Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5430 E. 2026/2327 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5430
Karar No
2026/2327
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1067 E., 2025/1184 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Lüleburgaz 2. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi SAYISI : 2020/389 E., 2025/53 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkillerinin murisi ...'ın 02.03.2015 tarihinde dava dışı ... T.A.Ş Lüleburgaz Şubesinden konut kredisi kullandığını, kullandığı kredinin teminat altına alınması amacıyla davalı sigorta şirketi nezdinde hayat sigortası poliçesi düzenlendiğini, muris sigortalının 15.06.2016 tarihinde kalp krizi geçirerek vefat ettiğini, poliçede ölüm tarihi itibariyle teminat tutarının 118.400,00 TL olarak belirlendiğini, murisin vefat etmeden önce aynı bankanın .../İzmir şubesinden de 30.000,00 TL tutarında ihtiyaç kredisi kullandığını, bu krediye istinden de davalı sigorta şirketi tarafından hayat sigorta poliçesi düzenlendiğini, bu poliçe ellerinde bulunmadığından teminat bedelini bilmediklerini, davalı sigorta şirketinin sigortalının poliçeden önce mevcut hipetansiyon ve aterosklerotik kalp hastalıklarını beyan etmediği gerekçesiyle sigorta tazminatını ödemediğini, davacı ...'ın icra tehdidi ile ihtiyaç kredisi borcunu tamamen ödediğini, konut kredi taksitlerini de ödemeye devam ettiğini, sigortalının ani kalp krizi nedeniyle vefat ettiğini, poliçenin düzenlenmesinden önce kapsamlı tetkikten geçen sigortalıya kalp rahatsızlığına ilişkin bir tanı konulmadığını, başvuru formunun maktu olarak doldurulduğunu, davalı sigorta şirketinin, sigortalıya eksik beyanda bulunması halinde hangi yaptırıma maruz kalacağını bildirmeyerek bilgilendirme yükümlülüğünü ihlal ettiğini ileri sürerek; belirsiz alacak davası olarak ihtiyaç kredisine binaen yapılan poliçe gereği şimdilik 10.000,00 TL'nin sigortalının ölüm tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, konut kredisinin teminatı için düzenlenen poliçe gereği vefat teminat bedelinin öncelikle bankaya ödenmesini, artan kısmın sigortalının ölüm tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, davacı vekili 01.02.2023 tarihli bedel artırım dilekçesiyle; dava değerini 142.333,51 TL'ye yükseltmiş ve bu miktara dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davada yetkili Mahkemenin sigorta poliçesinde belirlenen İstanbul Mahkemeleri olduğunu, kısmi dava açılamayacağını, dava dışı banka lehdar olarak belirlendiğinden davacıların dava açma hakları bulunmadığını, sigortalının kalp ve hipertansiyon hastalığı bulunmasına rağmen, her iki poliçe için düzenlenen başvuru formunda anılan hastalıklarının mevcut olup olmadığına ilişkin soruya olumsuz cevap verdiğini, sigortalının ölümü ile beyan etmediği hastalıkları arasında illiyet bağı bulunduğunu, vefata neden olan hastalığın beyan edilmemesi nedeniyle müvekkili şirketin tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin 04.11.2019 tarihli ilamıyla; davada İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle; Mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş, hükmün istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 03.07.2020 tarihli ve 2020/484 E., 2020/1446 K. sayılı kararı ile davalının acentesi konumunda bulunan banka şubesinin bulunduğu yer Mahkemesi olan Lüleburgaz Mahkemesinin davada yetkili olduğu gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ihtiyaç kredisi alacağının teminat altına alınması için düzenlenen poliçe Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi olup, sigortalının kaza nedeniyle vefat etmemesi nedeniyle bu poliçe kapsamında vefat teminatı talep edilemeyeceği, konut kredi alacağının teminat altına alınması için düzenlenen hayat sigorta poliçesinde dain-i mürtehin olan bankanın davaya muvafakat verdiği, alınan bilirkişi raporu ile davacıların murisinin poliçe düzenlenmeden önce var olan tedavi aldığı saptanan hipertansiyon hastalığı ile ölümü arasında doğrudan illiyet bağı bulunmadığının tespit edildiği, yine alınan bilirkişi raporuna göre poliçe teminat bedeli olan 110.833,51 TL'den 44.922,72 TL'nin dava dışı bankaya 65.910,79 TL'nın varislere ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 65.910,79 TL'nin 15.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak miras hisseleri oranında davacılara verilmesine, 44.922,72 TL kredi borcunun davalı sigorta şirketinin başvuruyu ret tarihi olan 09.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek kredi faizleri ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile dava dışı ...'a ödenmesine, davacıların ihtiyaç kredisi kapsamında düzenlenen poliçe gereği vefat teminatı talebinin ödenmesi isteminin reddine karar verilmiş; karara karşı süresinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunulmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 02.02.2015 başlangıç tarihli hayat sigorta poliçesinde lehdar olan Bankanın davaya kayıtsız şartsız muvafakat ettiği, davacıların murisinin kullandığı ihtiyaç kredisi kapsamında, kredi alacağının teminat altına alınması için 17.08.2015 başlangıç, 17.08.2018 tarihli hayat sigorta poliçesi düzenlendiği, davacı tarafın bu poliçeye dayanarak da vefat teminatı ödenmesini talep ettiği, bilirkişi raporunda belirtilen ferdi kaza sigorta poliçesinin eldeki davanın konusu olmadığı, buna rağmen Mahkemece davaya konu hayat sigorta poliçesi gözardı edilerek, davaya konu olmayan ferdi kaza sigorta poliçesi dikkate alınarak karar verilmesinin doğru olmadığı, talep artırım dilekçesinde vefat teminatının Bankaya ödenmesi talebinde bulunmadan dava değerini 142.333,51 TL'ye yükselttiği, dava dışı Banka 25.04.2024 tarihli yazı cevabında da, davaya kayıtsız şartsız muvafakat ettiğini beyan ettiği, bu nedenlerle 02.02.2015 başlangıç, 02.03.2025 bitiş tarihli hayat sigorta yönünden taleple bağlı kalınarak; 110.833,51 TL vefat teminatının, 17.08.2015 başlangıç, 17.08.2018 tarihli hayat sigorta poliçesi kapsamında 31.500,00 TL vefat teminatının tahsiline karar verilmesi gerekirken, eksik alacağa hükmedilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf talebinin reddine, davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, 17.08.2015 başlangıç tarihli V-3772751 poliçe numaralı hayat sigorta poliçesi yönünden 31.500,00 TL vefat teminatının, 02.03.2015 başlangıç tarihli V-3601815 poliçe numaralı hayat sigorta poliçesi yönünden taleple bağlı kalınarak 110.833,51 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak miras hisseleri oranında davacılara verilmesine, oy çokluğuyla karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; vefat teminatını talep hakkı bankaya ait olduğundan, davacıların aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, sigortalının poliçe düzenlenmesinden önce mevcut hipertansiyon hastalığını beyan etmediğini, hipertansiyon hastalığının murisin ölümüne neden olan kalp hastalığının risk faktörü olduğunu, illiyet bağı tespit edilemezse bile beyan yükümlülüğüne aykırı hareket edilmesi nedeniyle cayma hakları bulunduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hayat sigortasından kaynaklanan teminat kapsamının davalıdan tahsil istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve özellikle dava dışı bankanın 25.04.2024 tarihli yazı cevabında davaya kayıtsız şartsız muvafakat ettiğini beyan ettiği, bu nedenlerle 02.02.2015 başlangıç, 02.03.2025 bitiş tarihli hayat sigorta yönünden taleple bağlı kalınarak 110.833,51 TL vefat teminatının, 17.08.2015 başlangıç, 17.08.2018 tarihli hayat sigorta poliçesi kapsamında 31.500,00 TL vefat teminatının tahsiline karar verilmesinin yerinde olduğu, sigortalının kesin tanı olarak kalp rahatsızlığının olduğunun ispat edilemediği, sigortalının sağlık kayıtları ile gerçekleşen ölüm olayı arasında illiyet bağının alınan Adli Tıp Kurumu Raporu ile ispat edilemediği anlaşılmakla, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5430, K. 2026/2327, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5430-e-2026-2327-k-3cdf7d585d48