Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3510 E. 2026/966 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3510
- Karar No
- 2026/966
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1426 E., 2025/1012 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/158 E., 2021/119 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'ün ... Şehir Belediye Başkanlığı'nın merkezi sistem soğutma ve havalandırma donanımlarının bakım ve onarımını yaptığını, hizmet bedeli olarak 03/07/2018 tarihinde ... no'lu 76.464,00 TL tutarında fatura tanzim edildiğini, müvekkiline 10.09.2018 tarihinde 20.000,00 TL ödeme yapıldığını, bunun dışında herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalının aleyhine Adana 5. İcra Müdürlüğü'nün 2018/11307 Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlattıklarını, örnek 7 ödeme emrinin 12.10.2018 tarihinde borçluya tebliğ edildiğini, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, borçlunun yaptığı itirazın usul ve yasaya aykırı olduğunu ödemeyi geciktirmek maksadıyla kötüniyetli olarak yapıldığını, müvekkilini borçluya karşı tüm edimlerini yerine getirdiğini ancak kısmi bir ödeme yapıldığını, bakiye fatura alacaklarının ödenmediğini, itirazın iptali ile icra takibine haksız ve kötüniyetle itiraz edilmiş olması sebebiyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkilinin lehine fatura düzenlemiş olması borcun varlığını ortaya koymayacağını, borcun ödenmediğini göstermeyeceğini, davacı ile davalı kurum hesapları arasında uyumsuzluk olduğunu, hesap mutabakatı yapılamadığını, bu durumda kamu kurumu olan müvekkilinin davacıya ödeme yapmasının hukuken mümkün olmadığını, aksi halde kamu kurumu olan müvekkiline kamu zararı çıkacağını ancak taraflar arasında yapılacak olan mutabakat neticesinde davacının müvekkili kurumda alacağının olması halinde davacıya ödeme yapılabileceğini, müvekkilinin kamu kurumu olması ve kamu hizmeti sunması nedeniyle müvekkilinin aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini, müvekkilinin kamu kurumu olması sebebiyle muhasebe kayıtlarının sürekli denetime açık bir yapıya sahip olduğunu, davacının % 20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının alacağına esas 03.07.2018 tarihli faturada yer alan alacak miktarının toplam 76.464,00 TL olduğu, davalının ise davacıya ödemelerinin ise takip tarihinden (09.10.2018) önce 10.09.2018 tarihinde 20.000,00 TL, takip tarihinden sonra ise geri kalan miktarları 31.12.2018 (20.000,00 TL), 18.02.2019 (10.000,00 TL), 29.03.2019 (15.000,00 TL), 18.10.2019 (9.866,69 TL) olduğu ancak itirazın iptali davasında takip tarihindeki haklılık durumuna göre karar verilmesi gerektiği, davalının takipten sonra yaptığı ödemenin takipten sonra gerçekleşmesi nedeniyle icra müdürü tarafından nazara alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a.Verilen karar ile mükerrer ödeme yapılmasına neden olunduğunu, b.Fatura bedelinin tamamından idarenin sorumlu tutulmasının doğru olmadığını, belirlenen miktardan vergi, harç ve diğer yasal kesintiler yapıldıktan sonra kalan miktar yönünden değerlendirme yapılması gerektiğini, c.İdarenin kamu kurumu olduğunu o sebeple avans faize hükmedilmemesi gerektiğini, d.Maktu harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, klima bakım ve onarım hizmeti kapsamında itirazın iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine , Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.