Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/5658 E. 2026/5021 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/5658
- Karar No
- 2026/5021
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1036 E. 2021/2128 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî düzeltilerek onama
Sanık hakkında verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.Katılan Vekilinin Sanık ... Hakkında Verilen Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz Talebinin İncelemesinde ; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) "Sanığın veya hükümlünün ölümü" kenar başlıklı 64/1. maddesi; "Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir." şeklinde düzenlenmiştir. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden (UYAP) temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre sanık ...'ın hüküm tarihinden sonra 31.07.2022 tarihinde vefat ettiğinin ... Hastanesi tarafından tespit ve ... Sağlık Müdürlüğü tarafından tescil edildiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddesi gereği vefat nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
II.Sanık ...'ın Temyiz Talebinin İncelenmesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak; Sanığın cezasında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/23. maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim uygulanırken adli para cezasının "3" gün yerine "4" gün olarak hesaplanması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir. Açıklanan nedenle sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, sanığın cezasında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/23. maddesi uyarınca indirim yapılmasına ilişkin bentte yer alan "4 gün" ibaresinin çıkarılarak yerine "3 gün" ibaresinin 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranda indirim yapılması neticesinde "2 gün adlî para cezasına", aynı Kanun'un 52/2. maddesi gereğince sonuç cezanın "40.00 TL adlî para cezasına" ibaresinin eklenmesine, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.04.2026 tarihinde karar verildi.