İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/210 E. 2026/283 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/210
- Karar No
- 2026/283
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/210 Esas KARAR NO : 2026/283
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... -... VEKİLİ : Av. ... -....
....
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/04/2018 KARAR TARİHİ : 13/04/2026 KARAR Y.TARİHİ : 15/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davanın yapılan açık yargılaması sonucunda aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. I-İDDİALAR Davacı vekili dava dilekçelerinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 11/01/2017 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 6. Maddesine göre 1 yıl süre ile uzamış olmasına rağmen sözleşmenin davalı şirket tarafından haksız olarak fesih edildiğini, muaccel hale gelen hizmet bedelinin tüm ihtarlara rağmen ödenmediğini, müvekkilinin davalı şirkete ait ... olarak göreve başladığını ve Mart 2018 tarihinde kadar fiilen çalıştığını, haksız olarak sözleşmenin feshinden müvekkilinin zararları ile ilgili herhangi bir ödeme yapılmadığını, zararın karşılanması için davalı şirkete ihtarname gönderildiğini, ancak ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL hizmet bedelinin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafla 11/01/2017 tarihinde hakedişli doktor sözleşmesi imzalandığını, bu sözelşeminin hizmet karşılığı iş ortaklığı/ gelir paylaşımı sözleşmesi olduğunu, 01.03.2018 tarihinde “ 01.03.2018 tarihi itibari ile aşağıda bilgisi yer alan doktor tarafından ... hizmet sunmayacağımızı ve şirketimiz tarafından fatura kesmeyeceğimizi bildiririz.” demek sureti ile yazılı imzalı beyanla sözleşme davacı tarafından sonlandırıldığını, Müvekkil .... tarafından yapılan bir fesih bildirimi söz konusu olmadığını, davacı tarafın sözleşmeyi kendisi tek taraflı olarak feshetmiş olmasına rağmen alacaklarının muaccel olduğu iddiası ile talep etmiş olduğunuz bedel hakkın kötüye kullanıldığını, sözleşmede geçerli tüm muaccel alacakların talep edilmesi hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin Sözleşme yükümlülüklerine aykırı bir hareket etmediğini, davacının müvekkilinden hiçbir alacağının bulunmadığını savunmuş davanın reddini istemiştir. III-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 1.Hakedişli Doktor Sözleşmesi örneği. 2.... müzekkere cevabı. 3.Tanık beyanları. 4. İstinaf ilamından sonra aldırılan bilirkişi raporları. a)Nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiden alınan kök ve ek raporlarının sonuç kısmında özetle; Davacı şirket yetkilisi Dr....’nın 11.03.2018-11.01.2019 tarihleri arasında hangi firmalarda çalıştığı ve ne kadar gelir elde ettiği tespit edilememiştir. Çünkü, toplanan delillerden , ... Hizmet Döküm Belgesi’nin incelenmesi neticesinde , davacı şirket yetkilisi ve çalışanı Dr. ...’nın 11.03.2018-11.01.2019 tarihleri arasında sigortalı bir işte çalışmadığı, davacı şirketin ortağı olarak Bağkur priminin yatırıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacı şirketin yetkilisi ve çalışanı Dr. ...’nın 11.03.2018-11.01.2019 tarihleri arasında davalı şirketten ayrıldıktan sonra ek bir gelir elde edip etmediği tespit edilemediğini, bu durumda anılan tespitin yapılması için davacı .... ticari defterlerinin incelenerek , taraflar arasındaki sözleşmenin uygulandığı 11.01.2017-11.03.2018 dönemi ile 11.03.2018-11.01.2019 tarihleri arasında Dr. ....’nın çalışması karşılığı elde ettiği gelirin ve 11.03.2018-11.01.2019 tarihleri arasında elde ettiği gelir varsa bu tutarların tespiti gerektiğini, muhasebeci/mali müşavir bir bilirkişi vasıtası ile tespiti ve sonrasında mahsup yapılması gereken bir tutar var ise bunun belirlenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. b)Mali müşavir ve Nitelikli Hesaplamalar uzmanı bilirkişisinden alınan kök ve ek raporlarının sonuç kısmında özetle; Taraf Ticari Defter Kayıtları ve dosya kapsamı belgeler üzerinde; Davacı Şirketin 2019 Yılı Ticari Defterlerinin, Açılış ve Kapanış Onaylarının Süresinde yapıldığı, davacı Şirketin 2019 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK ‘nun 64/3 maddesinde ifade edilen kanuni şartlara uygun olarak tutulduğu, davalı Şirketin 2017 ve 2018 Yılı Ticari Defterlerinin, Açılış ve Kapanış Onaylarının Süresinde yapıldığı.Davacı Şirketin 2017 ve 2018 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK ‘nun 64/3 maddesinde ifade edilen kanuni şartlara uygun olarak tutulduğu tespit edildiğini, taraf ticari defter kayıtlarında 14/03/2024 dava tarihi itibariyle taraflar arasında gerçekleşen işlemler sonucunda borç/alacak bakiyesine ilşkin bir tutarın kayıtlı olmadığı, davacı Ticari Defter kayıtlarına göre; Davacı Şirketin sözleşmenin sonlandığı 11.03.2018-11.01.2019 tarihleri arasında elde edilen hizmet satış toplamının 180.023,47.-TL tutarında olduğu, ek raporda yapılan defter incelemesi sonucunda, davacı Şirketin sözleşmenin sonlandığı tarih sonrasında 11.03.2018-11.01.2019 tarihleri arasında elde edilen hizmet satış tutarı olan 180.023.47-TL’nin, 12.04.2025 tarihli ek raporda tespit edilen 150.000,00.-TL’den yüksek olduğu, başka bir anlatımla sözleşmenin sonlandığı tarihten sonraki 11.03.2018- 11.01.2019 tarihleri arasında elde edilen hizmet satışlarının 180.023,47.-TL tutarında olması nedeniyle davacı Şirketin 11.03.2018-11.01.2019 tarihleri arasında gelir kaybına uğramadığı, mahsup edilecek bir tutarın bulunmadığı tespit edilmiştir.
IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi kapsamında alacak istemine ilişkindir. Mahkememizin 24/09/2019 tarih, .... Karar sayılı kararı ile; davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verildiği, verilen kararın taraf vekillerince istinaf edildiği,....Karar sayılı kararı ile “… Mahkeme kararına dayanak yapılan sözleşme maddesinde "Davacı şirketin ayrı bir tüzel kişiliğinin olduğu, sözleşmede taraf olma ve taahhüt altına girme ehliyetinin bulunduğu, tarafların sözleşme yapma serbestisi ilkesi kapsamında sözleşme imzaladıkları sabittir. Bu durumda, tarafların delilleri toplanarak alacak iddiasının incelenmesi gerekirken mahkemece aksi yönde değerlendirme yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun kabulü ile..'' şeklinde kaldırılmıştır.
Kaldırma kararı üzerine dosya mahkememizin yukarıda yazılı esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Türk Borçlar Kanunu 438. Maddesinde “Haklı Sebebe Dayanmayan Fesih” başlığı altında şu düzenleme yer almaktadır: “Madde 438 - İşveren, haklı sebep olmaksızın hizmet sözleşmesini derhal feshederse işçi, belirsiz süreli sözleşmelerde, fesih bildirim süresine; belirli süreli sözleşmelerde ise, sözleşme süresine uyulmaması durumunda, bu sürelere uyulmuş olsaydı kazanabileceği miktarı, tazminat olarak isteyebilir. Belirli süreli hizmet sözleşmesinde işçinin hizmet sözleşmesinin sona ermesi yüzünden tasarruf ettiği miktar ile başka bir işten elde ettiği veya bilerek elde etmekten kaçındığı gelir, tazminattan indirilir. Hakim, bütün durum ve koşulları önde tutarak, ayrıca miktarını serbestçe belirleyeceği bir tazminatın işçiye ödenmesine karar verebilir; ancak belirlenecek tazminat miktarı, işçinin altı aylık ücretinden fazla olamaz " hükmü yer verilmiştir. Dosya içerisinde toplanan tüm deliller, gelen yazı cevapları, bilirkişi raporları, .... Karar sayılı sayılı kararı ve tüm dosya içeriğine göre; Davacı ile davalı arasında 11.01.2017 tarihinde hakedişli doktor sözleşmesi adı altında hizmet alım sözleşmesi imzalandığı, sözleşme kapsamında Dr. ...'ınn davalı şirket yetkilisi ve hizmet sunan çalışanı olarak yer aldığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 1 yıl süreli olduğu, sözleşmenin 6. Maddesinde, sürenin bitmesinden en geç 1 ay önce davalı hastane tarafından bildirimde bulunulmaması halinde aynı şartlarda sözleşmenin 1 yıl daha uzamış sayılacağının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 438. Maddesi hükmüne hizmet aktinin haklı sebep olmaksızın hizmet sözleşmesini feshedilmesi halinde belirli süreli sözleşmelerde sözleşme süresine uyulmaması durumunda, bu sürelere uyulmuş olsaydı kazanabileceği miktarın tazminat olarak istenebileceği ve işçinin hizmet sözleşmesinin sona ermesi yönünden tasarruf ettiği miktar ile başka bir işten elde ettiği veya bilerek elde etmekten kaçındığı gelir tazminatından indirileceği amir hüküm kapsamında, davacının sözleşme nedeniyle muaccel hale gelmiş geliri olan 150.000,00 TL'den, davacının sözleşmenin sonlandığı sonraki 11.03.2018- 11.01.2019 tarihleri arasında hizmet satışından elde edilen gelirin daha fazla (180.023,47 TL) olduğu dikkate alındığında, davacı şirketin 11.03.2018- 11.01.2019 tarihleri arasında gelir kaybına uğramadığı, tazminat talep hakkı bulunmadığı anlaşıldığından, davacının dava açmakta haklı nedeni olmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir V-HÜKÜM 1-Davanın reddine, Karar ve İlam Harcı 2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL harcın , peşin alınan 35,90-TL harçtan düşümü ile arta kalan 696,10- TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 3. Yargılama sırasında yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine iadesine, 5- Davalı tarafından yargılama boyunca yapılan 150,00 TL posta, 121,30 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı, 1.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.771,30- TL olarak yapılan yargılama giderlerinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Vekalet Ücreti 6. Davalı taraflar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3,13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ....yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. . 06/04/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır