Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5609 E. 2026/2259 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5609
- Karar No
- 2026/2259
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1489 E., 2025/1694 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Niğde 1. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi SAYISI : 2023/647 E., 2025/76 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında 07.12.2020 tarihinde Taşınmazın Satılması Hakkında Gayrimenkul Danışmanlık Yetkilendirme Sözleşmesi adı altında taşınmaz simsarlığı sözleşmesi imzalandığını, müvekkili tarafından tüm yükümlülüklerin yerine getirildiğini, ancak davalının sözleşmenin 4. maddesi ile düzenlenen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalının taşınmazı için müvekkili tarafından kendisine teklif edilen üçüncü kişilerle sözleşme yapmayı sebepsiz olarak reddettiğini, akabinde taşınmazı hakkında tanıtım yapma yetkisi müvekkiline verilmesine rağmen ....com adlı internet sitesinde sözleşmeye aykırı şekilde ilan verdiğini, davalının taşınmazı kullanan .... adlı kişiyle görüşmeleri müvekkilinin sürdürmesini istediğini, ancak davalının sözleşme yapmayı reddettiğini ve sözleşme süresi sona erdikten sonra taşınmazı ....nin ortağı olduğu dava dışı şirkete sattığını, davalının sözlemeye aykırı olarak müvekkiline ücret ödememek için müvekkilini devre dışı bıraktığını ileri sürerek; icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamını ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; tarafların müvekkiline ait taşınmaz üzerinde bulunan binanın, emlakçılık yapan davacı tarafından satışı hususunda telefon ve Whatsapp üzerinden irtibat kurduklarını, tarafların hiçbir zaman bir araya gelmediklerini ve bu hususta sözleşme imzalamadıklarını, taraflar arasında geçerli bir simsarlık sözleşmesi bulunmadığından bir ceza koşulunun varlığından da bahsedilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 520/3 maddesinde gayrimenkul tellallığı sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmış olmadıkça muteber olmayacağının açıkça hükme bağlandığı, bu itibarla tellallık sözleşmesinin yazılı olması ve taraflarca imzalanmasının şart olduğu, davacı tarafından dosyaya fotokopisi sunulan sözleşmede davacının imzasının bulunmadığı, davalının ise yazılı sözleşmeyi imzaladığını kabul etmediği, davacı tarafça sözleşmenin aslının sunulamadığı, sözleşmenin geçersiz olduğu ve geçersiz sözleşmeye dayanarak cezai şart talep edilemeyeceği gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; geçersiz sözleşmeye dayanarak cezai şart talep edilemeyeceği gerekçesiyle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; dosya kapsamına sunulan sözleşmenin davalı tarafından imzalandığı hususunun tanık beyanlarıyla, mesaj kayıtlarıyla ve ekran görüntüleriyle sabit olduğunu, davalının sözleşmenin varlığını açıkça inkâr etmediğini, yalnızca yazılı delil eksikliğini ileri sürdüğünü, davalının en başından beri kötü niyetli olduğunu, tanık beyanlarının yeterince değerlendirilmediğini, dava dışı ....nin sözleşmeye konu taşınmazı satın almasına aracılık eden kişinin müvekkili olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasındaki simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart alacağı için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere, özellikle 6098 sayılı Kanunun 520/3 maddesi gereği taşınmaza ilişkin simsarlık sözleşmesinin yazılı yapılmasının geçerlilik koşulu olduğu, ispat yükü üzerinde olan davacı tarafça simsarlık sözleşmesinin aslının sunulmadığı, davalı tarafça sözleşme ilişkisi ve fotokopisi sunulan sözleşmedeki imzanın kabul edilmediği, davacının davasını ispat edemediğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.