Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/808 E. 2026/6791 K. – Güveni Kötüye
Konu: Güveni Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/808
- Karar No
- 2026/6791
- Karar Tarihi
- Konu
- Güveni Kötüye Kullanma
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/14626 Değişik İş ŞİKÂYETÇİ :....... ŞÜPHELİ : ... SUÇ : Güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.10.2023 tarihli ve 2023/146774 Soruşturma, 2023/126180 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliğinin, 19.11.2024 tarihli ve 2024/14626 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 19.11.2024'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 29.12.2025 tarihli ve 2025/12280 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.01.2026 tarihli ve KYB-2026/2042 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.01.2026 tarihli ve KYB-2026/2042 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, müştekinin 22.06.2023 tarihli şikayet dilekçesinde özetle, .......58/60 ... ... adresinde bulunan ve ortağı olduğu... Metal isimli iş yerinin kilitli kasası içerisinde şahsına ait ruhsatlı ...... seri nolu ........marka siyah renkli tabanca ve bu tabancaya ait bir adet şarjör ve toplamda 1012 adet dolu fişeği bulunduğunu, ancak diğer şirket ortağı olan ...'nun yaşanan husumetten dolayı kendisini iş yerine almadığını ve tabanca ve mermileri teslim etmediğini ifade ederek şüpheliden şikayetçi olması üzerine yürütülen soruşturma sonunda, şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğine dair soyut iddiadan başkaca delil elde edilemediği gerekçesiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; müştekinin şikayet dilekçesi ekinde sunmuş olduğu tanık ... ... ile aralarında geçen whatsap mesajlarında, tanık ...'nin ifadesinin aksine silahın şüphelide olduğunu zımnen kabul ettiğinin anlaşılması karşısında, şüpheli hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphenin olduğu cihetle, dosyanın uzlaştırma işlemleri yapılmak üzere Uzlaştırma Bürosuna gönderilerek, sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi ile şüphelinin... Metal A.Ş.'nin ortakları olduklarının, aralarındaki uyuşmazlık nedeniyle şüphelinin şikâyetçinin iş yerine girişine izin vermediğinin ve kasada bulunan kendisine ait ruhsatlı silahla mermileri almasına engel olduğunun iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; her ne kadar Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, "...olay ile ilgili şüpheli tespit edilen savunmasında suçlamaları kabul etmediği, ayrıca olay ile ilgili kollukça 25/08/2023 tarihinde beyanı tespit edilen tanık ... ...'nun beyanı da dikkate alınarak şüpheli hakkında kamu davası açılabilmesi için tüm dosya kapsamı itibariyle soyut iddialar dışında yeterli, inandırıcı ve kesin delil elde edilemediği..." şeklindeki gerekçeyle 18.10.2023 tarihli ve 2023/146774 Soruşturma, 2023/126180 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; şikâyetçinin iddiaları ile bu iddiaları destekleyen Whatsapp yazışmalarına ilişkin ekran görüntüleri, şüphelinin savunması ve tanık ... ...'nun beyanı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, şüpheli hakkında güveni kötüye kullanma suçundan kamu davası açılmasına yeterli şüphe oluşturacak delil elde edildiğinden bahisle dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesinden sonra, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliğinin, 19.11.2024 tarihli ve 2024/14626 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.06.2026 tarihinde karar verildi.