Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5111 E. 2026/2337 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5111
- Karar No
- 2026/2337
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2979 E., 2025/1642 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/2041 E., 2023/2017 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin, davalı şirketin ... numaralı tarımsal sulama abonesi olduğunu, davalı şirket tarafından müvekkilinin kaçak/usulsüz elektrik enerjisi kullandığından bahisle kaçak elektrik tutanağı düzenlendiğini ve 716.131,87 TL borç tahakkuku yapıldığını, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığını, tutanağın düzenlendiği tarih itibariyle müvekkili hakkında yönetmeliğe aykırı fatura düzenlendiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, dava konusu fatura yönünden müvekkilinin davalı şirkete şimdilik 100,00 TL borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, 15.12.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 716.131,87 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili şirket çalışanları tarafından davacıya ait tarımsal sulama alanında gerçekleştirilen kontrol ve denetimlerde, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42/1-ç maddesine göre kaçak elektrik enerjisi kullandığının tespit edilerek adına kaçak tespit tutanağı tanzim edildiğini, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yargılamaya konu menfi tespit davasında ispat yükünün davalı alacaklı üzerinde olduğu, dava konusu borca ilişkin belge ve tutanakların davalı şirketten celp edildiği, sunulan belgelerin incelenmesinde; kaçak kayıt dökümünün, Q/... 5 69... .07.2022 tarihli tutanağa ait olduğu, ancak bu belirtilen numaraya ait kaçak tutanağın gönderilen evraklar arasında bulunmadığı, ikinci sunulan L/... 0 nolu kaçak tutanağının ve tesisat endeks dökümünün dava dışı M.N.K. isimli kişiye ait olduğu, M.N.K. isimli kişi adına düzenlenen tutanak davacıya aktarılmış ise bu husususun gönderilen evraklardan anlaşılamadığı, zira aktarmanın komisyon kararına istinaden yapıldığı, ancak bu hususta alınan karar varsa da sunulmadığı, davalı şirket tarafından delil olarak sunulan belgelerin davacı ile ilgisiz olması nedeniyle bilirkişi incelemesi yapılmadığı, usulüne uygun ihtara rağmen davalı tarafından icra dosyasına dayanak belgelerin sunulmadığı, davalının alacaklı olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, davacının davalıya 716.131,87 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın niteliğine göre alacağın varlığına dair ispat külfeti kendisinde bulunan davalıya, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 139/1-ç maddesine uygun şekilde yapılan ve kesin süre içeren ihtara rağmen, davalının belge ve delillerini sunmaması üzerine aynı Kanunun 140/5 maddesi uyarınca bu delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasının ve alacağın ispatlanamamış olması nedeniyle davanın kabulüne ilişkin verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulduğunu, dava dosyasına konu tutanakların aynı zamanda davacının da dayandığı delil olduğunu, gerekli bilgi ve belgeler dosyada mevcut olmamasına rağmen ıslahın kabul edildiğini, davacının da bu bilgi ve belgeler yönünden ispat yükü doğmasına rağmen, olmayan bilgi ve belgelere dayanarak davanın kabul edilmesinin çelişkili olduğunu, iki haftalık kesin süre ile müvekkili şirketin delil sunma hakkının kısıtlanmasının hakkaniyete aykırı bulunduğunu, müvekkili şirketçe gerekli bilgi ve belgenin süresinde sunulmadığı ya da hiç sunulmadığı kanaati oluşsa dahi keşif ve bilirkişi delilleri yerine getirildikten sonra hüküm kurulması gerektiğini, hukuk yargılamasında taraflarca getirilme ve taleple bağlılık ilkelerinin yanı sıra hâkime davayı aydınlatma ödevi de yüklendiğini, kaçak tutanağının aksini iddia eden davacının kaçak kullanım olmadığının aksini resmi belgeler ile ispatlaması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kaçak elektrik tahakkukundan kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi gerekmiş ve ispat yükü üzerinde olan davalının, usulüne uygun olarak yapılan ihtara rağmen delillerini dosyaya sunmaması nedeniyle, davacının kaçak elektrik kullandığını ispat edememesine, hâkimin yargılamayı belli sürede bitirmeleri hususunda adil yargılama kapsamında hukuki sorumluluğunun bulunmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.