Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5454 E. 2026/2328 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5454
- Karar No
- 2026/2328
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/350 E., 2025/1370 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Isparta 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/82 E., 2023/574 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı/birleşen davada davalı vekili ve davalı/birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanunun 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre; davacı/birleşen davada davalı vekili yönünden temyize konu edilen bedel 3.397,20 TL olup, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanunun ek madde 1/2 maddesi uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan asıl dava yönünden 40.000,00 TL ve birleşen dava yönünden 72.070,00 TL’nin altında kalmaktadır. Yine davalı/birleşen davada davacı vekili yönünden temyize konu edilen bedel 71.113,96 TL olup 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanunun ek madde 1/2 maddesi uyarınca birleşen dava yönünden dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Davalı/birleşen davada davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin asıl dava yönünden kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ASIL DAVA 1. Davacı ... vekili; davalının, 2008 yılından başlayarak yıllık olarak yenilenen sözleşmelerle 2015 yılı sonuna kadar davacı birliğe serbest muhasebeci/ mali müşavir hizmeti verdiğini, ancak davalının mali müşavirlik hizmetini davacıya zarar verecek şekilde ifa ettiğini, bu sebeple sözleşmenin sona ermesini takiben yeni bir sözleşme yapılmayacağının davalıya bildirildiğini, bunun üzerine davalının 28.01.2016 tarihli ve 70.649,96 TL bedelli; aynı tarihli 2.097,20 TL bedelli ve yine aynı tarihli 1.746,00 TL bedelli serbest meslek makbuzları düzenleyip Isparta 1. İcra Müdürlüğünün 2016/780 E. sayılı dosyası ile davacı aleyhine takibe koyduğunu, davalının söz konusu alacak taleplerinde haksız olduğunu, davalının 14.01.2014 tarihli sözleşmede tahrifat yaptığını, gerçekte sözleşmenin 1 yıl süreli olduğunu, davalıya ödenmemiş ücretinin bulunmadığını ileri sürerek bahsi geçen icra takip dosyası sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitini, takibin iptalini, takibe dayanak makbuzların geçersizliğini, %20 oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili; 14.01.2014 tarihli taraflar arasındaki sözleşmenin 5 yıl süreli olarak düzenlendiğini, davacı tarafından sözleşmenin haksız yere feshedildiğini, sözleşmedeki hüküm uyarınca davacı Birliğin hizmet vermediği döneme ait ücretini tazminat olarak ödemesi gerektiğini, ayrıca sözleşme kapsamına girmeyen hizmetlerin ücreti ödenmediği gibi 2015 takvim yılındaki yapılması gereken artışın yapılmadığını, bu sebeple ödenmeyen artıştan kaynaklı farklara ait ücret alacağının da bulunduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. II. BİRLEŞEN DAVA 1. Davacı ... vekili; davacının davalıya muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri verdiğini, aralarındaki sözleşmenin 14.01.2014 tarihinde 01.01.2014 tarihinden itibaren başlamak üzere 5 yıl süreli olarak düzenlendiğini, sözleşmenin süresinin 31.12.2018 tarihi itibariyle sona ereceğini, ancak davalının haksız yere sözleşmeyi 12.01.2016 tarihinde feshederek bu kararını 13.01.2016'da davacıya bildirdiğini, sözleşmedeki hüküm uyarınca sözleşmenin haksız feshedilmiş olması sebebiyle hizmet verilmeyen dönemlere ait ücretin tazminat olarak davacıya ödenmesi gerektiğini, bu sebeple davacının 70.649,96 TL tutarlı serbest meslek makbuzu düzenlediğini, ayrıca 2015 yılı ücret artışının dikkate alınmadan ücretlerinin ödenmesi sebebiyle 1.764,00 TL'lik serbest meslek makbuzunun davacı tarafından kesildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin kapsamadığı işlerin davacı tarafından yerine getirildiğini, sözleşmeye göre bu işler sebebiyle davacının ayrıca ücretlendirme yaparak 2.097,20 TL'lik serbest meslek makbuzu düzenlendiğini, ancak bugüne kadar davacının alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, toplamda 74.511,16 TL alacağın 15.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili; taraflar arasında düzenlendiği söylenen sözleşmede davacının tahrifat yaptığını, sözleşmenin bir yıllık düzenlendiğini ve bitim süresinin 31.12.2014 olduğunu, 2015 yılında davacının muhasebecilik ve mali müşavirlik hizmetini devam ettirdiğini, ancak davalıya zarar verecek mahiyette hizmetini hatalı ve ayıplı ifa etmesi sebebiyle davacı ile sözleşme yapılmayacağının tarafına bildirildiğini, davacının ödenmemiş alacağının bulunmadığını, hizmet vermediği dönem için ücret isteyemeyeceğini savunarak, davanın reddini dilemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.11.2020 tarihli menfi tespit davasının kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 25.02.2022 tarihli ve 2021/661 E., 2022/309 K. sayılı ilamıyla; "...İlk Derece Mahkemesinde 2018/645 E. sayılı dosya ile taraflar arasında görülmekte olan menfi tespit davası sonucunda verilecek hükmün eldeki dava sonucunu etkileyecek mahiyette olması ve kararlar arasında doğması muhtemel çelişkinin önüne geçilmesi adına her iki dosya arasındaki fiili ve hukuki bağlantı gözetilerek dosyaların birleştirilmek suretiyle yargılamalarının ortak yürütülmesi gerektiği üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir...Mahkemece davalının bu iddiası üzerinde durularak sözleşme kapsamında sayılmayacak hizmetleri verip vermediği, 2015 takvim yılına ait ücretlerinin tamamının davalıya ödenip ödenmediği yönünde taraf delilleri toplanarak, dosyaya davacı tarafından sunulan ödeme makbuzları da gözetilerek, gerektiğinde tarafların defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle davacının 60 33... seri numaralı serbest meslek makbuzlarına konu alacak taleplerinde haklı olup olmadığına ilişkin taraf ve hakim denetimine olanak sağlayacak somut uyuşmazlığı çözümleyecek mahiyette konusunda uzman muhasebeci/mali müşavir bilirkişiden rapor alınmadığı görülmüştür. Bu sebeple Mahkemece eksik tahkikata dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir..." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alacaklı olduğunu ispat yükü kendisinde olan davacının bu iddiasını istinaf ilamında belirtildiği şekilde kesin delillerle ispatlamayamadığı gerekçesiyle asıl dava dosyası bakımından; davanın kabulü ile Isparta 1. İcra Müdürlüğünün 2016/780 E. sayılı dosyasında takibe dayanak yapılan serbest meslek makbuzlarının geçersiz olduğunun tespitine, davacı borçlunun icra dosyasında davalı alacaklıya borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline, davacının kötü niyet tazminatı talebinin koşulları oluştuğu kanaatine varılmakla asıl alacağın (74.511,16 TL) %20'si üzerinden hesaplanan 14.902,23 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen Mahkemenin 2022/110 E., 2022/202 K. sayılı dava dosyası yönünden davanın reddine, karar verilmiş; karara karşı davalı/birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 60 33... seri numaralı serbest meslek makbuzlarına konu alacak iddiası yönünden mali müşavir bilirkişiden alınan denetlenebilir, oluşa ve dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya elverişli mahiyetteki 25.11.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda davalı/birleşen dava davacı muhasebecinin 6033 sayılı serbest meslek makbuzuna konu yapılan bakiye 1.300,00 TL ücret alacağının bulunduğu, ... nolu serbest meslek makbuzuna konu alacak yönünden ise sözleşme kapsamı dışında kalan hizmetlerin verilmiş olması sebebiyle 2.097,20 TL tutarında alacaklı olduğu, neticeten davalı/birleşen dosya davacısı muhasebecinin toplamda 3.397,20 TL tutarında ödenmemiş alacağının bulunduğu, davacı ... 12.01.2016 tarihi itibariyle sözleşmenin yenilenmeyeceği yönünde karar alarak söz konusu kararını davalı/birleşen dosya davacısı muhasebeciye 13.01.2016 tarihinde bildirdiği, davalı/birleşen dosya davacı muhasebeci tarafından dosyaya 2016 yılı takvim yılı için sözleşme düzenlendiği yönünde herhangi bir yazılı delil de sunulmadığı, buna göre davalının hizmet vermediği döneme ait ücretin kendisine tazminat olarak ödenmesi gerektiğinden bahisle alacak iddiasında bulunamayacağı gerekçesiyle davalı-birleşen davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın kısmen kabul kısmen reddine, Isparta 1. İcra Müdürlüğünün 2016/780 E. sayılı icra takibi yönünden davacının 3.397,20 TL asıl alacak ve ferileri yönünden borçlu olduğu, bakiye 71.113,96 TL asıl alacak ve ferileri yönünden borçlu olmadığının tespitine, takibe dayanak 6034 seri nolu serbest meslek makbuzunun geçersizliğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın (71.113,96-TL) % 20'si üzerinden hesaplanan 14.222,79 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, koşulları oluşmadığından davalının inkar tazminatı talebinin reddine, birleşen davanın kısmen kabul kısmen reddine, 3.397,20
TL'nin 1.300,00 TL'sinin temerrüt tarihi olan 21.01.2016 tarihinden; 2.097,20 TL'sinin 15.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı/birleşen davada davalı vekili ve davalı/birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı/birleşen davada davacı vekili; davacı/birleşen dava davalısının sözleşmeyi haksız yere tek taraflı feshettiğini, savcılığa fesihten önce şikayette bulunmuş gibi göstererek feshi haklı kılma çabasına girdiğini, gönderilen fesihnamede savcılığa yapılan başvurudan bahsedilmediğini, sadece Birliğin vergi denetiminden dolayı zarara uğratıldığının ifade edildiğini, gerçekte böyle bir zararın bulunmadığını, davalı/birleşen dava davacısının sözleşme kapsamı dışında kalan hizmetleri verdiğini yazılı belgelerle ispat ettiğini, bu belgelerin bilirkişi tarafından incelendiğini ve davacı muhasebecinin alacaklı olduğunun belirlendiğini, sözleşmenin geçerli olup olmamasının sözleşme kapsamı dışında kalan hizmetlerle ilgili ücret istenmesini etkilemeyeceğini, ...' a bildirilen sözleşmenin 1 yıllık olmasının, adı geçen Kurumun sözleşmelerin bir yıl olarak düzenlenmesi zorunluluğundan kaynaklandığını, dava konusu sözleşmenin elle yazılan kısımlarını davalı/birleşen dosya davacısının oğlunun doldurduğunu, tarih kısmını aralarındaki husumet nedeniyle 2018 yerine 2014 olarak yazdığını, davacı/birleşen dava davalısına sözleşmeyi imzalatmak istediğinde davalı/birleşen dosya davacısının durumu fark ettiğini, yöneticilerin bilgisi dahilinde düzeltmenin yapıldığını, ceza davasında sözleşmenin sadece tarih kısmının düzeltilmesiyle ilgili karar verildiğini, Ceza Mahkemesinin sözleşmeyi geçersiz sayma veya iptal etmeye yönelik bir kararın bulunmadığını, bu yönde yetkisinin de olamayacağını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada mali müşavirlik sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebi için başlatılan icra takibinde borçlu olmadığının tespitine ve birleşen davada ise mali müşavirlik sözleşmesinden kaynaklana alacak istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçeleye, özellikle davalı/birleşen dava davacı muhasebecinin 14.01.2014 tarihli sözleşmenin 5 yıl süreli olarak ve bitim tarihi 31.12.2018 tarihli olacak şekilde düzenlendiğini, sözleşmenin bitim tarihinin 31.12.2014 olarak yazıldığı ve 2014 tarihinin 2018 olarak düzeltildiğini, bu düzeltmeyi davacı Birliğin bilgisi dahilinde yaptığını, sözleşmenin bitim tarihinde yapılan düzeltmeye ilişkin davacı Birliğin parafının bulunmaması ve düzeltmenin bilgisi dahilinde yapıldığını kabul etmemesi, hatta davacı birliğin evrakta sahtecilik suçlamasıyla davalı muhasebeci hakkında savcılık nezdinde şikayetçi olması karşısında dayandığı yasal delillerle ispat edemediği anlaşılmakla davalı/birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı/ birleşen davada davalı vekilinin asıl ve birleşen dava yönünden ve yine davalı/ birleşen davada davacı vekilinin birleşen dava yönünden temyiz dilekçesinin miktar itibariyle REDDİNE, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının asıl dava yönünden (davalı/birleşen davada davacının tüm temyiz itirazlarının reddi ile) 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalı/birleşen davada davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacı/birleşen davada davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.