Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5690 E. 2026/2342 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5690
- Karar No
- 2026/2342
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2911 E., 2025/1842 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/366 E., 2023/1500 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin Şanlıurfa ili Haliliye ilçesi 21 58... nolu parselde bulunan ...Mah. 488 Sk. ... Apt. No:5 adresindeki taşınmazı 31.08.2005 tarihinde satın aldığını, dairenin 10.06.2019 tarihinde dava dışı M.Y.ye kiraya verildiğini, taşınmazın kiraya verildiği tarihte elektrik aboneliğinin kiracı adına olduğunu, kira süresinin sona ermesi akabinde kiracının davalı şirket ile olan sözleşmesini sonlandırmadan taşınmazdan ayrıldığını, müvekkilinin aboneliği kendi adına almak için davalı şirkete müracaat ettiğini, ancak davalı şirket tarafından ödenmemiş borç bulunduğu ileri sürülerek abonelik verilmeyeceğinin bildirildiğini, önceki abonenin borçlarından müvekkilinin sorumlu tutulmasının mevzuata aykırı olduğunu ileri sürerek; davalı tarafından oluşturulan muarazanın men’i ile abonelik tesisinin yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; dava konusu 5084224 tesisat numaralı abonelik üzerinden normal tüketim faturaları ile kaçak/usulsüz elektrik kullanım faturaları tahakkuk edildiğini ve söz konusu borçların ödenmediğini, davacı tarafça yapılan devir talebinin borcun ödenmesinden kaçmak amacıyla girişilen muvazaa işleminden ibaret olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Şanlıurfa 1. Tüketici Mahkemesinin görevsizlik kararı üzerine davaya bakan İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her ne kadar davalı tarafça elektrik borcunun ödenmemesi sebebiyle yeni elektrik aboneliği yapılmadığı beyan edilmiş ise de, sunduğu hizmet açısından tekel konumunda olan davalı şirketin tek taraflı hazırladığı yönetmelik ve değerlendirmenin yerinde olmadığı, kolluk marifetiyle yaptırılan araştırmada, abonelik talep edilen taşınmazda dava dışı Ö.F.S ve K.S. isimli şahısların ikamet ettiğinin tespit edildiği, kaldı ki davacı veya borçlu olduğu iddia edilen kişi aleyhine dair düzenlenen tahakkukların davalı tarafça sunulmadığı, davalının abonelerle yaptığı abonelik sözleşmesi iltihaki sözleşme niteliğinde olup, elektrik tekelini elinde bulunduran davalının alacağını kendi abonesinden isteyebileceği ve borcu olmayan kişilerle abonelik sözleşmesi yapmasının zorunlu olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, davaya konu taşınmazda davacı adına elektrik aboneliği tesis edilmesine, muarazanın bu şekilde giderilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacının, söz konusu abonelik başvurusundaki asıl gayesinin elektrik borcunu ödememek olduğunu, mevcut muvazaa iradesinin göz ardı edildiğini, dava konusu 5084224 tesisat numaralı aboneliğin 602,08 TL elektrik kullanım borcunun bulunduğunu, önceki kiracı M.Y. ile davacı arasında muvazaalı bir işlemin olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının aboneliğe konu taşınmazı bizzat kullanmayacağı için aktif husumet yokluğu nedeniyle davanının reddinin gerektiğini, Mahkemece kolluk araştırması yapılarak aboneliğe konu taşınmazın davacı tarafından fiilen kullanılıp kullanılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, salt yapı maliki olmasının aboneliğin devri talebinde bulunması için haklı sebep teşkil etmediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, abonelik tesisi işlemleri yönünde davalı şirket tarafından yaratılan muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, taşınmazın maliki olan davacının önceki abone olan kiracının borcundan sorumlu tutulamayacak olmasına, davalının önceki abone ile davacı arasında varlığını iddia ettiği muvazaa olgusunu ispat edememesine ve ileri sürülen temyiz sebeplerine göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.