İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2017/808 E. 2026/630 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2017/808
- Karar No
- 2026/630
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/808 Esas KARAR NO : 2026/630
DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 18/09/2014 KARAR TARİHİ : 15/09/2026
Mahkememizden verilen 13/11/2014 tarih ve... Esas ... sayılı kararı Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 10/05/2017 tarih ve ... Esas ...Karar sayılı ilamıyla BOZULMAKLA, Mahkememizi esasına kaydı yapılan ve Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 03.12.2002 tarihinden itibaren davalı şirkette tiyatro ve görsel sanatlar faaliyetlerinde sahne ve organizasyonlardan sorumlu müdür sıfatı ile çalıştığını, ayrıca tiyatronun cafe bölümünün işletmesinin 05.11.2001 tarihli sözleşme ile aldığını, buradan elde ettiği gelirin bir bölümünü davalı şirkete verdiğini, cafe bölümündeki bu ilişkinin kar payına yönelik olduğunu, cafe de 2003 ve 2006 yıllarında iki kez dekarasyon değiştirdiğini, harcamalarının 173.000 TL -195.000 TL civarında olduğunun ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin ...Değişik iş sayılı delil tesbit raporu ile saptandığını, şirket yetkilisi ...' m hastalığı sırasında oğluna verdiği vekaletname ile şirket hisselerinin el değiştirdiğini, ve okul aile birliği ile yapılan sözleşmenin tek taraflı olarak fesih edilmesi nedeniyle ve Şişli kaymakamlığınca alınan tahliye kararına karşı ... 7. İdare Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında açtıkları davada , davalı şirketin , Kaymakamlık yanında mudahil olarak davaya katıldığını ve ... 8. Noterliğinin ... tarihli ihtarnamesi ile müvekkilinin iş akdinin fesih edildiğini , bu feshin haksız olduğunu, aylık maaşının 4.500 TL olduğunu , cafe işletememesi nedeniyle 31.12.2015 tarihine kadar mümzam zararının söz konusu olduğunu ve manevi olarak üzüntü duyduğunu, beyanla davalarının kabulüyle ödenmeyen ücret, ihbar tazminatı, kıdem tazminatı, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti, maddi ve manevi tazminat ile mümzam zarar alacaklarından oluşan 64.000 TL nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında iş kanunu anlamında geçerli bir iş ilişkisi bulunmadığını , davacı tarafından ibraz edilen 05.11.2001 günlü fuaye bölümünün işletme sözleşmesi ile işletme hakkının 31.12.2005 tarihine kadar uzatıldığına ilişkin ek protokolün şirket kayıtlarında mevcut olmadığını, fuayenin davacı tarafından ne şekilde işletildiğine ilişkin ... Kaymakamlığınca yapılmış tesbit bulunduğunu ve bu belgelerin geçerli olduğunun kabulü halinde dahi taraflar arasındaki ilişkinin kira ilişkisi olarak kabulü gerekeceğini aralarındaki ilişki iş ilişkisi olmadığından davanın iş Mahkemesinde açılan davanın red ile sonuçlandığını ve bu nedenle müvekkiline husumet yönetilemeyeceğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER: Bilirkişi Kök ve Ek Raporu, ... 2. İflas Dairesi'nin...iflas sayılı dosyası, ıslah dilekçesi, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: 22/12/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "1-Her ne kadar Sayın Mahkeme tarafından, tarafımıza yerinde inceleme yetkisi verilmiş olmasına rağmen davalı vekilinin vekillikten çekilme dilekçesinin görüldüğü, Sayın Mahkemenin 23/11/2022 tarihli duruşma ve 28/12/2022 tarihli ara kararında davalının defterlerinin nerede olduğuna ilişkin davalı taraftan beyan istendiği fakat herhangi bir cevap gelmediği, tarafımızca da irtibata geçilmiş olmasına rağmen herhangi bir sonuç elde edilemediği, dolayısıyla davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında herhangi bir inceleme yapılamadığı, 2-Davacının iddiasının aksine bir delil de ibraz etmediğine göre davacı talebinde haklı olabileceği hususunda son takdirin Sayın Mahkemede olduğu;" sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 11/04/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Davacının Tazminat Talebi Yönünden: Davacı tarafından üç ayrı kalemde alacak talebinde bulunulmuştur: 1. 10.000 TL maddi tazminat (işletme için yapılan masraflar) 2. 5.000 TL maddi tazminat (kar kaybı) 3. 10.000 TL Manevi tazminat Bu üç kalemin ilk ikisi bakımından işletmenin hangi tarihte boşaltılarak davalının kullanımından çıktığının belirlenmesi gerekmektedir. Üçüncü kalem olan manevi tazminat kalemi bakımından takdir Sayın Mahkemenindir." sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 01/02/2026 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Davacının Tazminat Talebi Yönünden: Davacı tarafından üç ayrı kalemde alacak talebinde bulunulmuştur: 1. 10.000 TL maddi tazminat (işletme için yapılan masraflar) bakımından davacının 85.964,60 TL talep edebileceği, 2. 5.000 TL maddi tazminat (kar kaybı) bakımından, fesih sonrası işletmenin bir yılı aşkın süre işletilmeye devam edilmesi karşısından, davacının benzer bir işletmeyi kurabilecek zamanının bulunduğu ve bu sebeple kar kaybı talebinde bulunamayacağı, 3.10.000 TL Manevi tazminat kalemi bakımından takdir Sayın Mahkemenindir." sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 09/07/2026 Tarihli Ek Raporunda Özetle; "Bu durumda Sayın Mahkemenin tarafıma verdiği görev ile Sayın Mahkemeye sunulan 1.EK raporumuzda yapılan masraflara yönelik olarak erken sona ermeden kaynaklanan zararın 85.964,60 TL olduğu sonucuna varıldığı, 15.06.2009 dava tarihinden 20.10.2022 iflas tarihine kadar olan süre için faiz hesaplaması yapıldığında; faiz oranı ile ilgili ana para alacağı için 3095 S.K. mad.2/2 kapsamında değişen oranlarda ıskonto avans faizi oranı üzerinden hesaplama yapılmıştır. Bu durumda davacının 85.964,60 TL’lik alacağı için hesaplanan faiz alacağının 161.310,81 TL olacağı değerlendirilmiştir." sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. ISLAH: Davacı vekili 03/03/2026 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; 8.964,60-TL maddi tazminatın dava tarihi olan 15.06.2009 tarihinden itibaren; Mahkememiz aksi kanaatte ise işbu tutarın 10.000,00-TL'sinin dava tarihinden, ıslah yoluyla artırdığımız 75.964,60-TL'sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, 5.000,00-TL munzam zararın dava tarihi olan 15.06.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, 10.000,00-TL manevi tazmınatın dava tarihi olan 15.06.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, hizmet akdinin haksız olarak feshi nedeniyle iş yerine yapılan masrafların tahsili ve kar kaybının tazmini davasıdır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davacının ,davalı tiyatro işyerinde 03.12.2002-20.04.2009 tarihleri arasında organizasyon sorumlusu , sanat yönetmeni ve tiyatro müdürlüğü gibi birden çok görevin üstlenilmesi şeklinde hizmet akdiyle çalıştığı, anlaşılmaktadır. Davalı işletme ... Şti. ve ... ile işletmeci ... ve ... arasında 05.11.2001 tarihli işletme sözleşmesinin imzalandığı anlaşılmaktadır. Sözleşmenin 4.maddesinde; "İşletme Süresi; Sözleşmenin süresi 5 yıldır. İşletme süresinin başlangıç tarihi: 01.01.2002'dir. Sözleşmenin bitim tarihi 31.12.2006'dır. Taraflar sözleşmenin feshini sözleşmenin bitim tarihinden 3 ay önce yazılı olarak bildirimde bulunmak kaydıyla isteyebilirler. Bu durumda işletmeye veren, sözleşmenin kalan aylarına ilişkin olarak kira bedeli talep etmeyecektir." hükmünü düzenlenmiştir. Sözleşmenin 5.maddesi; "İşletme Bedeli; İşletmeci yukarıda açıklanan faaliyetlerde bulunduğu bu yer ... aylık Brüt 2.000.000.000 TL (İkimilyar) TL ödeyecektir." olarak belirlenmiştir. Taraflar arasında imzalanan 08.08.2005 tarihli "05.11.2001 Tanzim Tarihli İşletmesine Ek Protokol imzalanarak sözleşme 2015 yılına kadar uzatılmıştır. Davalı tarafından ... 8.Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu ihtarı ile davacının haksız eylemleri nedeniyle sözleşmenin fesh edildiği bildirilmiştir. Davacı yanca keşide edilen ... 16.Noterliğinin ... tarih, ... yevmiye nolu ihtarı ile fesih gerekçelerini kabul etmediklerini bildirmişlerdir. Davacı tarafından ... Kaymakamlığı aleyhine "... ilçesi, ...no.lu adreste bulunan taşınmazın işgal edildiğinden bahisle 2886 sayılı Kanunun 75.maddesi uyarınca tahliyesine ilişkin 10.03.2009 tarih ve 11 sayılı kararın iptali ve yürütmenin durdurulması" talepli açılan ... 7.İdare Mahkemesi'nin ...Esas ve ... Karar Sayılı dosyasında verilen 30.12.2009 tarihli kararı ile "...tasarruf yetki ve görevi hazineye ait taşınmazda fuzuli şagil olduğu sabit olan davacının tahliyesi yolunda tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine..." karar verilmiş olduğu görülmüştür. Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan ... 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda; "Tüm bu incelemeler ışığında mekanın konumuna ve durumuna bakarak bir tasarımcının starım bedelleri ve maliyetleri sonucu anahtar teslimi tabirini kullanarak bu mekanların raiç rakamı alt seviyede 173.000 YTL en üst seviyede 195.000 YTL arası mal edilebilir. Bu fiyat aralığının nedeni ise belli bir şekilde malzeme, işçilik, tasarım bedelleri, alınan hizmetleri kalitesi arasındaki farktan kaynaklandığı," ifade edilmiştir. Davanın esasen ... 4.İş Mahkemesinin ...Esas sayısında açıldığı, mahkemece; "...davacının davalı şirketin işlettiği tiyatro işyerinde organizasyon sorumlusu , sanat yönetmeni ve tiyatro müdürü olarak hizmet akdiyle çalıştığı , ayrıca kira ilişkisi ile fuaye salonundaki cafenin işletmesini üstlendiği , iki ilişkinin iç içe geçtiği ve ticari ilişkiden kaynaklanan maddi tazminat ve münzam zararın tazminine yönelik talepler ile hizmet ilişkisinden kaynaklanan taleplere ait davaların birlikte görülmesinin mümkün olmadığından davaların tefrikine, ticari işle ilgili olan maddi tazminat ve münzam zarar talepleri hakkındaki davanın ayrı esasa kaydedilmesine ve bu dosyada hizmet akdinden kaynaklanan kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, manevi tazminat , ücret, yıllık izin ücreti, fazla mesai , hafta tatili ve bayram- genel tatil ücreti alacakları yönünden yargılamaya devam olunmasına," karar verildiği ve işçilik alacakları dışındaki alacakların Mahkememizce görülmesine karar verilmiştir. ... 4.İş Mahkemesinin ... Esas sayılı işçilik alacaklarına ait dava dosyasında feshin haksızlığına karar verilerek, işçilik alacaklarına hükmedilmiş, verilen kısmen kabul kararının Yargıtay tarafından onanmak suretiyle kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davalı hakkında Mahkememizin 2021/323 Esas sayılı dosyasından verilen iflas kararının tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine 04/02/2026 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. İflas kararı sonrası tasfiye işlemleri ... 2.İflas Müdürlüğünün ...İflas sayılı dosyası üzerinden başlamıştır. İflasın basit usulde yapılmasına karar verilmiş olmakla iflas masasının da oluşturulmayacağı anlaşılmıştır. Uyuşmazlık kapsamında hazırlanan 22/12/2023 tarihli bilirkişi raporu, davalının defterlerinin nerede olduğuna ilişkin davalı taraftan beyan istendiği fakat herhangi bir cevap gelmediği, tarafımızca da irtibata geçilmiş olmasına rağmen herhangi bir sonuç elde edilemediği, dolayısıyla davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında herhangi bir inceleme yapılamadığı, davacının iddiasının aksine bir delil de ibraz etmediğine göre davacı talebinde haklı olabileceği hususunda son takdirin Sayın Mahkemede olduğu, yönünde rapor hazırlamakla raporun hükme esas alınamayacağı anlaşılmış ve yeni heyetten rapor alınmasına karar verilmiştir. Bu kapsamda davacının varsa alacağının hesaplanması için alınan11/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "...Davacının taşınmazı işletmeye başlamasının alt işleten veya kiracı sıfatıyla bağlantılı olduğu ve asıl işleten veya kiracı tarafından sözleşmenin kiraya veren ile fesih edildiği görülmektedir. Ancak fesih iradesinin 22.05.2008 olmasına rağmen işletmenin 2009 yılına halen işletilmeye devam ettiği, dosyada yar alan bilgiler ışığında kabul edilebilir durumdadır. Bu durumda davacının haksız fesih konusunda bilgi sahibi olduğu tarihten itibaren benzer nitelikte bir işi tekrar kurabileceği zamana sahip olduğu benimsenmelidir. Bu açıdan kıyasen uygulama alanı bulacak olan belirli süreli hizmet sözleşmesine ilişkin 438 hükmü dikkate alınmalıdır... Bu düzenleme ile davacının tahliyesinin istendiği tarihten sonra davacının benzer bir işi yapmak için gereken süre kadar tazminata hak kazanacağı ancak davacının fesih tarihinden itibaren aynı nitelikte ve aynı şartlarla başka bir işletme sözleşmesi imzalaması için gereken makul sürenin belirlenmesi gerekmektedir. Bu sürenin 6-9 ay olacağı değerlendirilmekte olup, davacının bu süre içinde taşınmazı kullanması sebebiyle zararının oluşup oluşmadığı hususu, taşınmazın tahliye edildiği tarihin bilinmesi ile anlaşılabilir durumdadır. Dosya kapsamında belirtilen hususun anlaşılabilir olmadığı belirtilmelidir. Davacı tarafından yapılan masrafların fesih tarihi itibariyle 184.000 TL olabileceği, teknik bilirkişi tarafından tespit edilmiş bulunmaktadır. Söz konusu masraflın sözleşme süresi içinde kullanım için gerçekleştirildiği belirlenmektedir. Buna bağlı olarak kullanılan süre ile sınırlı olarak bu masraflardan menfaat sağlandığı benimsenmelidir. Bu açıdan - Sözleşmenin başlangıcı 01.04.2002, bitişi ek protokol ile 31.12.2015 olarak belirlenmektedir. - Bu haliyle sözleşme süresinin 14 yıl olduğu (14 X 365 = 5110 gün) benimsenir. - Davacının işletmeden tam olarak hangi tarihte ayrıldığı kesin olarak belirlendiğinde, söz konusu masrafların hangi oranda tazminini isteyebileceğini belirlenebilir. Dosyada kesin tahliye tarihinin bulunmadığı görülmekte olup, bu hususta taraf delillerinin toplanması gereği düşünülmektedir... Davacı tarafından üç ayrı kalemde alacak talebinde bulunulmuştur: 1. 10.000 TL maddi tazminat (işletme için yapılan masraflar) 2. 5.000 TL maddi tazminat (kar kaybı) 3. 10.000 TL Manevi tazminat Bu üç kalemin ilk ikisi bakımından işletmenin hangi tarihte boşaltılarak davalının kullanımından çıktığının belirlenmesi gerektiği," belirtilmiştir. Kök rapordaki tespitler kapsamında, davacı vekiline bilirkişi heyet raporunda bahsedilen “davacının işletmeden hangi tarihte ayrıldığı” hususunda beyanda bulunması istenilmiştir. 19/06/2025 tarihli dilekçe ekinde buna ilişkin kayıtlarını sunduğu anlaşılmış ve 01/02/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda; "...Ayrıca söz konusu dilekçe ekinde iki sayfadan oluşan ECRİMİSİL DÜZELTME İHBARNAMESİNİN BULUNDUĞU ANLAŞILMAKTA OLUP; bunun metni aşağıda gösterilmiştir. Sayın Mahkemeye sunulan raporda ispatı gerektiği bildirilen işletmenin fiilen kapandığı tarihe yönelik ispat yükünün bu şekilde yerine getirdiği kabul edilerek, davacının söz konusu iş yerini 14.07.2009 tarihinde boşalttığı kabul edildiğinde; Kök raporda da ortaya konulduğu üzere belirtilen gerekçe ile yöneltilen üç talep bulunduğu anlaşmaktadır. Bunlar ve işletmenin beklenen süre devam etmemesi sebebiyle kar kaybı ile işletilen için yapılan masraflar ve manevi tazminat olarak ortaya konulmuştur. Davacının taşınmazı işletmeye başlamasının alt işletme veya kiracı sıfatıyla bağlantılı olduğu ve asıl işleten veya kiracı tarafından sözleşmenin kiraya veren ile fesih edildiği görülmektedir. Ancak fesih iradesinin 22.05.2008 olmasına rağmen işletmenin 2009 yılına halen işletilmeye devam ettiği, tahliyenin 14.07.2009 tarihinde gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Bu haliyle davacının 22.05.2008 tarihinde gerçekleşen fesih sonrasında 13 ay 23 gün süreyle söz konusu işletmeyi kullanmaya devam ettiği görülmektedir. Bu durumda davacının haksız fesih konusunda bilgi sahibi olduğu tarihten (22.05.2008) itibaren benzer nitelikte bir işi tekrar kurabileceği 6-9 aylık süreye sahip olduğu, belirtilen gerekçe ile kar kaybı talebinde bulunmasının uygun olmayacağı benimsenmelidir. Takdiri Sayın Mahkemeye aittir. Davacı tarafından yapılan masrafların fesih tarihi itibariyle 184.000 TL olabileceği, teknik bilirkişi tarafından tespit edilmiş bulunmaktadır. Söz konusu masrafın sözleşme süresi içinde kullanım için gerçekleştirildiği belirlenmektedir. Buna bağlı olarak kullanılan süre ile sınırlı olarak bu masraflardan menfaat sağlandığı benimsenmelidir. Bu açıdan - Sözleşmenin başlangıcı 01.01.2002, bitişi ek protokol ile 31.12.2015 olarak belirlenmektedir. - Bu haliyle sözleşme süresinin 14 yıl olduğu (14 X 365 = 5110 gün + 3 artık yıl için birer günde olmak üzere 3 gün eklendiğinde 5113 gün olduğu) benimsenir. - Buna göre 14.07.2009 tarihi, sözleşme nin başlangıcından itibaren 2752 nci gün olup, kalan süre 2361 gün olarak belirlenmektedir. - 184.000 TL masrafa yönelik olarak, bunun beklenen ancak gerçekleştme yen döneme tekabül eden kısmı aşağıdaki şekilde hesaplanabilir. Bu haliyle yapılan masraflardan dolayı, erken sona ermeden kaynaklanan zararın 85.964,60 TL olduğu sonucuna varılabileceği," belirtilmiştir. ... 4.İş Mahkemesinin ... Esas sayılı işçilik alacaklarına ait kesinleşen dava dosyasından da anlaşılacağı üzere feshin haksız olarak yapıldığı anlaşılmaktadır. TBK madde 438'de belirtildiği üzere işverenein haksız feshinde sözleşme süresinin uyulmaması durumunda, bu sürelerle uyulmuş olsaydı kazanabileceği miktarı tazminat olarak isteyecebilecektir. Anlatılan kapsamda 11/04/2025 tarihli bilirkişi kök raporunda ve 01/02/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda da belirtildiği üzere davacının işletme için yapılan masraflar bakımından 85.964,60 TL talep edebileceği, maddi tazminat (kar kaybı) bakımından, fesih sonrası işletmenin bir yılı aşkın süre işletilmeye devam edilmesi karşısından, davacının benzer bir işletmeyi kurabilecek zamanının bulunduğu ve bu sebeple kar kaybı talebinde bulunamayacağı, ifade edilmekle Mahkememiz denetime uygun kök ve ek rapor kapsamında davanın maddi tazminat yönünden kısmen kabulü gerekmiştir. Davacı yan manevi tazminat talep etmiş ise de, taraflar arasında ticari bir ilişkinin bulunduğu, sözleşmenin haksız olarak feshedilmesinin davacının kişiliğinin ticari itibar ve piyasadaki imajına zarar verdiğine ilişkin dosyada bir delil bulunmadığı, sözleşmenin taraflardan biri tarafından her zaman feshinin mümkün olduğu, sözleşmenin haksız feshi halinde maddi zararın tazmininin istenebileceği, sırf sözleşmenin haksız feshinin diğer tarafın manevi şahsiyetine ve ticari itibarına zarar vermedikçe manevi tazminat talebini gerektirmediği, TBK'nun 49 maddesi gereğince koşulları oluşmadığından manevi tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, A-Davacının 85.964,60 TL alacağının davalı müflis şirketin iflas masasına kayıt ve kabulüne, B-Davacının munzam zarar ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE, 2-Alınması gereken 5.872,24 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 1.297,28 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 4.574,96 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 1.297,28 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 4-Alınması gereken 732,00 TL başvuru harcının davalıdan alınarak Hazineye Gelir Kaydına, 5-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 25.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.478,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 26.978,00 TL yargılama giderinin kabul/red oranlarına göre hükmolan kısım üzerinden hesaplanan 13.489,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır