Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4896 E. 2026/1951 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4896
- Karar No
- 2026/1951
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2099 E., 2025/1353 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/371 E., 2022/555 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalıya ait taşınmazın satışı hususunda davalı ile davalının dava dışı kardeşleri aracılığı ile anlaştıklarını, tapuda satış yapılana kadar taşınmaz üzerindeki ipotekten bilgisi olmadığını, satış esnasında haberdar olduğunda ise davalının ve dava dışı kardeşlerinin ipotek bedelinin ödendiğini yalnız şeklen bir ipotek şerhi bulunduğunu bunu da kaldıracaklarını söylediklerini, davacının bu söze güvenerek ve davalı tarafın aceleye getirmesi ile bahse konu taşınmazı 950.000,00 TL'ye satın almış olduğunu, daha sonra, müvekkilinin, İstanbul 10. İcra Dairesi 2017/3908 sayılı dosyadan başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip ile işyeri üzerinde 4.000.000,00 TL borç sebebiyle ipotek olduğunu ve davalı ve kardeşlerinin bahsettiğinin aksine borcun ödenmemiş olduğunu öğrenmiş olduğunu, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte dava dışı bankaya ödeme yapmak zorunda kaldığını, yaptığı ödemenin tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlattığını ancak haksız itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiş, yargılama aşamasında davacının vefat etmesi nedeniyle davaya mirasçıları dahil edilmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; zamanaşımı ve görev itirazında bulunarak tapu satış senedinde taşınmaza ilişkin tüm bilgilerin bulunduğunu, ipotek kaydının da bilinerek satın alındığını savunarak davanın reddini dilemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğünün 2020/4963 Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazının asıl alacak olan 670.000,00 TL yönünden iptali ile, takibin bu miktar üzerinden devamına, işlemiş faizin takipten çıkartılmasına, asıl alacağın %20'si olan 134.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine, karar verilmiş; karara karşı, davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; borçtan şahsen sorumlu olmayan ipotekli taşınmaz malikinin ipotek alacaklısına ödeme yapması durumunda alacağın borcu ödeyen malike geçeceğinin düzenlendiği, alacak hakkı davacı ... geçmesi durumunda da bunun tahsilinin borçludan yani, ipotek borçlusu dava dışı şirketten istenebileceği, üzerinde ipotek bulunan diğer taşınmaz maliki ve ayrıca ipotekli taşınmazı satan davalı satıcıdan talep edilmesinin mümkün olmadığı, taşınmazın satışı sırasında hile kullanıldığının ispat edilemediği gibi hile iddiasının bir yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğu ve taşınmazlar yönünden aleniyet ilkesi gereğince tapu sicilindeki satış aşamasında yer alan ipotek şerhine ilişkin kaydın bilinmediğinin ileri sürülmesinin mümkün olmadığı da anlaşıldığından, davacı tarafından ipotekli taşınmazı satın aldığı önceki malike yönelik ipotek bedelinin rücuen tahsili talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; dava dilekçesi ve yargılama aşamasındaki iddialarını tekrar ederek tapu devri sırasında aldatıldığını, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kendi içinde çelişkili olduğunu, dava dışı İlhan'ın savcılık ifadesinde borcu kabul ettiğini, Bölge Adliye Mahkemesince delillerin yanlış değerlendirilerek karar verildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık satın alınan taşınmaz üzerindeki ipotek nedeniyle dava dışı Banka'ya yapılan ödemenin eski malikten tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 4721 sayılı TMK'nın 884. maddesi; "Borçtan şahsen sorumlu olmayan rehinli taşınmaz maliki, borçluya ait koşullar içinde borcu ödeyerek taşınmazın üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını isteyebilir. Alacak, borcu ödeyen malike geçer. " şeklindedir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacılar murisinin davalıya ait taşınmazı üzerinde ipotek şerhi ile satın aldığı, tapu satışı resmi senedinde taşınmazın üzerindeki tüm takyidatlarla birlikte satın alındığının açıkça yazılı olduğu, az yukarıda anılan yasal düzenleme gereği, davacılar murisinin ödemiş olduğu bedeli ancak ipotek lehine tesis edilen dava dışı şirketten talep edebileceğinin anlaşılmasına göre temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.