Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4735 E. 2026/1885 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4735
Karar No
2026/1885
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/282 E., 2025/1363 K. DAVA TARİHİ: 01.07.2020 İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2020/303 E., 2023/767 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkili şirkete ait işyerinde davalı şirket çalışanlarının 26.12.2019 tarihinde yapmış oldukları denetlemede; işyerine ait 50 KVA gücündeki trafonun ölçü devresinde bulunan akım trafosu kablolarından birine sayaç kapağı mühürlerinin sökülerek müdahale edildiği ve sayacı 1/3 oranında eksik yazdırmak suretiyle kaçak elektrik kullanıldığı iddiası ile tutanak düzenlendiğini, akabinde müvekkiline 206.206,23 TL tutarında kaçak elektrik faturası kesildiğini, bu kaçak elektrik kullanımı iddiasına karşılık müvekkilince 09.01.2020 tarihinde davalı nezdinde itiraz edildiğini, ancak müvekkilinin itirazının davalı şirketin oluşturduğu komisyonca kabul edilmediğini, bu süreçte müvekkilinin işyerinin elektrik enerjisinin kesilmemesi ve yasal takip sürecine geçilmemesi için söz konusu kaçak elektrik fatura bedelinin 09.01.2020 tarihinde ihtirazi kayıtla davalı şirkete ödendiğini, akım trafolarının değiştirilmesi sırasında müvekkilince sayaç bağlantılarına müdahale edilmediğini, ayrıca müvekkil şirkette takılı olan sayacın akım trafolu elektronik sayaç olduğunu, elektronik sayaçların kapağının açılması halinde bu durumun sayaç hafızasına kaydedildiğini, sayaç kapağının açılmadan sayaç bölümünün mührünün koparılarak bir faza ait akım trafosunun kablosunun sökülmesinin teknik olarak mümkün bulunmadığını, davalı şirket tarafından düzenlenen tespit tutanağının hukuken geçerli olmadığını, geçerliliği olmayan bu tutanağa istinaden müvekkili aleyhine fatura düzenlenmesini kabul edilemeyeceğini, tutanağın müvekkiline tebliğ edilmediğini, müvekkilinin müracaatı üzerine verildiğini, ayrıca tutanakta müvekkili şirket yetkilisinin ve tanık sıfatıyla bulunan kişinin imzasının alınmadığını ileri sürerek; müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığının tespitine, kaçak elektrik tespit tutanağının ve bu tutanağa dayanılarak düzenlenen 31.12.2019 tarihli ve 206.206,23 TL bedelli faturanın hukuka aykırı suretle düzenlendiğinin tespiti ile iptaline, müvekkil şirket tarafından davalı şirkete icra tehdidi altında ödenen 206.206,23 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davaya konu iş yerinde müvekkil şirket görevlilerinin 26.12.2019 tarihinde yaptığı kontrol sırasında; sayaç bölümünün mührünün koparılarak, bir faza ait akım trafosu kablosunun sökülmek suretiyle kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilerek kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlendiğini ve bu tutanağa istinaden 31.12.2019 tarihli ve faturanın tahakkuk ettirildiğini, davacıya tahakkuk ettirilen fatura ve yapılan işlemlerin her birinin karşılığının Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nde (Yönetmelik) açıkça yer aldığını, tüm işlemlerin mevzuata uygun olarak yapıldığını, davacıya ait işyerinde yapılan kontrol sırasında; ölçü devresinde bir faza ait trafo canlı uç bağlantısının çıkarıldığının tespit edildiğini, tespit esnasında powermetre ile tesisin çekmiş olduğu gücün ölçüldüğünü, ölçüm sonucu bulunan 33 KW'lık güç değerinin hesaplamada dikkate alındığını, kaçak elektrik tüketimin hesabında 27.09.2019 tarihi ile tutanağın düzenlendiği 26.12.2019 tarihi arasındaki 90 günlük döneme 62.370 kWh kaçak tahakkuku, 26.12.2018 - 27.09.2019 tarihleri arasındaki 275 günlük döneme de 190.575 kWh kaçağa bağlı ek tüketim hesaplandığını, bu tüketimden sayacın kaydettiği 65.124 kWh tüketim tenzil edilerek 206.206,23 TL tutarında kaçak elektrik faturası oluşturulduğunu, bu hesaplama yapılırken davacı şirketin Uzundere Mah. 6002. Sokak No:23 adresinde abonesiz kaçak elektrik kullanımının tespit edilmiş olması sebebiyle kaçak elektrik faturasının hesabında EPDK tarifelerinin 2 katı alınarak hesaplama yapıldığını, davacının, dava konusu elektrik faturasının iptali talebinin Kaçak Elektrik İtiraz Komisyonunda değerlendirildiğini ve kabul görmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Yönetmeliğin 42. ve devamı maddelerine göre hesaplama yapıldığında davacıya düzenlenmesi gereken kaçak elektrik faturasının 56.981,98 TL olarak hesaplandığı, davalı tarafından tahakkuk ettirilen 206.206,23 TL tutarındaki kaçak elektrik faturası davacı tarafından 09.01.2020 tarihinde ... Bankası kanalıyla itirazi kayıtla ödendiği, bu durumda davacı şirketin, kaçak elektrik faturasının 56.981,98 TL'lık bölümünden sorumlu olduğu, 149.224,25 TL'ndan borçlu olmadığı ve söz konusu bedelin iadesini talep edebileceği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davacı tarafça 31.12.2019 tarihli fatura bedeli olarak ödenen 149.224,25 TL'nin ödeme tarihi olan 09.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; müvekkili şirketçe hesaplanan ve tahakkuk ettirilen tutarda bir hata ve hukuka aykırılık bulunmadığını, alınan bilirkişi raporunda, 31.12.2017-25.05.2018 tarihleri arasındaki günlük ortalama tüketim değeri 304,2 kWh/gün ihtilafsız dönem tüketimi alınarak 90 gün kaçak, 275 gün ek tahakkuk hesaplaması yapılmak suretiyle kaçak elektrik kullanım faturasının 55.981,98 TL olması gerektiğinin belirtildiğini, bilirkişi raporunda 26.12.20 18... .12.2019 tarihleri arası 1 yıllık zaman dilimine kendi yorumuna çerçevesinde 'ihtilafsız dönem' olarak kabul ettiği 31.12.20 17... .05.20 18... aylık tüketimleri baz alarak hesaplama yapıldığını ancak bu görüşün hatalı olduğunu, Yönetmeliğin 44/1 maddesinde, tüketimi doğru kaydedilmiş yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre hesaplama yapılması gerektiğinin belirtildiğini, buna göre 5 aylık dönem tüketimi ile 12 aylık döneme hesaplama yapılmasının mümkün olmadığını, tesisata ilişkin sağlıklı bir dönem tüketimi olmadığı için mevzuata uygun olarak kurulu gücün %60'ı üzerinden hesaplama yapıldığını, yine bilirkişi raporunda işyerinde soğuk hava deposu olmasının o işyerinin 24 saat çalıştığı anlamına gelmeyeceğini, bu nedenle 21 saat üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunun belirtildiğini, soğuk hava depolarının enerjisi kesildiğinde soğutma özelliğini kaybedeceğinden sürekli enerji ile beslenmekte olup enerji sarfiyatının süreklilik arz ettiğini, bu nedenle kurulu gücün %60'ı üzerinden yapılacak hesaplamada, çalışma süresinin 3 vardiya 21 saat olarak dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kaçak elektrik tutanağına istinaden tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedelinin istirdadı istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, dosya kapsamında aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun, Yönetmeliğe uygun olduğu gibi, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/4735, K. 2026/1885, T. 06.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-4735-e-2026-1885-k-a96db29ba029