Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4881 E. 2026/2182 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4881
Karar No
2026/2182
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/751 E., 2025/801 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/284 E., 2025/41 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili şirketin ısı, su tesisatı ve yapı malzemeleri alanında üretici konumda yer alan ve aynı zamanda bu alanda hizmet gösteren firma olduğunu, davalının alacaklısı olduğu icra dosyasından müvekkili şirkete 12.10.2023 tarihli 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) 89/3 maddesi uyarınca gönderilen haciz ihbarnamesinin 17.10.2023 tarihinde tebliğ alındığını, daha önce gönderilen birinci ve ikinci haciz İhbarnamelerine sehven itiraz edilemediğini, icra dosyası borçlusu dava dışı ... ile müvekkili şirketin herhangi bir ilişkisinin olmadığını belirterek, icra dosyası borçlusunun İİK 89/3 haciz ihbarnamesi dolayısıyla müvekkili şirkete birinci, ikinci ve iş bu üçüncü haciz ihbarname tarihleri itibariyle hiçbir şekilde hak ve alacağının bulunmadığına, müvekkilinin herhangi bir borcunun olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; icra dosyasında hacze gidildiğinde haciz mahallinde davacı tarafından düzenlenen sevk irsaliyesinin tespiti üzerine haciz ihbarnamesi gönderildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne, davacının, davalıya Alanya İcra Müdürlüğünün 2019/13870 Esas sayılı dosyası ile ilgili olarak borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı şirkete gönderilen haciz ihbarnamelerinde borçlu isminin ... olarak belirtildiği, dosyada ...'un davacıdan alacaklı olduğuna dair herhangi bir delilin bulunmadığı, davalı tarafça bu yönde herhangi bir iddiada da bulunulmadığı, davalı tarafın İİK'nın 89. maddesi uyarınca gönderilmesini talep ettiği haciz ihbarnamelerine dayanak olarak gösterdiği sevk irsaliyesinin ... adına değil, mirasçısı ... adına düzenlenmiş olduğu, icra dosyasındaki nüfus kayıtlarının incelenmesinde borçlu ...'un 03.03.2022 tarihinde vefat ettiği, mirasçısı ... adına düzenlenmiş sevk irsaliyesinin tarihi itibarıyla asıl borçlu ...'un hayatta olduğu, kaldı ki davacı şirket tarafından düzenlenmiş sevk irsaliyesinin davacının borçlu olduğunu değil alacaklı olduğunu göstereceği, davacının ticari kayıt ve defterleri üzerine yapılan incelemede borçlu ... veya mirasçısı ... 'a borçlu olduğuna dair herhangi bir kaydın bulunmadığı, aksine davacı şirketin, ... 'dan 80,00 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, davanın niteliği gereği alacaklı davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesine gerek olmadığı, müteveffa borçlu ...'un veya mirasçısı ... 'ın davacı şirket nezdinde herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; icra dosyası borçlusu ...'un adresine hacze gidildiğini ve haciz mahallinde davacı tarafından düzenlenen sevk irsaliyesinin tespit edildiğini, sevk irsaliyesinin davacının borçlu ile ticari alışverişinin olduğunu gösterdiğini, davacının usulüne uygun yapılan tebligatlarla bir borç ilişkisinin bulunduğunun kesinleştiğini, sevk irsaliyesi ile davacının borçluyu tanıdığını, borçlu ile ticari ilişkisinin bulunduğunun anlaşılacağını, davacının borçluyu tanımadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, somut olayda bilirkişi incelemesiyle sadece davacının ticari defterlerinin incelendiğini, davacının ticari defterlerinden ancak davacının aleyhine olan hususların dava dosyasında delil teşkil edebileceğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK'nın 89/3. maddesi uyarınca açılmış menfi tespit istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere ve özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporu ile davacının ticari defter kayıtlarında dava dışı borçlunun veya mirasçısının davacıdan alacağının bulunduğu veya bulunabileceği herhangi bir muhasebe kaydının ve hesabının bulunmadığının tespit edilmiş olmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/4881, K. 2026/2182, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-4881-e-2026-2182-k-6c4f4da37f47