Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/6289 E. 2026/3177 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6289
- Karar No
- 2026/3177
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/910 Esas, 2025/1436 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/804 E., 2022/245 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 04.09.2019 tarihinde sıfır kilometre olarak davalıdan satın alınan aracın 07.09.2019 tarihinde teslim edildiğini, teslim sonrasında yasal süre içerisinde davalı şirket satış temsilcisine bildirildiği üzere, aracın arka bagaj kapısının sağ tarafının düşük olduğunu, sol tarafının yukarıda kaldığını, ön kaput bağlantı çizgilerinin çamurluklarla eşit olmadığını, arka stop farlarının sağ tarafın içerde sol tarafının dışarıda olması gibi gibi aracın dış görünümünü bozan, aracın ayıplı ve sonradan montaj hissi veren imalat bant hatalarının bulunduğunu, başka araçlarda benzer ayıpların olup olmadığının kontrol edildiğini, ancak sadece müvekkilin aracına özgü ayıpların bulunduğunun belirlendiğini, ayıpların 09.09.2019 tarihinde yetkili servise bildirildiğini, ancak yetkililerin "aracın fabrikadan bu şekilde çıktığı, bant imalatından kaynaklı problemler olduğu ve düzeltilemeyeceğini" bildirdiklerini, müvekkilin 10.09.2019 tarihinde davalıya ihtarname göndererek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi, bunun mümkün olmaması halinde aracın iadesi ile satış bedelinin ödenmesinin talep edildiğini ileri sürerek öncelikle ayıplı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, bu talep yerinde görülmediği takdirde aracın iadesi karşılığı satım bedelinin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; aracın arka bagaj kapısı, ön kaput ve arka stop farlarının dış görünümünde montaj hissi veren imalat bant hataları olduğu gerekçesiyle dava açıldığını, ancak araç üzerinde yapılan kontrollerde, davacının ayıp iddialarının üreticinin öngördüğü standartlar dâhilinde kaldığının anlaşıldığını, ayıp iddialarının sübjektif olması nedeniyle seçimlik hakların kullanılamayacağını, davacıya talebinin misli ile değişim mi bedel iadesi mi olduğunun açıklattırılması gerektiğini, üretici kaynaklı arıza nedeniyle aracın Türkiye distribütörü ve üretici firmanın iştiraki olan ... Oto. Paz. A.Ş.'ye davanın ihbarını istediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; araç üzerinde inceleme yapılarak alınan heyet raporunda aracın, kullanım hatasından kaynaklanmayan, imalat hatasına dayalı, satın alma esnasında makul ve yeterli bir süre inceleme ile anlaşılamayacak, aracın değerini azaltan, giderilmesi için yapılacak işlemlerin aracın değerinin daha da azalmasına neden olacak önemli nitelikteki ana gövde üretim hataları nedeniyle gizli ayıplı mal niteliği taşıdığı, ayıbın giderilmesi için yapılacak işlemlerin değer kaybını arttıracağı, davalının aracın misli ile değiştirilmesi ya da bedel iadesi talebinin orantılı/makul olduğu bildirildiği, raporun araç üzerinde inceleme yapılarak düzenlendiği ve rapora itibar edildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile dava konusu ... .. ... Shine 1.5 BlueHDi 130 S&S EA 2019 model ... şase numaralı aracın tüm takyidatlarından davacı tarafından arındırılarak masrafları davalı tarafından karşılanmak üzere davalıya iadesine, davalının dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, infaz aşamasında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 24. maddesinin dikkate alınmasına karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin dava dilekçesinde terditli olarak misli ile değişim veya bedelin iadesini talep ettiği, cevaba cevap dilekçesinde ise açık şekilde, satım bedelinin iadesini talep ederek 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı TBK) 227/1-1 hükmündeki satılanın geri verilerek sözleşmeden dönme yönünde seçimlik hakkını kullandığı, bu seçimlik hakkın kullanılmasından sonra, sonraki aşamalarda ve özellikle bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde misli ile değişim hakkının kullanılacağının belirtilmesinin bir önem arz etmediği, 7101 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde yapılan değişiklik ile basit yargılama usulü sınırının 100.000,00 TL'ye, 7251 sayılı Kanun'un 58. maddesiyle de bu miktarın 500.000,00 TL'ye çıkarıldığı, dolayısıyla dava tarihinde yazılı yargılama usulünün uygulanması nedeniyle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 141/1 hükmü uyarınca cevaba cevap dilekçesiyle seçimlik hakkı kesin olarak kullanıldığından, Mahkemece bu tercihinin dikkate alınarak, sözleşmeden dönme ve satım bedelinin tahsili hususunda karar verilmesi gerekirken, aracın ayıpsız misli ile değişim kararı verilmesinin usule aykırı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, 6098 sayılı TBK'nın 227. maddesi uyarınca, satıma konu aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı satımın feshi ve satım bedelinin tahsili talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 03.06.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.