Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5786 E. 2026/2530 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5786
- Karar No
- 2026/2530
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/6 E., 2025/1 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 2. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/862 E., 2022/1053 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı İdare tarafından, müvekkili ile imzalanan 15.01.2007 tarihli kira sözleşmesinin (14.) maddesine dayalı olarak, sözleşmenin sona ermesine rağmen müvekkilinin sözleşmeye konu taşınmazı tahliye etmediğinden bahisle haksız ve dayanaksız olarak 1.189.064,32 TL tutarında cezai şart bedeli talep edildiğini, müvekkilinin kira sözleşmesinin bitiminden önce yenileme talebinde bulunduğunu, sonraki dönem kira sözleşmesi için gerekli idari işlemlerin yapılmamış olmasının müvekkilinin kusuru olmadığını, müvekkilinin kira sözleşmesinin yenilenmesine yönelik talebinin reddi üzerine sözleşmeye konu taşınmazı her an teslime hazır olduğu halde, teslim için idare tarafından işlem yapılmadığını, talep edilen cezai şartın fahiş olduğunu ileri sürerek; talep edilen cezai şart tutarının iptaline, olmadığı takdirde tenkisine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin 14.01.2012 tarihinde sona erdiğini, davacının yeniden kiralama talebinde bulunduğunu, 05.03.2012 tarihli yazısıyla, talebin uygun görülmediğinin, taşınmazın yazının tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde teslim edilmesi gerektiğinin davacıya belirtildiğini, yazının 15.03.2012 tarihinde tebliğ edildiğini, davacının kendisine tanınan sürede kiralananı tahliye etmediğini, taşınmazın 29.04.2016 tarihinde tahliye edildiğini, taşınmazın ihale ile kiralandığını, 30.03.2012- 29.04.2016 dönemini kapsayan her gün için cari yıl kira bedelinin (79.696,00 TL) %1’i oranında işletilen ceza toplamına tekabül eden 1.189,064,32 TL cezai bedelin davacıdan talep edilmesinin bütün şartlarının oluştuğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki 15.01.2007 tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesinin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu (2886 sayılı Kanun) gereği ihale ile yapıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, kira sözleşmenin (14.) maddesinde '' Kira süresinin sona ermesi veya sözleşmenin feshi halinde taşınmazın idareye teslim edilmezse geçen her gün için, cari yıl kira bedelinin %1'i oranında ceza, itirazsız olarak ödenir '' hükmünün bulunduğu, 2886 sayılı Kanunun 75.maddesi hükmü ile tahliye konusunda bir ayrıcalık tanındığı, yasal süre bitiminde, usulüne uygun yeni bir sözleşme yapılmadıkça kiracıyı fuzuli şagil kabul etmek gerektiği, kira sözleşmesinin (14.) maddesindeki hükmün cezai şart niteliğinde olduğu, bilirkişi raporuna göre cezai şart miktarının gerçek kişi tacir olan davacının mahvına neden olacağının değerlendirildiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 1.189,064.32 TL cezai şartın fahiş olması nedeniyle %50 oranında hak ve nesafet indirimi yapılarak cezai şartın 594.532,16 TL tenkisine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; cezai şartın ödenmesi halinde ticari faaliyeti sona erecek olan müvekkilinin sorumlu tutulmaması gerektiğini, sözleşmenin (14.) maddesi hükmünün haksız şart niteliğinde olduğunu, davalının sözleşmenin sona ermesinin akabinde yeri teslim almak için bir işlem tesis etmediğini, kendi kusuruna dayalı olarak cezai şartı talep etmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili; talep edilen cezai şartın fahiş olmadığını, davacının miktarın artmasına kendisinin sebep olduğunu, Mahkemece indirilmesi uygun görülse dahi %50 olarak öngörülen tenkis oranın çok fazla olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı kiraya veren tarafından talep edilen cezai şart bedelinden borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, Mahkemece hukuki ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili kanun maddelerinin doğru şekilde uygulanmasına, kiraya verenin talep ettiği cezai şart tutarının ekonomik olarak mahvına sebep olacağı belirlenmesine, indirim yapılmak suretiyle davacının borçlu olmadığının tutarının belirlenmesinin Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına uygun bulunmasına göre, tarafların temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.