Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/1381 E. 2026/6798 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1381
- Karar No
- 2026/6798
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2020/4792 Değişik İş ŞİKÂYETÇİ :....... ŞÜPHELİ : ... SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.10.2020 tarihli ve 2020/28871 Soruşturma, 2020/15572 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii ... 3. Sulh Ceza Hakimliğinin, 02.12.2020 tarihli ve 2020/4792 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 02.12.2020'de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2021/22004 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.02.2026 tarihli ve KYB-2026/26553 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.02.2026 tarihli ve KYB-2026/26553 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin, müşteki ... ile şüpheli ... arasında noterde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi düzenlendiği, bu sözleşme uyarınca müştekinin şüpheliye ödeme yaptığı, ancak şüphelinin sözleşmede üstlendiği iki taşınmazı da başkalarına satıp tapuda devrettiği, taşınmazları müştekiye teslim etmeyerek müvekkilini dolandırdığı, aldığı parayı da oyalamak sureti ile iade etmediği iddialarını içeren dilekçe ile şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma sonunda, taraflar arasındaki ilişkinin çözümünün hukuk mahkemelerinin görevine giren hukuki bir ihtilaftan ibaret olduğu ve ortada kovuşturulması gereken dolandırıcılık ya da başka bir suçun bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Somut olayda, şüpheli ... tarafından ... 7. Noterliğinin 24/07/2019 tarihli ve 0 ... yevmiye sayılı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine konu ... İli, ... İlçesi, 1874 ada, 6 parselde bulunan taşınmaz üzerinde inşa edilmekte olan binanın 6. katında bulunan 13... numaralı bağımsız bölümün, toplam 300.000,00 Türk lirası bedelle inşaat sonrasında müştekilere satılacağının vaat edilmesine rağmen, sözleşmede belirlenenden fazla tutarlı ve erken olarak müşteki tarafından şüpheliye ödeme de yapmasına rağmen sözleşmeye konu 13... nolu bağımsız bölümleri, müşteki ... dışında kişilere satılıp müştekiye teslim edilmediği olayda, soruşturmanın seyri açısından şikâyet dilekçesinde adı geçen şüphelinin savunması ve tanıklar ile arsa sahibinin ifadelerinin alınması, şüpheli hakkında benzer soruşturma veya kovuşturma ile icra ve hukuk dosyalarının araştırılarak incelenmek üzere celp edilmesini, söz konusu taşınmazlara ilişkin tapu ve takyidat kayıtlarının getirtilmesini takiben toplanacak deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; ... Yapı İnşaat Emlak Kuyumculuk Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nin yetkilisi olan şüpheli ile şikâyetçi arasında ... 7. Noterliğinin 24.07.2019 tarihli ve 0 ... yevmiye sayılı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi uyarınca ... İli, ... İlçesi, 1874 Ada, 6 Parselde bulunan taşınmaz üzerinde inşa edilmekte olan binanın 6. katındaki 13... numaralı bağımsız bölümlerin toplam 300.000,00 TL bedelle şikâyetçiye satışı hususunda anlaştıklarının, paranın büyük bölümü şüpheliye ödendiği ve inşaat tamamlandığı halde dairelerin şikâyetçiye devredilmediğinin ve yapılan araştırmada sözleşme konusu dairelerin tapu kayıtlarına göre üçüncü kişilere ait olarak göründüğünün, şüphelinin bu suretle şikâyetçiyi dolandırdığının iddia olunması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında; bahse konu şirketin yetkilisinin ve ortaklarının kim/kimler olduğunun tespit edilmesi, şüpheli ... ve varsa diğer şirket yetkililerinin/ortaklarının şüpheli sıfatıyla ifadelerinin alınması, şikâyetçi ... ile eşi ........... şikâyet ve delillerinin tespit edilmesi, taşınmaza ait tapu kayıtları, dayanak belgeler, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi, ödeme belgeleri..vs evrakın dosyaya getirtilmesi, arsanın sözleşme tarihindeki maliki/malikleri belirlenerek tanık olarak bilgilerine başvurulması, şüpheli ile aralarında sözleşme tarihi itibarıyla herhangi bir kat karşılığı inşaat sözleşmesi olup olmadığının belirlenmesi, şüpheli hakkında benzer eylemleri nedeniyle başka soruşturma dosyaları olup olmadığının ve soruşturmaya konu olayla ilgili herhangi bir hukuk davası açılıp açılmadığının araştırılması, tespiti halinde bu dosyalar celp edilerek iş bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesinden sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, "..müracaatta bulunan şikayetçi vekilinin sunduğu deliller ile anlatımından, taraflar arasındaki uyuşmazlığın taşınmaz satış vaadi sözleşmesi/taşınmaz alım satımı kapsamında, karşı tarafın yükümlü olduğu edimin yerine getirilmemesine ilişkin olduğu, bu kapsamda şikayete konu olay ve fiillerin hukuki mahiyette ihtilaf niteliği taşıdığı ve hukuk mahkemelerinde görülecek dava ile çözümlenebileceği ortada soruşturmayı devamı gerektirir bir suç ve suç unsuru bulunmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. ... 3. Sulh Ceza Hakimliğinin, 02.12.2020 tarihli ve 2020/4792 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.06.2026 tarihinde karar verildi.