Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5400 E. 2026/2265 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5400
- Karar No
- 2026/2265
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/699 E., 2025/1277 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Hakkari 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/276 E., 2025/48 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle: kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında 28.05.2015 tarihli hibe sözleşmesi yapıldığını, sözleşme konusu tesisin belirlenen niteliklerden daha üstün nitelikte yapıldığını, davalı kurumun nihai rapor tanzim ettiğini, buna rağmen davalının 16.06.2017 tarihli yazısıyla sözleşmenin (14.3c) maddesinde belirtilen yatırımcıların ve ortakların yüklenicinin ve aracılarının dolandırıcılık ve yolsuzluk yapması suç örgütüne dahil olması veya ülkenin mali çıkarlarına zarar verici herhangi bir faaliyetinin olması hali kapsamında sözleşmeyi feshettiğini, ve (14.6.) maddesi kapsamında yatırılan teminatın Hazineye irat kaydedildiğini bildirdiğini, müvekkilinin sözleşmenin (14.3c) kapsamında bir fiili olmadığını, arşiv veya suç kaydının bulunmadığını, sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini, daha önce hakkında Van 1. Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi nezdinde dava açıldığını ancak 4616 sayılı Kanunun 1/4 maddesi kapsamında kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine karar verildiğini daha sonra 1/4-2.m kapsamında denetim süresin içinde suç işlemediğinden talebi üzerine Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/421 D.İş sayılı kararıyla 02.08.2014 tarihinde davanın düşmesine karar verildiğini, buna göre ortada ceza hükmü bulunmadığından sözleşmenin (14.3.) maddesi kapsamında değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığını, sözleşmenin 14/9. maddesinde sözleşmenin feshine ilişkin 14. madde hükümlerinin sözleşmenin imzalandığı tarih ile nihai raporun idarece uygun olarak kabul edildiği tarih arasında geçen süre için uygulanacağının öngörüldüğünü, sunduğu nihai raporun davalı çalışanlarınca onaylandığını nihai raporun uygun görülmesinden sonra fesih yapılamayacağını, TBK m.295 'de düzenlenen bağışlamanın geri alınması hükümlerine tabi olduğunu, fesih nedenlerinin bu kapsamda olmadığını ileri sürerek sözleşmenin haksız feshedildiğinin tespitine şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL'nin haksız fesihten itibaren yasal faiziyle birlikte ve irat kaydedilen teminat bedelinin haksız fesih tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 26.02.2021 tarihli talep açıklama dilekçesinde hibe sözleşmesinde davalı Bakanlık tarafından sağlanacağı hibe miktarının KDV hariç 195.000,00 TL olarak belirlendiğini belirterek talebinin KDV hariç 195.000,00 TL olduğunu bildirmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; idari yargının görevli olduğunu, aksi halde yetkili mahkemelerin Ankara mahkemeleri olduğunu, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, sözleşmenin esas hükümlerinin yerine getirilmediğini, sözleşmenin 14.3.maddesinde yer alın fesih halinin mevcut olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 23.05.2019 tarihli idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 30.01.2020 tarihli ilamıyla kaldırılmasına İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesinden sonra İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 09.11.2021 tarihli davanın kabulüne dair kararın, taraflarca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 27.05.2024 tarihli kararıyla davacının teminatın iadesi talebi hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemiş olması nedeniyle kaldırılmasına yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın iadesine karar verilmiş; İlk Derece Mahkemesince bu sefer ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davalı hakkında terür örgütü PKK'ya yardım ve yataklık yapmak suçundan açılan kamu davasının 4616 sayılı Kanunu m.1/4 ile CMK m. 223/8 uyarınca düşürülmesine karar verildiği sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerin yerine getirildiği işin tamamlandığının nihai rapor ile tespit edildiği suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar hiç kimsenin suçlu sayılamayacağı ilkesinin dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, sözleşmede hibe bedeli olarak kararlaştırılan 195.000,00 TL ile teminat bedeli olarak yatırılan 20.000,00 TL'nin 04.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacının sözleşme kapsamında taşıması gereken nitelik ve şartları taşımadığının müvekkili tarafından tespit edildiğini, bu doğrultuda sözleşmenin m.14/3 ve 6 hükümleri kapsamında işlem tesis edildiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasındaki hibe sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği iddiasına dayanan alacak istemine ilişkindir. 1. Temyiz olunan karardaki gerekçeye, tarafların arasında kırsal kalkınma yatırımlarının desteklenmesi programı kapsamında davacının soğuk hava projesi maliyetinin bir kısmı için yatırım yapılmasına ilişkin olarak taraflar arasında imzalanan hibe sözleşmesinde davacıya şartların gerçekleşmesi halinde KDV hariç 195.000,00 TL hibe yapılmasının öngörülmüş olmasına, sözleşmenin 14/3.maddesinde yer alan yatırımcının ve ortaklarının yüklenicilerinin ve aracılarının dolandırıcılık veya yolsuzluk yapması suç örgütüne dahil olması veya ülkenin mali çıkarlarına zarar verici herhangi bir faaliyeti olması halinin bulunduğu gerekçesiyle sözleşme feshedilmiş ise de hakkında kesinleşmiş ceza mahkumiyetinin bulunmadığının ve davalı tarafından başka bir fesih sebebi sunulmadığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun m.369/1 hükmü gereği resen yapılan incelemenin sonucunda, davacının taleplerinin sözleşmede öngörülen hibe tutarının irat kaydedilen teminat bedelinin ödenmesi olduğu, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, davacı vekilinin dava dilekçesinde irat kaydedilen teminat bedelinin ödenmesi talebi yönünden asgari bir miktar göstermediği gibi Mahkemenin talep miktarını açıklamak ve eksik harcını yatırmak için verdiği süre içinde sunduğu 26.02.2021 tarihli dilekçesiyle talep sonucunu sözleşmede öngörülen hibe tutarı olarak (KDV hariç 195.000,00 TL) olarak bildirdiği teminatla ilgili talebi yönünden bir açıklama yapmadığı tespit edilmiştir. Davacının teminatla ilgili talebi yönünden dava dilekçesinde asgari bir tutar göstermemiş olması, talep açıklama dilekçesinde bu talebe yer verilmemesi ve yine bu talebe ilişkin karar ve ilam harcı yatırılmamış olması nedeniyle bu talep yönünden usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığından bu talep yönünden karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371 maddesi uyarınca BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.