Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/6095 E. 2026/3835 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6095
- Karar No
- 2026/3835
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/458 E., 2025/1367 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Araklı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/260 E., 2024/373 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilleri ... ile babası ...'nin plastik atık toplama-işleme işçisi olduklarını, ..... İlçesi .... Köprüsü yakınlarında bulunan davalı Belediyeye ait etrafı çevrilmemiş moloz döküm yerinde atık toplarlarken ...'ın davalı şirkete ait yüksek gerilim taşıyan ve yasal olarak gerekli yükseklikte bulunmayan başı boş bırakılmış elektrik akımına kapılarak yaralandığını, söz konusu elektrik hattının mesafesi itibariyle Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğine (Yönetmelik) uygun olmadığını, davalı şirketin tehlikeli işletme işletenin sorumluluğu kapsamında müvekkillerinin uğradığı zarardan kusursuz sorumlu olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkillerinden ...'ın geçici ve sürekli işgöremezliği nedeniyle 3.000,00 TL maddi tazminat ile 150.000,00 TL manevi, anne ... için 40.000,00 TL manevi, baba ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 17.04.2024 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat talebini geçici işgöremezliğe ilişkin 10.912,32 TL'ye, sürekli işgörmezliğe ilişkin 253.679,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili; dava konusu yerin müvekkiline ait bir moloz döküm sahası olmadığı gibi buna ilişkin herhangi bir tahsis belgesininde bulunmadığını, olayda müvekkiline atfedilecek herhangi bir kusurunun olmadığını, davacı çocuğun yaşına rağmen çalıştırılması ile ailesinin gözetim yükümlülüğünü yerine getirmemesinin kusur teşkil ettiğini, moloz döküm sahalarına ilişkin yetki ve sorumluluğun 2013 sonrası .... Büyükşehir Belediyesine geçtiğini, ayrıca olaydan önce yüksek gerilim hattının tehlike oluşturduğu hususunda ilgili elektrik dağıtım şirketini yazılı olarak uyardıklarını, ancak gerekli önlemlerin alınmaması nedeniyle olayın meydana geldiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Şirket vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, kazanın meydana geldiği enerji nakil hattının mevzuata ve emniyet mesafelerine uygun olmasına rağmen, davacı çocuğun ailesinin gözetim ve bakım yükümlülüğünü ihlal ederek küçük ...'ın tehlikeli alana girmesine izin vermesi ve Belediyenin enerji hattı altına hafriyat ve moloz dökerek emniyet mesafesini ihlal etmesi nedeniyle kazanın meydana geldiğini, müvekkilinin ise davalı Belediyeyi önceden yazılı olarak uyararak üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 11.05.2019 tarihinde davacı küçük ...'ın plastik atık toplarken elektrik çarpması sonucu malul kaldığı, olayın davalı ... şirketine ait yüksek gerilim hattının davalı Belediyenin döktüğü molozlar nedeniyle güvenlik mesafesinin altına inmesi, Belediyenin uyarılara rağmen molozları kaldırmaması, elektrik şirketinin tehlikeyi bilmesine rağmen gerekli önlemleri almaması ve davacı anne ve babanın reşit olmayan çocuğunu tehlikeli alanda bulundurması nedeniyle meydana geldiği, hükme esas alınan bilirkişi raporları ile davacı ....'ın %6,3 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı ve 6 ay geçici iş göremez durumda kaldığı ve davacılar anne ve babanın %10 kusurlu olduklarının belirlenmesi gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 9.819,08 TL geçici iş göremezlik ve 601.416,90 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile davacı ... lehine 100.000,00 TL, anne ... lehine 20.000,00 TL ve baba ... lehine 20.000,00 TL manevi tazminatın 11.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu olayın meydana gelmesinde davalıların kusurlu oldukları, müteselsil sorumluluklarının bulunduğu ancak kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan davacı ...'ın gelir getirici bir işte çalışmadığı, dolayısıyla lehine geçici işgörmezlik tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğu, yine davacılar baba ... ve anne ... lehine takdir edilen manevi tazminatın düşük olduğu, ayrıca hükme esas alınan bilirkişi raporunda %10 kusur indirimi yapılarak hesaplama yapılmış olmasına rağmen Mahkemece hüküm aşamasında yeniden %10 indirim uygulandığı gerekçesiyle; taraf vekillerinin başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kısmen kabulüyle maddi tazminat yönünden 668.241,01 TL sürekli işgörmezlik tazminatı ile davacı ... lehine 100.000,00 TL, anne ... lehine 40.000,00 TL ve baba ... lehine 40.000,00 TL manevi tazminatın 11.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili; davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, 5216 sayılı Kanun uyarınca hafriyat ve moloz döküm alanlarının yetki ve sorumluluğunun .... Büyükşehir Belediyesine ait olması nedeniyle dava konusu alanın müvekkili Belediyenin görev ve sorumluluk sahasında bulunmadığını, alanın müvekkiline tahsis edildiği veya hafriyatın müvekkili tarafından döküldüğünün araştırılmadan ve yalnızca davacı iddiaları ile hatalı bilirkişi raporlarına dayanılarak kusur yüklenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, buna karşılık müvekkilinin olaydan önce yüksek gerilim hattının tehlike oluşturduğunu yazılı olarak elektrik dağıtım şirketine bildirerek gerekli önlemlerin alınmasını istediğini, buna rağmen hattın güvenli hale getirilmemesi nedeniyle asli sorumluluğun elektrik dağıtım şirketine ait olduğunu, ayrıca reşit olmayan davacı ...'ın tehlikeli bölgede bulunmasına izin veren ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmeyen anne ve babanın da asli kusurlu olduğunu, kusur ve aktüerya raporlarının hatalı ve çelişkili olduğunu, hesaplanan maddi ve manevi tazminatların fahiş nitelikte bulunduğunu, davacının olay tarihinde gelir getirici bir işte çalışmaması ve yaralanmasının niteliği dikkate alındığında geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Şirket vekili; usuli kazanılmış haklar gözetilmeksizin eksik incelemeyle hüküm kurulduğu, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, olayda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 69. maddesi kapsamında müvekkili şirket yönünden uygun illiyet bağının bulunmadığını, enerji nakil hattının mevzuata uygun ve emniyet mesafesine uygun şekilde tesis edildiğini, olayın davalı Belediyenin kamulaştırılmış hat altına izinsiz ve bildirimsiz hafriyat dökerek emniyet mesafesini ihlal etmesi, buna ilişkin müvekkili şirketin önceden yazılı uyarıda bulunmasına rağmen gerekli önlemlerin alınmaması ve deplase işlemlerinin hukuken Belediyenin sorumluluğunda olmasına karşın bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi nedeniyle meydana geldiğini, buna rağmen elektrik mevzuatı bakımından yetersiz ve çelişkili bilirkişi raporlarıyla müvekkile kusur yüklenmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ayrıca davacının anne ve babasının bakım ve gözetim yükümlülüğünü ihlal ederek olayın gerçekleşmesinde kusurlu olmalarına rağmen manevi tazminatın artırılmasının hukuka aykırı bulunduğu, hesap raporunun fahiş ve eksik incelemeye dayandığı, SGK tarafından herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmadan tazminata hükmedilmesinin sebepsiz zenginleşmeye yol açtığını ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, elektrik çarpması nedeniyle meydana gelen maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. 1.Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, olay tarihinde ciddi risk oluştuğunu bilmesine rağmen gerekli tedbirleri almayan davalı şirketin oluşan zarardan sorumlu olup, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının denetime elverişli olduğunun anlaşılmasına göre, davalı şirketin vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 1 14... . maddeleri gereği yargı yolunun caiz olması dava şartı olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (2577 sayılı Kanun) 2. maddesinde, idari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırları açıklanmıştır. İdari dava türlerinden biri tam yargı davası olup, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanların tazminat istemine ilişkindir. Dava dilekçesindeki açıklamalar ve zararın gerçekleşme biçimi gözetildiğinde, davalı Belediyeye yöneltilen sorumluluk iddiasının, olay mahalline uygun olmayan şekilde hafriyat dökülmesine izin verilmesi veya bu faaliyetin gözetim ve denetiminin gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle, kamu hizmetinin kusurlu işletilmesine dayandığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, Belediyeye yöneltilen dava, idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan tam yargı davası niteliğinde olup, uyuşmazlığın çözümünde 2577 sayılı Kanun uyarınca görevli yargı yeri idari yargıdır. Hal böyle olunca, Bölge Adliye Mahkemesince; davalı ... aleyhinde açılan davanın, görev yönünden usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek bu davalı yönünden davanın esası hakkında yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Davalı ... EDAŞ vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 371/1 maddesi uyarınca davalı ... yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden Belediyeye iadesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalı ... EDAŞ'a yükletilmesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine Gönderilmesine, 16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.