Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/4061 E. 2026/6245 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2025/4061
Karar No
2026/6245
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/101 E., 2021/576 K. HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ödemiş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün istinaf edilmeksizin 19.07.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 23.05.2025 tarihli ve 2024/10218 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2025 tarihli ve KYB-2025/66607 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2025 tarihli ve KYB-2025/66607 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “ Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13/09/2021 tarihli ve 2019/8201 esas ve 2021/8593 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilen kişilere bu karara karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin bildirimi içermeyen tebliğin geçersiz olduğu, bu karara karşı başvurulacak kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği, somut olayda şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraza ilişkin kanun yolu, mercii ve süresinin gösterilmediği anlaşılmakla; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesi uyarınca "kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde sulh ceza hâkimliğine itiraz hakkı bulunduğunun" gösterilmemesi suretiyle sanığın yanıltıldığı, böylece erteleme kararı kesinleşmediğinden usulüne uygun yapılmış tedavi ve denetim faaliyetinden söz edilemeyeceği gibi ihlâl oluşturan eylemden de bahsedilemeyeceği, bu nedenle kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, mahkemesince durma kararı verilip, geçerli tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi, denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılmaması veya aynı nevi suçu işlemesi hâlinde yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesinde, Kabule göre de, her ne kadar sanığın erteleme süresi içerisinde 08/12/2018 tarihinde aynı nevi suçu işlediğinden bahisle 02/07/2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak hakkında kamu davası açılmış ise de, 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde yer alan"(4) Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır. (5) Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklinde yer alan düzenleme dikkate alındığında, Dosya kapsamında, sanığın incelemeye konu 28/10/20 17... /12/2018 tarihli uyuşturucu kullanma eylemleri üzerine, Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığınca 06/09/2019 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştirilen 02/07/2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın verildiği, dolayısıyla erteleme süresi içerisinde işlenen aynı nevi suç bulunmadığından ihlalin gerçekleşmediği gibi kamu davası açma koşulu da oluşmadan sanık hakkında anılan düzenlemeye aykırı olarak kamu davası açıldığı, yargılama yapılıp sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakla, bu eylemler yönünden kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere "durma" kararı verilerek dosyanın gereği için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 28.10.2017 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığının 11.12.2017 tarihli ve 2017/6277 Soruşturma, 2017/147 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süresi ve bu sürenin başlangıcı ile merciinin usûlüne uygun şekilde gösterildiği, ancak kararın şüpheliye tebliğ edildiğine dair tebliğ mazbatasının dosya kapsamında ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) kayıtlarında bulunmadığı, B. Şüpheli hakkında, 08.12.2018 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11.12.2017 tarihli erteleme kararınn tebliğ edilmediğinden bahisle 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bir kez verilebileceği gözetilmeksizin 11.12.2017 tarihli erteleme kararı kaldırılarak bu kez Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığının 02.07.2019 tarihli ve 2017/6277 Soruşturma, 2019/76 Karar sayılı kararı ile, 11.12.20 17... .12.2018 tarihli her iki eylem nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süresinin gösterilmediği tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, C. Ancak, 08.12.2018 tarihli eylem ihlâl kabul edilerek, Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığının 04.01.2021 tarihli ve 2017/6277 Soruşturma, 2021/7 Esas, 2021/2 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, D. Ödemiş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 08.07.2021 tarihli ve 2021/101 Esas, 2021/576 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye ve varsa müdafiine tebliğ edilmesi gerektiği, karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve erteleme kararı şüpheliye ve varsa müdafiine usûlüne uygun tebliğ edilmeden tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanık hakkında Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11.12.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğ edilmediği, yine sanık hakkında ikinci kez Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 02.07.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar içeriğinde de, karara karşı itiraz kanun yolu süresinin gösterilmediği, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. ve 5271 sayılı CMK'nın 171., 172. ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının usûlüne uygun gösterilmemesi nedeniyle, erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlüne uygun kesinleşmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı nedeniyle de denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, kararın kesinleşmemesi nedeniyle beş yıllık erteleme süresi işlemeye başlamadığından yükümlülük ihlâlinden söz edilemeyeceği gibi 08.12.2018 tarihli eylemin 02.07.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına esas alındığı gözetilmeksizin aynı eylem ihlal kabul edilerek kamu davası açılmış olduğu anlaşıldığından; Mahkemesince; açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Ödemiş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.07.2021 tarihli ve 2021/101 Esas, 2021/576 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2025/4061, K. 2026/6245, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2025-4061-e-2026-6245-k-3b9fdb11fef7