Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5019 E. 2026/1952 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5019
- Karar No
- 2026/1952
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1164 E., 2025/1047 K. DAVA TARİHİ : 11.11.2021 İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/434 E., 2024/328 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; borçlu olduğu dava dışı ... adına hareket eden davalı ile otomobil satış sözleşmesi akdettiklerini, sözleşme ile ...'a 50.000,00 TL borcu bulunduğunu bu borca istinaden 06... plakalı ... model aracın, değeri 110.000,00 TL olarak belirlenerek rehin altına alındığını, borcun 06.08.2020 tarihinde ödeneceğini, aracın devrinin ise en geç 07.08.2020 tarihinde yapılacağının kararlaştırıldığını, ayrıca borcu ödemesi halinde sözleşmenin geçersiz olacağının hükme bağlandığını, sözleşmenin alacaklı ... adına davalı ... tarafından imzalandığını, davalının isteği üzerine davalıyı 29.07.2020 tarihli vekaletname ile vekil tayin ettiğini, yine davalının isteği üzerine aracını fiilen davalıya teslim ettiğini, bilahare dava dışı ...'a olan borcunu ödeyerek davalıdan 06... plakalı aracın iadesini istediğini, ancak davalının aracı aylık 3.000,00 TL karşılığında kiralamak istediğini söylemesi üzerine davalının bu isteğini kabul ettiğini, davalının kira bedelini ödemediğini, bilahare aracının davalı tarafından satıldığını vekaleten sattığını öğrendiğini, davalının kendisine verilen vekalet görevini kötüye kullandığını, maddi olarak zarara uğradığını, araç bedelinin ve kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle davalı hakkında suç duyurusunda bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla aracın bedelinin tespiti ile şimdilik 500,000 TL'nin davalıdan araç satış tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline, aracın kira bedelinin tespiti ile şimdilik 100,000 TL'nin işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, bilahare vermiş olduğu ıslah dilekçesiyle araç bedeli talebini 291.728,37 TL'ye, kira bedeli talebini 54.840,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının araç için kullandığı banka kredi borcunu ödeyememesi üzerine kendisinden yardım istediğini, kredi kapama işlemleri için vekaletname verdiğini, aracın kredi borcunu ödediğini, araca ait vergi, harç ve cezaları karşıladığını, davacının dava dışı ...'a olan borcunu ödediğini, davacının borcunu ödeyememesi üzerine aracın satılmasını istediğini, aracı vekaleten 3. şahsa sattığını, davacının yapılan satıştan haberdar olduğunu, aracı kiralamasının söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki sözleşmenin inanç sözleşmesi niteliğinde olduğu, davacı tarafından sözleşmeye konu 50.000,00 TL borcun ödendiğinin ispatlanması gerektiği, her ne kadar dava dilekçesinde borcun ödendiği ileri sürülmüş ise de ödemeye dair belge sunulmadığı, davacı asilin 23.01.2024 tarihli celsedeki beyanında 50.000,00 TL'yi davalı veya dava dışı şahıstan almadığını beyan ettiği, davacı tarafın beyanlarının çelişkili olduğu, davalı ile davacı arasındaki mesaj kayıtlarından davacının satıştan haberdar olduğunun belirlendiği, banka kayıtlarından tespit edildiği üzere kredi bedelinin ve araca ait verginin davalı tarafından ödendiği, işlemlerin davacının bilgisi ve rızası dahilinde gerçekleştiği, satış bedeli (110.000,00 TL olup dava dışı şahsa olan 50.000,00 TL borç ve davalı tarafından yapılan ödemeler gözetiliğinde 128.379,42 TL olmaktadır) ile raporda tespit edilen bedel arasında fahiş fark bulunmadığı, vekaletin kötüye kullanılması halinin mevcut olmadığı, davacının aracı kendi rızası ile davalıya teslim ettiği ve satış işleminin davacının bilgisi dahilinde yapıldığı, kötü niyetli zilyetlik söz konusu olmadığından ve aksi davacı tarafça da ispat edilemediğinden kullanım bedeli talebinin de yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıya ait aracın davalı tarafından vekaleten dava dışı şirkete 165.000,00 TL'ye satıldığı, bilirkişi raporuyla aracın işbu satış tarihi olan 04.08.2020 tarihi itibariyle rayiç değerinin 165.000,00 TL olarak belirlendiği, araç satışı için vekil tayin edilen davalının gerek hesap verme, gerekse özen ve sadakatle iş görme yükümlülüklerine aykırı davranarak satış/araç bedelini ödemediği, aracın fiilen davalıda kaldığı dönemde kira bedelini ödemesi gerektiği iddiasıyla eldeki davanın açıldığı; dosyaya sunulan alıcı ... adına hareket eden temsilci davalı ile davacı arasında imzalanan "otomobil satış sözleşmesi" ile davacıya ait dava konusu aracın fiyatının 110.000,00 TL olduğunun, alıcının satıcıdan alacağı olan 50.000,00 TL yükümlülüğüne karşılık aracın 07.06.2020 tarihinde rehin alındığının, aracın satıcı tarafından alıcıya teslim tarihinin 07.08.2020 olduğunun, satıcının 06.08.2020 tarihinde alıcıya olan 50.000,00 TL borcu ödemesi koşuluyla sözleşmenin geçersiz kalacağının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte dava konusu aracın davacı tarafından araç kredisi kullanılarak satın alındığı, davalı tarafından araç kredi borcunun kapatılması için bankaya 70.555,00 TL ödeme yapıldığı, araca ait trafik cezaları ile vergi ve borçları toplamı 6.173,37 TL'nin ödendiği, otomobil satış sözleşmesinde alıcı olan ...'ın beyanlarından da anlaşılacağı üzere davacının adı geçen bu alıcıya borcu olan 50.000,00 TL'nin aracın satış bedelinden karşılandığı, davacı tarafından kira bedeli talebine ilişkin ispat yükümlülüğünün yerine getirilemediği, davalı vekilin davacıya ödemekle yükümlü bulunduğu 165.000,00 TL'den karşılanan kredi borcu, yatırılan vergi ve trafik cezası borçları, sözleşmede yer verilen alacaklı ...'ın alacağının düşülmesiyle 38.271,63 TL'nin davalıdan tazminine karar verilmesi gerektiğinden bahisle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulü ile 38.271,63 TL'nin araç satış tarihi olan 04.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafıdan temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek davalının kendisine vekâleten hareket ettiğini ve hesap verme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, dinlenen tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, davanın tamamen kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekalet akdinin kötüye kullanılması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle İlk Derece Mahkemesince dosyaya kazandırılan bilgi ve belgelerden davalının dava konusu araca ilişkin olarak ödemiş olduğu kredi bedeli, vergi borcu ve dava dışı şirkete satışındaki bedel dikkate alındığında Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın somut olayın özelliğine uygun olduğunun anlaşılmasına göre temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.