Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5049 E. 2026/2099 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5049
- Karar No
- 2026/2099
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1262 E., 2025/1247 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 3. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/246 E., 2023/34 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili Banka ile davalı arasında konut kredisi sözleşmesi akdedildiğini, davalının borcunu zamanında ödenmemesi üzerine borçluya ihtarnamelerin keşide edildiğini, keşide edilen ihtarnamelere rağmen ödeme olmaması üzerinde kredi hesabının kat edildiğini, keşide edilen ihtarnameye rağmen borcun yine ödenmemesi üzerine takibe geçildiğini, davalı borçlunun takibe konu borca ve takipten kaynaklanan tüm fer'ilere itiraz ettiğini belirterek Mersin 5. İcra Müdürlüğünün 2020/2571 E. sayılı takibe yapılan itirazın iptali ile borçlunun %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap vermemiş, davalı vekili duruşmalarda; müvekkiline gönderilen muacceliyet ihtarının tebliğinin usule uygun olmadığını, art arda taksit ödemelerini aksatmadığını, uzlaşma durumu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; muacceliyet ihtarının usule uygun olarak tebliğ edildiği, davalının tüm borcunun muaccel hale geldiği, davacının dava tarihi itibari ile 145.428,77 TL asıl alacak ve 73.257,82 TL işlemiş faiz olmak üzere 218.686,59 TL toplam tutarda alacağı olduğu gerekçesiyle; davanın kabulü ile davalının Mersin 5. İcra Müdürlüğünün 2020/2571 E. sayılı takip dosyasına yönelik itirazının iptali ile dava tarihi olan 08.03.2022 tarihi itibari ile taleple bağlı kalınarak takibin 149.310,95 TL toplam alacak üzerinden devamına, asıl alacak 145.428,77 TL'ye dava tarihi olan 08.03.2022 tarihi itibari ile % 17,55 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, asıl alacak likit olduğundan asıl alacak miktarı olan 145.428,77 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı Banka tarafından takip talebinde asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren temerrüt faizi işletilmesi yönünde talepte bulunulduğu, İlk Derece Mahkemesince bu husus gözetilerek asıl alacak miktarına takip tarihi olan 03.10.2019 tarihinden itibaren %17,55 oranında temerrüt faizi uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, davacının talebine aykırı düşecek şekilde eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile asıl alacak miktarına dava tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanması hatalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile davalının Mersin 5. İcra Müdürlüğünün 2020/2571 E. sayılı takip dosyasına yönelik itirazının iptaline, taleple bağlı kalınarak takibin 149.310,95 TL toplam alacak üzerinden devamına, asıl alacak 145.428,77 TL'ye takip tarihi olan 03.10.2019 tarihi itibari ile % 17,55 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, asıl alacak likit olduğundan asıl alacak miktarı olan 145.428,77 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden verilen Mahkeme kararının usul ve yasalara aykırı olduğunu, muacceliyet ihtarının usul ve yasaya uygun olmadığını, miktarlar arasındaki fahiş farka bakıldığı takdirde bahse konu sözleşme hükmünün müvekkilinin aleyhine olduğunu ve müvekkilinin durumunu oldukça ağırlaştırdığını, davacının talebinin TBK 25. maddesi gereğince dürüstlük kuralına açıkça aykırılık teşkil ettiğini, davacı tarafça 30.01.2019 tarihinde yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, usulsüz tebligata ilişkin itirazlarına itibar edilmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ödenmeyen konut kredisinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki davalı itirazının iptali ile icra-inkar tazminatı istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçeye, özellikle davacının dava açılmadan önce 03.09.2021 tarihinde arabuluculuğa başvurduğu ve 14.09.2021 tarihinde anlaşamama neticesinde arabuluculuk tutanağının düzenlendiği, dava dosyasına sunulduğu, davalı tarafından imzalanan 06.08.2018 tarihli konut finansman çerçeve sözleşmesinde "Kanuni İkametgah: Tarafımızca her türlü bildirim Sözleşme'de yazılı ve kayıtlarımıza alınmış adresinize yapılacaktır." düzenlemesine yer verildiği, davalı tarafından sözleşme eki niteliğinde sayılan ödeme planında adres olarak ... Yenişehir/Mersin bildirildiği, söz konusu adrese yasal koşulları taşıyan muacceliyet ihtarının tebliğe çıkartıldığı, davalının Bankaya yeni adres bildiriminde bulunmadığı, davalı tüketicinin sözleşmede bildirdiği adresine muacceliyet ihtarının gönderilmesinin yeterli olduğu, kaldı ki davalının yeni adres bildirmediği değerlendirildiğinde davalıya yapılan muacceliyet ihtarının usul ve yasaya uygun olduğu (Dairemizin 06.11.2023 tarihli ve 2023/2437 E., 2023/3077 K. sayılı ilamı) anlaşılmakla davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.