Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4991 E. 2026/2173 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4991
- Karar No
- 2026/2173
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/794 E., 2025/2389 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/535 E., 2024/409 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalının, müvekkilinin kayınpederi olduğunu, müvekkilinin eşi ... ile süren bir boşanma davası olduğunu, 2007 yılında tarafların evlendiğini ve evliliğin ilk 8 yılında kayınpeder, kayınvalide ve eşinin kardeşleri ile aynı konutta birlikte ikamet edildiğini, evliliğinin 2. ayından itibaren kayınpederinin isteği üzerine eşinin eniştesine ait tekstil atölyesinde çalışmaya başladığını ve 2015 yılına kadar aralıksız çalıştığını, elde ettikleri tüm kazancın ilk 5 yıl kendilerine daire satın alınacağı vaadi nedeniyle, sonraki 3 yılda kendilerine satın alındığını düşündükleri dairelerin borçlarının ödendiği düşüncesi ile kazançlarını kayınpedere verdiğini, ayrıca müvekkilinin düğününde takılan 8 adet 20... ayar bilezik, 1 adet 22 ayar yüzük, kolye, küpeden oluşan set, toplam ağırlığı 25 gram gelen 2 adet 22 ayar bilezik, tek taş yüzük ve bir adet tam altının düğün sonrasında aynı amaçla davalıya verildiğini, ,2012 yılında Bahçelievler, ... mahallesinde bulunan ... sokak ... apartmanı ... nolu binanın 90.000,00 TL bedelle satın alındığını, 2015 yılında borcunun bitmesi sonrasında müvekkili ve eşinin bu taşınmaza geçtiğini, taşınmazın tapu kaydının kayınpeder üzerine yapıldığının sonradan öğrenildiğini, davalının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 77. maddesi çerçevesinde hem müvekkilinin kazancını, hem de düğünde takılan altınlarını davalıya verilmesinden dolayı sorumlu olduğunu ileri sürerek; ıslahen taşınmazın satın alınmasına yapılan katkı yönünden, toplam 260.245,24 TL'nin dava tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini; ziynetler yönünden; adet ağırlığı 20 gram gelen 22... adet altın bilezik, adet ağırlığı 25 gram gelen 22... adet altın bilezik, adet ağırlığı 50 gram gelen 22... adet yüzük-kolye-küpeden oluşan altın set, adet ağırlığı 3 gram gelen 14... adet tektaş yüzük, 22... adet tam altından oluşan ziynet eşyalarının aynen iadesi ya da fiili ödeme tarihindeki karşılığının davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının aralıksız 8 yıl çalışmasının mümkün olmadığını, söz konusu çalışma olsa bile bu paradan harcama yapıldığını ve maaşın tamamı ev için biriktirirse bile 8 yıllık bir çalışma ile İstanbul'da bir ev alınmasının imkansız olduğunu, evin müvekkili tarafından satın alındığını ve borçlarının halen devam ettiğini, evde tek başına değil evin diğer gelinleri ile birlikte oturulduğunu, sebepsiz zenginleşme koşullarının gerçekleşmediğini müvekkili tarafından mehir de kararlaştırılan 80 gram altın ile 2 tane bileziği kendisine vermeye hazır olduğunu, sair ziynet eşyasının kendisinde olmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının davalının gelini olduğu, davacının eşi ile boşanma davasının sürdüğü, bizzat davalı tanıklarının anlatımının dahi desteklediği üzere ataerkil bir aile olarak tüm çocukların eşleri ile birlikte anne baba ile aynı çatı altında yaşadıkları, ev alınması için geliri tek elde toplamaya çalıştıkları, tüm çocukların eşleri ile birlikte kazançlarının davalı ve davalının eşinde toplandığı ve davalı tarafın çocuklarına günlük hayatlarını sürdürmeleri için harçlık verdikleri, davacı tarafın sigortalı ve sigortasız çalıştığı hususunda tam bir kanaat oluştuğu ve davacının söz konusu dönemlerde tüm kazancını kendilerine ev alınacağı umudu ile davalı kayınpedere verdiği, ancak alınan evin bizzat davalı adına kayıtlı olduğu ve diğer aile bireylerinin de söz konusu evin alınmasında katkı sağladıkları, bu nedenle söz konusu evin dava tarihi itibariyle ulaştığı değer olan 770.404,00 TL'lik tutar dikkate alındığında; davacının bu süreç de kazandığı gelirin bu tutara oranlanması ile gelirin tamamen davalıya verildiği gözetildiğinde, evin alınmasında davacının katkı payının 260.245,24 TL olarak hesaplandığı ve bu tutarın hükme esas alınabilir nitelikte bir tutar olduğu, davacı tarafın altınlarının davalı tarafından sadece tek taş yüzük ve bir adet tam altının alındığına dair inandırıcı delil bulunduğu, diğer altınların alındığına dair mahkemede kanaat hasıl olduğu davalı tarafı evlilik akdi sırasında vaat edilen 80 gram mehir ile birlikte 2 adet davacı ailesinin taktığı bileziğin iadesinin zaten kabul edildiği, bu hususun dahi altınların davalı tarafından alındığına dair yaklaşık bir karine teşkil edebileceği, davacı tarafından talep edilen ziynet eşyalarının toplam tutarının 8.991,74 TL olarak belirlendiğini, davacının ilk talep olan tapu iptal koşullarının oluşmadığı, bu nedenle denkleştirici adalet ilkesi çerçevesinde davalı adına alınan taşınmazda davacının katkı payı olan 260.245,24 TL ile davalı tarafından davacıdan alındığı kanaat edilen ziynet eşyalarının değerinin 516.251,24 TL edeceği, reddedilen tek taş yüzük ve 1 tam altının değerinin de 8.991,74 TL olarak belirlendiğini, ayrıca söz konusu altınların aynen iadesinin mümkün olduğu gözetildiğinde değerinin değil altınların aynı ile iadesinin dosya kapsamına daha uygun düştüğü gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile davacı tarafından verilen katkı payının denkleştirici adalet ilkesi üzerinden güncelleştirilmiş değeri olan 260.245,24 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine, yine davacı tarafından talep edilen her biri 20... adet 22 ayar bilezik, toplam 25 gram gelen 2 adet 22 ayar bilezik ve toplam 50 gram gelen yüzük, kolye ve küpeden oluşan 22 ayar altın setin davalıdan davacıya aynen iadesine, davacının tektaş yüzük ve bir adet tam altının aynen iadesi talebinin subut bulmaması nedeniyle reddine karar vermiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacının aralıksız çalışmadığı halde bu şekilde çalışmış gibi hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, ziynet altınların da hesaplandığı miktarda olmadığını belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; tapu kaydının iptali, terditli olarak taşınmaz katkı alacağı ve davacıya ait olduğu ileri sürülen ziynet eşyalarının aynen iadesi talebine ilişkindir. Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle düğüne ait kamera kayıtlarına göre ziynet altınlarının tespitinin yapılmış olmasına, davacının çalışma iddiasının tanık beyanları ile desteklenmesine, İlk Derece Mahkemesinde oluşan kanaatin somut olayın özelliklerine uygun düşmesine, hükme esas alınan bilirkişi raporunun taraf ve Yargı denetimine elverişli olduğunun anlaşılmasına göre, davalı tarafın temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.