Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/811 E. 2026/6811 K. – Güveni Kötüye

Konu: Güveni Kötüye Kullanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2026/811
Karar No
2026/6811
Karar Tarihi
Konu
Güveni Kötüye Kullanma

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2025/553 Değişik iş ŞİKÂYETÇİLER : ......... ŞÜPHELİ : ... SUÇ : Güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Cizre Cumhuriyet Başsavcılığının 19.12.2024 tarihli ve 2024/5433 Soruşturma, 2024/3011 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Cizre Sulh Ceza Hakimliğinin 28.05.2025 tarihli ve 2025/553 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 28.05.2025’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 31.12.2025 tarihli ve 2025/28333 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.01.2026 tarihli ve KYB-2026/4016 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.01.2026 tarihli ve KYB-2026/4016 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre; müştekiler vekilinin 28.08.2024 tarihli şikayet dilekçesinde özetle, İzmir 30. Noterliğinin 24.09.2020 tarihli ve ... yevmiye sayılı vekaletname ile müştekilerin murisleri ... ... vefatı nedeniyle intikal edecek taşınmazlardaki hak ve hisselerin alımı, satımı ve satış bedelini alması için şüphelinin vekil olarak tayin edildiği, 27 adet taşınmazın şüpheli tarafından habersizce kardeşlerine satıldığı, ancak taşınmazların satışı hakkında müştekilerin bilgilendirilmediği ve bu satışlardan elde edilen miktar ve bedellerin müştekiye gönderilmediği iddiasıyla şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma sonunda, olayın hukuki ihtilaf boyutunda olduğu ve suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmış ise de, Müştekilerin ifadelerinin alınması, söz konusu taşınmazlara ilişkin bedel araştırması yapılması ve taşınmazın devredildiği kişilerin bilgi sahibi sıfatıyla beyanın alınması, şüphelinin ifadesinde taşınmazları kardeşi ... ... sattığını belirtmesi karşısında, ... ... tanık sıfatıyla çağrılarak ifadesinin alınması, şüphelinin söz konusu taşınmazı sattıktan sonra bedelini müştekilere teslim edip etmediği tespit edilerek ve Cizre 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/395 esas sayılı tapu iptali ve alacak davasına ilişkin dosya örneğinin getirtilerek incelenmesi ve sonucuna göre, şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturma sonucu kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi yerine yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçilere miras yolu ile intikal eden taşınmazların satışı için şüpheliye vekaletname verildiğinin, şüphelinin bahse konu taşınmazları satmasına rağmen, satış bedelini şikayetçilere vermediğinin iddia olunması karşısında; şikayetçilerin beyanlarına başvurulması, tapu kayıtları ile vekaletnamenin ilgili kurumlardan getirtilerek incelenmesi, taşınmazların devredildiği belirtilen ... ... beyanının alınması, satış karşılığı yapılan bir ödeme bulunup bulunmadığının, varsa ödemenin nasıl ve ne şekilde gerçekleştiğinin ortaya konulması, temini halinde banka kayıtların getirtilmesi, taraflar arasında görülen hukuk dosyasının celb edilerek bu dosyası ilgilendiren delillerin onaylı bir suretinin dosya arasına alınması, kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi, sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken; "... şüphelinin üzerine atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı, müştekilerin vekalet ilişkisinden kaynaklanan zararlarını hukuk mahkemeleri nezdinde talep edebilecekleri..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Cizre Sulh Ceza Hakimliğinin 28.05.2025 tarihli ve 2025/553 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2026/811, K. 2026/6811, T. 22.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2026-811-e-2026-6811-k-1c76a0575ab6