ..., dahili davalı ..., dahili davalı ..., dahili davalı ... vekilinin ve asıl-birleşen davada davalı ...'ın bir kısım mirasçılarından dava dahili davalı ..., dahili davalı ... , dahili davalı ..., dahili davalı ... ile asıl davada davalı ..., davalı ..., davalı ..., davalı ... vekilinin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Birleşen davada davalı ...'ın bir kısım mirasçılarından dahili davalılar ..., ..., ... ve ... ile asıl davada davalılar ..., ..., ..., ... vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararının karar ve ilam harcına yönelik temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının ikinci bendinde yer alan "Davalı ...'dan alınması gereken 40.986,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 11.271,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 29.715,00 TL'nin bu davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, " cümlesinin çıkartılmasına, yerine "Davalılar ..., ..., ..., ... ve birleşen dosya davalısı ... mirasçıları olan ..., ..., ..., ...'dan alınması gereken 40.986,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 11.271,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 29.715,00 TL'nin bu davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,", cümlesinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Asıl davada davalılar ... ve ... mirasçıları; dahili davalı ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (9) numaralı bendinden sonra gelmek üzere ''Asıl dosya reddedilen miktar yönünden davalı ... ve ... mirasçıları; dahili davalı ..., dahili davalı ..., dahili davalı ..., dahili davalı ..., dahili davalı ..., dahili davalı ... kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 13.647,72-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalı davalı ... ve ... mirasçıları; dahili davalı ..., dahili davalı ..., dahili davalı ..., dahili davalı ..., dahili davalı ..., dahili davalı ...'e ödenmesine,'' bendinin yazılması, Ayrıca İlk Derece Mahkemesi Kararının hüküm fıkrasının ikinci bendinde yer alan''2-Asıl dosya yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 40.986,00 TL harçtan peşin alınan 8.100,00 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 32.886,00 TL harcın asıl dosya davalılarından tahsili ile hazineye irat kaydına,'' cümlesinin çıkartılmasına, yerine '' 2-Asıl dosya yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 34.012,83 TL harçtan peşin alınan 8.100,00 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 25.912,83 TL harcın asıl dosya davalılarından tahsili ile hazineye irat kaydına,'' cümlesinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden asıl davada davalılar ... ve ...'ye yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harçlarının temyiz eden asıl davada ... mirasçıları; ... vd. ile asıl ve birleşen davada ... mirasçıları; ... vd. istek halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/1026, K. 2026/2355, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2026-1026-e-2026-2355-k-dbe5d2fbd870