Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4279 E. 2026/3693 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4279
Karar No
2026/3693
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/348 E., 2025/1269 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/16 E., 2021/849 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 09.06.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir Belli edilen günde gelen davacı asil ... ile davalı ... vekili Avukat .....'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalılar arasında simsarlık sözleşmesi niteliğinde hizmet sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin sözleşme gereği davalı şirket hisselerinin devri için aracılık ettiğini, sözleşmede 2018, 20 19... yıllarında 500.000,00 TL tutarında sabit danışmanlık üreti ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ayrıca bu ödemeler için teminat senetleri de verildiğini, sözleşmede açıkça aracılık hizmetinin yerine getirildiğinin belirtildiğini, sözleşme gereği tarafların hizmet bedelinden birlikte sorumlu olduklarını ancak ödemelerin yapılmadığını, alacaklarının tahsili için İstanbul 24. İcra Müdürlüğünün 2019/47493 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattıklarını ancak itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili; davada Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, sözleşmenin hizmet sözleşmesi olarak yapıldığını, simsarlık sözleşmesi olduğu kabul edilse dahi davacının yaptığı herhangi bir faaliyet ve bu faaliyet sonucunda kurulmuş bir sözleşme ve bu sözleşmeye bağlı olarak yapılmış bulunan bir devir işlemi mevcut olmadığını, davacının talep ettiği bedelin danışmanlık ücreti olarak kabul edilemeyecek kadar fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında imzası inkar edilmeyen 05.04.2018 tarihli simsarlık sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmede davacının yükümlülüklerinin yerine getirdiğinin yazılı olduğu, davacının sözleşme uyarınca yükümlülüklerini yerine getirdiğini yazılı delil ile ispat ettiği, davalıların sözleşmeden kaynaklı alacakların ödendiğini yazılı delil ile ispat etmesi gerektiği, dosya kapsamında bedelin ödendiğine yönelik yazılı delil sunulmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin (4.2.) maddesinde senetlerin tahsili işlemine başlanmadan önce 2 haftalık ödeme süresi içerir yazılı ihtarın çıkarılması şartının arandığı ve bu şartın yerine getirildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların itirazlarının asıl alacak ve faiz toplamı 1.018.500,00 TL yönünden iptali ile bu tutar üzerinden takibin kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 200.000,00 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki ilişkinin simsarlık olduğu, davalıların tacir olup davalı şirket hisselerinin devrine dair sözleşmenin, iş bu davaya dayanak sözleşmenin imzalanmasından önce gerçekleştirildiği, davalılar vekilince davacı simsarın sadakat ve özen borcunu yerine getirmediğini ileri sürmüş ise de, yargılama aşamasında bu yönde kanıt sunulmadığı gibi, davacının dava dışı ... ile imzaladığı sözleşmeleri kendi lehine delil olarak sunmuş olduğu, sözleşmenin hükümleri dikkate alındığında davacının sadakat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini kanıtlamayacağı, sözleşmenin (4.2) maddesinde iki haftalık ödeme süresi içerir ihtar şartı arandığı, noter ihtarnamelerinin tebliğ tarihleri dikkate alınarak işlemiş faiz alacağının hesaplandığı, davalıların tacir olduğu da gözetilerek, takipte istenen avans faizi ile hüküm kurulmasının isabetli olduğu gerekçesiyle başvuruların esastan reddine karar verilmiş; davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili; sözleşmenin simsarlık sözleşmesi olarak kabulü halinde sözleşmede faiz oranı kararlaştırılmadığından talep edilebilecek faiz türünün yasal faiz olabileceğini, davacının ücret alacağına hak kazanacak şekilde simsarlık faaliyetinde bulunmadığını, ancak aksinin kabulü durumunda Kanunda yer alan ''simsarın ücreti fahiş olursa Hakim hakkaniyet ölçüsünde indirime gidebilir" hükmü doğrultusunda indirim yapılması gerektiğini, sözleşmede nasıl bir hizmet verildiğinin belli olmadığını, sözleşmenin geçersiz olduğunu savunmaları üzerine davacının müvekkili şirketin önceki sahibi ile imzaladığı sözleşmeleri dosyaya sunduğunu, ancak bu sözleşmeler incelendiğinde davacının sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğinin görüleceğini, ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, simsarlık ücret alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Taraflar arasında düzenlenen 05.04.2018 tarihli ''Hizmet Sözleşmesi'' başlıklı sözleşmenin (4.1.) maddesinin; “Aracı, işletmenin hisselerinin, belirlenen devir bedeli karşılığında, sponsora devredilmesine aracılık etmiştir. Bununla ilgili taraflarla tüm görüşmeleri yapmış ve devrin gerçekleşmesini sağlamıştır.” şeklinde olduğu ve davacının simsarlık faaliyetini yerine getirdiği hususunu ispatladığı, bu aracılık hizmetinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 520. maddesinde tarifi yapılan simsarlık sözleşmesi niteliğinde olduğu, davalılar tacir olup yapılan iş ticari iş niteliğinde olduğundan ve davacı tarafça takip talebinde açıkça avans faizi talep edildiğinden, Mahkemece avans faizi yönünden hesaplama yapılmasının yerinde olduğu, davalıların davacının sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını ispatlayamadığı anlaşılmakla, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

.,....

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/4279, K. 2026/3693, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-4279-e-2026-3693-k-5fe9c8de9c31