Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5975 E. 2026/3468 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5975
Karar No
2026/3468
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/349 E., 2025/1472 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ortaköy(Aksaray) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/66 E., 2024/32 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; davacı ile davalının oğlunun 10.09.2018 tarihinde evlendiklerini, nişanda ve düğünde davacıya takılan ziynet eşyalarının saklanmak üzere davalı kayınpederde kaldığını, davacı ile davalının oğlunun boşanmalarına rağmen ziynet eşyalarının iade edilmediğini ileri sürerek; ziynet eşyalarının aynen iadesine, aynen iadesinin mümkün olmaması halinde şimdilik 2.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 27.01.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile ziynet alacağı talebini 122.164,00 TL, çeyiz eşyalarına yönelik talebini ise 9.949,00 TL olarak belirlemiştir. II. CEVAP Davalı vekili; talep edilen eşyaların varlığını ve saklanmak üzere davalıda olduğunun ispat edilmesi gerektiğini, dava dilekçesinin açıklamalar kısmında bir kısım altının davacıda olduğu ikrar edilmesine rağmen talepte bulunulduğunu, liste halinde belirtilen eşyaların davacı tarafça çeşitli bahaneler üretilerek teslim alınmadığını, dava açılmasına sebebiyet vermediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tanıklarının beyanları ve görüntü ve ses çözümleri ile düğün görüntüleri kapsamında, davacıya düğününde takılan ziynet eşyalarının bir kısmının davalı kayınbabaya iade edilmek üzere teslim edildiği, ancak davalının ziynet eşyalarını davacıya iade etmediği, davacı uhdesinde bulunanlar dışında kalanların aynen iadesi, olmadığı takdirde bedelinin tahsili gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile hükümde listenen ziynet eşyalarının aynen iadesine, aynen iadenin mümkün olmaması halinde ziynet eşyalarının toplam bedeli olan 106.564,00 TL'nin 10.000,00 TL' lik kısmının dava tarihinden, 96.564,00 TL'lik kısmının ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; saklama sözleşmesinin kurulduğu tarihte gelin- kayınpeder olan taraflar arasındaki davada 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 203/1-a maddesi uyarınca tanık dinlenebileceği, dosyada rapor haline getirilen davacının babası ile davalı arasında gerçekleşen ses kayıtları usule aykırı olduğundan hükme esas alınmamakla birlikte, yer-zaman olay örgüsü dahilinde detaylı ve tutarlı anlatımda bulunan davacı tanık anlatımları ışığında davaya konu altınların davalı kayınpeder tarafından saklanmak üzere muhafaza altına alındığının ve sonrasında davacı yana teslim edilmediğinin ispat edilebildiği, bu halde altınların aynen iadesine, aynen iade olmadığı takdirde bedelinin ödenmesine ilişkin verilen hükmün yerinde olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; talep dilekçesinin sonuç kısmının ve aleyhe yargılama giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, dava dilekçesinde açık ikrar varken sonuç kısmında sehven yazılmış talebe göre hüküm kurulmasının bozmayı gerektirdiği, görevsiz mahkemede yapılan ıslaha göre hüküm kurulamayacağını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili; tanık ifadelerinin ispata yeterli olmadığını, davacının vakıayı ispat edemediğini, ispat hüküm altına alınan çeyrek altın ve cumhuriyet altınının kadının kullanımına konu ziynet eşyası olmayıp taraflara yapılan yardım niteliğinde olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere yarısının dikkate alınması gerektiğini, yetkisizlik sebebi ile lehe vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, kişisel eşyaların iadesi istemine ilişkindir istemine ilişkindir. 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, somut olayın özelliğine göre tanık beyanları ile davacıya ait eşyaların davalının oğlu ile evli olduğu dönemde davalıya bırakıldığının anlaşılmasına göre; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davacının talebi; davaya konu altınların aynen iadesi, olmadığı takdirde ödeme günündeki bedelinin tahsiline ilişkin olup, aynen iadeye karar verildiğinde aynen iadenin mümkün olmaması halinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 24. maddesi gereğince işlem yapılacağının tabii bulunmasına ve bu nedenle terditli olan ikinci talepte davacının hukuki yararının bulunmaması nedeniyle davacının aynen iade talebi gözetilerek altınların aynen iadesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken Mahkemece bedele hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 maddesi uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi Kararının hüküm fıkrasının ilk paragrafında yer alan "Aynen iadesinin mümkün olmaması halinde ise ziynet eşyalarının toplam bedeli olan 106.564,00 TL nin 10.000,00 TL lik kısmının dava tarihi olan 04.12.2018 tarihinden, 96.564,00 TL lik kısmının ise ıslah tarihi olan 28.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin çıkartılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5975, K. 2026/3468, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5975-e-2026-3468-k-852dbf8716f5