Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5749 E. 2026/2693 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5749
- Karar No
- 2026/2693
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/612 E., 2025/862 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/275 E., 2022/24 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin sahibi olduğu 2012 model ... marka aracı oğluna ait araç kiralama şirketine kâr elde etmek amacıyla kiraladığını, dava konusu aracın 08.04.2014 tarihinde dava dışı ... isimli şahıs tarafından kiralandığını, aracın sahte ehliyet ve kimlik bilgileri kullanılmak suretiyle davalı Noterin çalıştığı noterlikte ... isimli kişiye satıldığını ve aracın plakasının değiştirilerek bu kişi adına tescil edildiğini, konuyla ilgili Ceza Mahkemesinde resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından dolayı açılan dava sonucunda sanıkların cezalandırıldığını, aracın yaklaşık üç sene otoparkta bekletilmesi nedeniyle müvekkilinin kullanamadığını, ticari zarara uğradığını, ayrıca otopark ücreti ödemek zorunda kaldığını, satış işleminin sahte nüfus cüzdanı ile yapılması nedeniyle davalı Noterin kimlik belgesinin doğruluğunu nüfus müdürlüğünden araştırmak suretiyle üzerine düşen gözetim ve denetim yükümlülüğünü yerine getirmediğini ileri sürerek; şimdilik 1.00,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, ıslah dilekçesi ile dava değerini 80.795,93 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; dava konusu aracın davacının oğlu ve araç kiralama işi ile uğraşan dava dışı ... tarafından dava dışı ... adına düzenlenen sahte kimlik ile kullanan kişiye kiralandığını, ...'ın aracı kiraya verirken basiretli bir tacir gibi davranmadığını, aracı kiraya verdiği kişinin kimlik bilgilerini yeteri kadar kontrol etmediği gibi davacının kimlik bilgilerinin bu kişinin eline geçmesine ve onun adına sahte kimlik üretilmesine de sebep olduğunu, davacının zararlarından oğlu ...’ın sorumlu olduğunu, Başsavcılığın yanlış uygulaması sonucunda aracın otoparkta bekletildiğini, ayrıca davacı kendi kusuru ile yanlış hukuki yollardan aracın tescilini ve iade sürecini uzattığını, Noterin bu konuda sorumlu olmadığını, Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğünün noterlik sisteminde gösterdiği bilgiler ışığında nüfus cüzdanınındaki bilgileri teyit ettiklerini, sistemde ilgilinin resmi, nüfus cüzdanını tanzim eden memur ile imzalayan nüfus müdürünün isimlerinin gözükmediğini, nüfus cüzdanında şüphe doğuracak bir husus görmediklerini, nüfus idaresinden gelen tüm bilgiler ile ibraz edilen nüfus cüzdanındaki bilgilerin birbiriyle örtüştüğünü, hatta nüfus cüzdanındaki soğuk mühür ile nüfus idaresinin mührünün dahi aynı olduğunu, olayın sahteciliği ortaya çıkınca nüfus cüzdanı düzenleyen memur ile imzalayan müdürün isminin gerçek olduğunu fakat görev yerlerinin farklı olduğu öğrendiklerini, bunun dışında sahteliğinin anlaşılmadığını, aracın satışı esnasında kullanılan davacı adına tanzim edilmiş sahte nüfus cüzdanının ele geçirilemediğini, üzerinde iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığına dair inceleme yapılamadığını, sahte nüfus cüzdanının iğfal kabiliyeti olduğundan illiyet bağının kesildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının taleplerinin (aracın kullanılamaması, başkalarına kiraya verilememesi, mahrum kalınan kazanç kaybı) doğrudan zarar kapsamına girmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; aracın otoparka çekilmesinden kaynaklanan zarar ile MTV ödemesi ve lastik değişimine ilişkin zararlardan davalı noterin sorumlu olmadığı, aracın otoparka çekilme işleminin ve davacının aracın mahrum kalma sebebinin Cumhuriyet savcılığı ve kolluğun tasarrufundan kaynaklandığı, aracın otoparkta kaldığı dönemde kiralanamamasından kaynaklanan dolaylı zararından da davalı noterin sorumlu olmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; müvekkilinin sahibi olduğu aracı kâr elde etmek amacıyla araç kiralama şirketine kiraladığını, dava konusu aracın 08.04.2014 tarihinde dava dışı ... isimli kişiye kiralandığını, bu şahsın da aracı sahte ehliyet ve kimlik bilgileri kullanmak suretiyle davalı noterin çalıştığı noterlikte dava dışı ... isimli şahsa sattığını, sanıkların ceza mahkemesinde resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından ceza aldıklarını, davaya konu aracın sahte nüfus cüzdanı ile satıldığının anlaşılması sebebiyle araca el konulduğunu, davalı noter sahte kimlik ile yapılan satış işleminde üzerine düşen gözetim ve denetim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davalı noterin kusursuz olduğunu ve illiyet bağının kesildiğini ispatlayamadığını, davacı aleyhine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, noterin sorumluluğuna dayanılarak uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. 1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere göre, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının davalı lehine hükmedilen nispi vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının incelenmesinde; karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesinin dördüncü fıkrası; "Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." hükmünü içermektedir. Buna göre, İlk Derece Mahkemesince; maddi tazminat istemli davanın tümünün reddine karar verilmiş olması nedeniyle, davalı lehine tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümü uyarınca maktu vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, nisbi vekalet ücretine karar verilmiş olması doğru olmayıp bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan "11.303,47 TL" rakamı çıkartılarak yerine "5.010,00 TL" rakamının yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.