Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/1510 E. 2026/2329 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1510
Karar No
2026/2329
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/986 E., 2025/952 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/249 E., 2022/660 K.

Bölge Adliye Mahkemesi asıl ve ek kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalı Bankaya borçlu olduğunu, borcu nedeniyle davalının ... Şubesindeki Bağ-Kur emekli maaşı hesabına 2017 yılında bloke koyarak kesinti yaptığını, kredi kullandırımında müvekkilinin verdiği muvafakatname ve virman talimatının yasal geçerliliği bulunmadığını, bunun Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı ile de hüküm altına alındığını belirterek; blokenin kaldırılmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 50.000,00 TL kesintinin 2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iadesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkilinin kredi borçlusu olan davacının kredi kullandırımı aşamasında kredi taksitlerinin maaş hesabından tahsili konusunda virman talimatı verdiğini, kredi borcunun maaş dışında ödenme olanağı bulunmadığını, talimat doğrultusunda yapılan kesinti işleminde hukuka aykırı bir durum bulunmadığını, talebin haksız ve kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/(13)3-1980 E., 2021/829 K. ve 24.06.2021 tarihli oy çokluğu ile verilen kararı doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, davacının emekli maaşına davalı banka tarafından konulan blokenin kaldırılmasına, davacının emekli maaşı hesabından kesilen 26.062,56 TL'sının dava tarihi 09.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının emekli maaşının davalı banka nezdindeki hesabına yattığı, davacının davalı bankadan verilme 4894 **** **** ... nolu kredi kartının kullanıcısı olduğu, yine davacının davalı Bankada KMH hesabının da bulunduğu, kredi kartı borcunun 25.10.2018 tarihinde 16.557,28 TL anapara ve KMH Kredisinin 26.10.2018 tarihinde 49.998,77 TL ana para üzerinden yasal takip hesaplarına aktarıldığı, davacının 20.02.2017 tarihinde davalı bankaya vermiş olduğu muvafakatname, taahhütname, virman, takas ve mahsup talimatı ile "davalı bankadan kullandığı ve kullanacağı kredi hizmetlerine karşılık SGK'dan olan alacaklarını rehin ettiği, doğmuş ve doğacak borçlarının şube nezdindeki hesaplarından her hangi bir talimata gerek kalmaksızın faiz ve ferileriyle birlikte takas-mahsup etmek suretiyle tahsil etme ve borçlarının ödenmemesi halinde SGK'dan almakta olduğu gelir, aylık ve ödeneklerin tamamı üzerinde haciz uygulama" yetkisi verdiği, talimata uygun olarak yapılan kesintinin hukuka uygun olmasın nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın usul ve esas bakımından hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin 30.06.2025 tarihli ek kararıyla; verilen kararının miktar veya değerinin 544.000,00 Türk Lirasını geçmediği ve keza dava 2022 yılında açılıp, dava değeri 50.000,00 TL olup, dosyadaki bilirkişi raporuyla davacıya kullandırılan kredilerden; 4894 **** **** 7951 sayılı kredi kartı borcunun 25.10.2018 tarihinde 16.557,28 TL anapara, 1.766,15 TL üzerinden, KMH Kredisinin 26.10.2018 tarihinde 49.998,77 TL ana para üzerinden yasal takip hesaplarına aktarıldığı tespit edilmekle; anılan değerin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 04.06.2025 tarihli ve 7550 sayılı Kanunun 20. maddesi ile değişik ek-1/2. maddesi uyarınca dava tarihi olan 2022 yılı itibari ile temyiz kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibariyle reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz itirazında bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili asıl ve ek karara ilişkin temyiz dilekçesinde; müvekkilinin alışveriş kredi kartını kullandığını, kesintinin ve blokenin hakkaniyete aykırı olduğunu, bu konuda Hukuk Genel Kurulu kararı bulunduğu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı bankadan kullanılan kredi nedeniyle emekli maaşına konulan blokenin kaldırılması ve kesintilerin iadesi istemine ilişkindir. 1. Her ne kadar Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesince, verilen kararın kesin olduğu gerekçesiyle, 30.06.2025 tarihli ek karar ile davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiş ise de; davacı vekilinin emekli maaşına konulan blokenin kaldırılmasını talep ettiği, muarazanın giderilmesine ilişkin istemde bulunduğu anlaşılmakla, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesince verilen temyiz talebinin reddine ilişkin 30.06.2025 tarihli ek kararının kaldırılarak davacı vekilinin temyiz taleplerinin esastan incelenmesi gerekmiştir. 2. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle davacının imzaladığı tüketici kredi ve kredi kartı sözleşmelerinde yer alan ilgili maddeler ile; doğmuş ve doğacak her türlü borçları gereğince bankaya rehin, hapis, takas ve mahsup hakkını verdiği, kredi borçlarının sözleşmeye uygun olarak ödememesi halinde kredinin teminatı olarak maaşından kesinti yapılmasını kabul ettiği ve kredi borcu taksitlerinin maaş hesabından kesilmesi için talimat verdiği, kişinin mali durumu ve maaş gelirine göre borcunun ödenebileceği güvencesiyle kredi veren bankanın alacağının imkansızlaşması, kötü niyetli bir kredi borçlusunun borcunu hiç ödememesi gibi bir sonuç doğuracağı ve bu hususun Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde düzenlenen iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığı, bu itibarla yapılan kesinti ve tahsilatlarda, sözleşmeye bağlılık, ahde vefa ilkesi ve tarafları bağlayan sözleşme hükümleri çerçevesinde hukuka aykırılık bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir (Emsal: Dairemizin 14.05.2025 tarihli ve 2024/4014 E., 2025/2833 K. sayılı ilamı). VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/1510, K. 2026/2329, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2026-1510-e-2026-2329-k-b8b715dbf37c