Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5751 E. 2026/2515 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5751
Karar No
2026/2515
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/380 E., 2025/1364 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/650 E., 2023/176 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; avukat olan müvekkili ile davalı arasında 15.04.2020 tarihli danışmanlık sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sözleşme gereğince üzerine düşen bütün yükümlülükleri yerine getirdiğini, ancak davalı tarafından 24.07.2020 tarihinde haksız olarak azledildiğini, sözleşme kapsamında 15.04.2021 tarihine kadar tahakkuk eden bakiye ücretin muaccel olduğunu, ayrıca müvekkilin şirket adına pek çok dava takip ettiğini, haksız azil sebebiyle müvekkilin takip etmiş olduğu dava dosyalarında hak kazandığı vekalet ücretlerinin de ödenmediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL danışmanlık hizmeti ile 5.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; taraflar arasında 15.04.2020 tarihli danışmanlık sözleşmesinin imzalandığını, davacıya vekaletname düzenlenerek verildiğini, ancak vekilin güven sarsıcı davranışlarından dolayı haklı olarak azledildiğini, davacının takip ettiği dosyalarda görevi tam olarak yerine getirmediğini savunarak; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı şirket arasında 15.04.2020 tarihinde danışmanlık sözleşmesi imzalandığı, davalının mahkeme aşamasında azle dayanak olarak göstermiş olduğu davacı ile vekalet kurulmasına aracılık eden kişinin davacı ile olan ilişkileri sebebiyle güven ilişkisinin sarsıldığı açıklamasının sözleşmenin feshine haklı bir sebep teşkil etmesinin mümkün olmadığı, bu sebeple davacının haksız olarak azledildiği ve sözleşmenin haksız feshedildiğinin kabul edilmesinin gerektiği, davacının, sözleşme kapsamında azlin haksız olması nedeniyle danışmanlık ücretinin tamamına hak kazandığı, yine vekalet sunmuş olduğu dava dilekçesi ekindeki mahkeme dosyalarında akdi ve karşı yan vekalet ücretlerine hak kazandığı, yapılan bilirkişi incelemesine göre davacının KDV ve stopaj dahil olacak şekilde davalıdan toplam danışmanlık ücreti 104.835,73 TL, akdi ve karşı yan vekalet ücreti olarak 54.400,00 TL alacaklı konumda bulunduğu anlaşıldığından davacının talebi ile bağlı kalınarak 5.000,00 TL danışmanlık ücreti ile 5.000,00 TL vekalet ücret alacağının (2.500,00 TL akdi, 2.500,00 TL karşı yan vekalet ücreti) davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; istinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından istinaf dilekçesinde başvuru sebeplerine ve gerekçesine yer verilmediği, İlk Derece Mahkemesi kararında kamu düzenine aykırılık da bulunmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 355. maddesi gereğince yapılacak inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olacağından, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacı avukatın haklı nedenlerle azledildiğini, davacının avukatlık mesleğinin gerektirdiği özenle, doğrulukla ve sadakat yükümüne uygun şekilde dosyaların takibini yapmadığını, müvekkili şirketin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen danışmanlık ve vekalet sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. İstinaf dilekçesinde ileri sürülmeyen hususların temyizde ileri sürülemeyeceği ilkesi ve temyiz dilekçesinin kapsamına göre yapılan incelemede; temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle, davacının sözleşmeden kaynaklı ücretini isteyebileceği, azlin haksız olduğuna ilişkin değerlendirmenin yerinde bulunduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5751, K. 2026/2515, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5751-e-2026-2515-k-f00417baf1fe