Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/796 E. 2026/6793 K. – Güveni Kötüye
Konu: Güveni Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/796
- Karar No
- 2026/6793
- Karar Tarihi
- Konu
- Güveni Kötüye Kullanma
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2025/4981 Değişik İş ŞİKÂYETÇİ ............ ŞÜPHELİ : ... SUÇ : Güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.03.2025 tarihli ve 2025/8561 Soruşturma, 2025/5180 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın kabulüne ilişkin mercii Sakarya 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 09.07.2025 tarihli ve 2025/4981 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 09.07.2025'te kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 29.12.2025 tarihli ve 2025/38245 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.01.2026 tarihli ve KYB-2026/2460 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.01.2026 tarihli ve KYB-2026/2460 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 171/1. maddesinde yer alan “Cezayı kaldıran şahsî sebep olarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektiren koşulların ya da şahsî cezasızlık sebebinin varlığı halinde, Cumhuriyet savcısı kovuşturmaya yer olmadığı kararı verebilir.” şeklindeki hüküm ile Cumhuriyet savcısının kararına itirazı düzenleyen aynı Kanun'un 173/5. maddesindeki ''Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz.'' şeklindeki düzenlemeler birlikte nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 19.03.2025 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın, şüphelinin, müştekinin eşi olmasından dolayı güveni kötüye kullanma olayında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 167/1-b maddesi uyarınca şahsi cezasızlık sebebi bulunmasına istinaden 5271 sayılı Kanun’un 171/1. maddesi uyarınca Cumhuriyet savcısınca takdir hakkı kullanılarak verildiği, bahse konu kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda kararın itiraza tabi olduğu belirtilmiş ise de, anılan kararın 5271 sayılı Kanun'un 173/5. maddesi uyarınca kesin mahiyette olduğu ve itirazı kabil kararlardan olmadığı gözetilmeden, bu karara yönelik itirazın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde itirazın kabulüne karar verilmesinde, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kamu davasını açmada takdir yetkisi” başlıklı 171. maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cezayı kaldıran şahsî sebep olarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektiren koşulların ya da şahsî cezasızlık sebebinin varlığı halinde, Cumhuriyet savcısı kovuşturmaya yer olmadığı kararı verebilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun'un “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan beşinci fıkrasında; “... (5) Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz. ...“ Hükmü yer almaktadır. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi tarafından, eşi olan şüphelinin evden ayrılırken kendisine ve çocuklarına ait olan eşyayı almasına izin vermediğine yönelik iddiası üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, "...müştekinin şüpheliye yönelik iddiasının güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin olduğu, bu suçun hakkında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden biri tarafından diğerinin zararına işlenmesi halinde ilgili hakkında cezaya hükmolunmayacağına dair TCK'nın 167/1 maddesinde şahsi cezasızlık sebebinin ön görüldüğü, bu sebeple şüpheli hakkında atılı suçtan kamu davası açılamayacağı..." şeklindeki gerekçeyle 19.03.2025 tarihli ve 2025/8561 Soruşturma, 2025/5180 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ve kararın itiraza tabi olduğu belirtilmiş ise de; anılan kararın, 5271 sayılı Kanun'un 173/5. maddesi uyarınca kesin mahiyette olduğu ve itirazı kabil kararlardan olmadığı gözetilmeden, bu karara yönelik itirazın usûlden reddi yerine, Sakarya 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 09.07.2025 tarihli ve 2025/4981 Değişik İş sayılı kararıyla itirazın kabulüne karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Sakarya 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 09.07.2025 tarihli ve 2025/4981 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.06.2026 tarihinde karar verildi.