Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5559 E. 2026/2339 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5559
- Karar No
- 2026/2339
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/87 E., 2025/140 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Siverek 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/37 E., 2025/138 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı şirket tarafından, müvekkilinin kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla tahakkuk ettirilen 759.186,58 TL tutarındaki fatura nedeniyle aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin kaçak enerji kullanımının söz konusu olmadığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin Şanlıurfa 4. İcra Dairesinin 2023/25313 E. sayılı dosyasında davalı şirkete şimdilik 10,00 TL borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, 04.12.2024 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 655.955,64 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili şirketin saha personelleri tarafından yapılan kontrollerde davacının kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini ve ilgili yönetmelik hükümleri kapsamında kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiğini, kaçak kullanımının kuşkuya yer vermeyecek derecede sabit olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu kaçak tespit tutanağının sözleşmesiz enerji kullanılması nedeniyle düzenlendiği, görev itirazının yerinde olmadığı, her ne kadar davalı taraf cevap dilekçesinde yetkisizlik iddiasında bulunmuş ise de, kaçak tespitinin yapıldığı yerin Keçikıran/Siverek olduğu, bu nedenle yetki itirazının da yerinde olmadığı, davanın on yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı, davacı asil yapılan keşif sırasında trafonun kendisine ait olmadığını, 141 parsel sayılı taşınmazda sadece kuru tarım yaptığını beyan etmiş ise de, dava dilekçesinde trafonun davacıya ait olmadığına dair bir iddia bulunmadığı, yapılan kolluk araştırması ile davacının taşınmazda biber ve domates ektiğinin tespit edildiği, bu ürünlerin sulu tarım ürünü olduğu ve davalı tarafından davacı adına mesken aboneliğine ilişkin sözleşme dışında tarımsal sulama aboneliğine ilişkin sözleşme sunulmadığı, dolayısıyla davacı tarafça başka bir suretle sulama yapıldığına ilişkin bilgi ve belgenin dosyaya yansımaması ve davacı vekili tarafından ıslah dilekçesi ile yapılan hesaplama doğrultusunda davanın ıslah edilmesi hususları dikkate alınarak bu iddiaya itibar edilmediği, yapılan kolluk araştırmasında davacının kaçak tespiti yapılan dönem olan 01.04.2023-04.09.2023 tarihleri arasında trafonun bulunduğu 141 parsel sayılı taşınmazda yaklaşık 35 dönüm arazide biber ve domates ekimi yaptığına dair tespit yapıldığı, bu doğrultuda aynı heyetten alınan ek raporda, kaçak tespiti yapılan dönemin uydu fotoğraflarından toplam 39.050 dekarlık alanda domates ve biber ekildiğinin tespit edildiği, kolluk araştırmasında yapılan alan tespitinin yaklaşık alan, uydu fotoğraflarından tespit edilen alanın net alan olması dikkate alınarak uydu fotoğraflarına istinaden yapılan sulama saati hesabına itibar edildiği, bilirkişi ek raporunun açık, ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, Şanlıurfa İcra Dairesinin 2024/341513 E. (Kapatılan 4. İcra Müdürlüğünün 2023/25313 E.) sayılı dosyasında takibe konu kaçak tespit tutanağı nedeniyle davacının davalı şirkete 655.955,64 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi tarafından hükme esas alınan 18.11.2024 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda, kaçak elektrik tüketim bedelinin dosya kapsamına, toplanan delillere, taşınmazda ekili ürünlerin türüne, miktarına, ürünlerin sulanması için gereken saate ve ilgili yönetmelik hükümlerine uygun olarak hesaplandığı, incelemeye konu kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacının kaçak elektrik kullandığının resmi evraklarla tespit edildiğini, 15 günlük süre içerisinde faturaya ve cezaya itiraz etmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kaçak elektrik kullanımı iddiasına dayalı başlatılan takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Temyiz edenin sıfatı gözetilerek yapılan incelemede; hükme esas alınan bilirkişi raporunun Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.