Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3790 E. 2026/2433 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3790
Karar No
2026/2433
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/79 E., 2025/205 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar, davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sonucunda, ... Mahalleleri çalışma alanlarında bulunan 2 47... , 39, 2 62... , 2 63... , 2 91... , 2 93... , 2 94... , 3 07... , 3 10... , 3 12... , 3 51... , 3 69... , 18... ada 55 parsel sayılı taşınmazlar, tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkili olan davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap şartları gerçekleştiği halde, kadastro çalışmaları sırasında sit alanında kaldıklarından bahisle davalı Hazine adına tespit ve tescil edilen 2 93... parsel ile 3 51... parselin 1/5 hissesinin, 2 94... parsel ile 3 10... parselin 1/3 hissesinin, 3 12... parsel ile 3 70... parselin 1/8 hissesinin, 2 62... parselin 1/2 hissesinin, 3 69... parselin 1/6 hissesinin, 1 91... , 3 07... , 2 63... , 2 47... , 39... ada 17 parsel sayılı taşınmazların tamamının tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili olan davacı adına tapuya tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.03.2024 tarihli ve 2022/616 Esas, 2024/184 Karar sayılı kararı ile , "dava konusu taşınmazların doğal sit alanı içinde olduğu, milli park sınırları içine alındığı 1993 yılına kadar yaklaşık 37 yıl tarımsal amaçlı kullanıldığı, bundan sonra da kullanılmaya devam edildiği, dava konusu yerlerin orman sayılan yerlerden olmadığı, 2018 yılında milli park sınırları dışına çıkarıldığı, taşınmazlarda kültür varlığı bulunmadığı, taşınmazların 1 ve 2. derece arkeolojik sit alanı olmadığı, davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle bir kısım taşınmazlara ilişkin davanın kabulüne, ilçesi ... mevkinde kâin 2 91... , ...mevkinde kâin 3 07... parsel, ... mevkinde kâin 2 63... parsel, ...ı mevkinde kâin 2 47... ve 39 parsel, ... mevkinde kâin 3 69... parsel sayılı taşınmazların,...mevkinde kâin 2 93... parselin 1/5, 2 94... parselin 1/3, ...mevkinde kâin 2 62... parselin 1/2,...mevkinde kâin 3 10... parselin 1/3, ...mevkinde kâin 3 12... parselin 1/8, ...mevkinde kâin 3 69... parselin 1/6, 3 70... parselin 1/8 kısmının tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline ve beyanlar hanelerine doğal sit-nitelikli doğal koruma alanı olduklarına ilişkin şerhin işlenmesine, ... mevkinde kâin 3 51... parsel yönünden davanın feragat nedeniyle reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 20.03.2024 tarihli ve 2022/616 Esas, 2024/184 Karar sayılı kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 23.09.2024 tarihli kararı ile, "İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu" gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 23.09.2024 tarihli kararının davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 25.12.2024 tarihli ve 2024/5781 Esas, 2024/7965 Karar sayılı ilamıyla, "dava konusu 2 47... parsel dışındaki parseller yönünden hükmün onanmasına karar verildikten sonra, 2 47... parsel yönünden eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "davacı tarafın, dava konusu 2 47... parsel sayılı taşınmaza ilişkin davasından feragat ettiği" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve ...Mahallesinde kain 2 47... parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine, dava konusu diğer taşınmazlar hakkında verilen karar Yargıtay ilamı ile onanarak kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; reddedilen parsel yönünden yargılama giderleri ve davalı taraf vekili lehine hükmedilen vekalet ücreti bakımından dava tümüyle reddedilmişçesine hesaplama hatası yapılarak aleyhlerine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedildiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın sadece 1. derece doğal sit alanı olmayıp aynı zamanda Milli Park sahası içinde bulunduğunu ve bu sebeple zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini, aksi kabul edilse bile 27.11.2018'de yani yargılama devam ederken Beyşehir Gölü Miili Park sınırlarının değiştirildiğini ve dava konusu taşınmazın kapsam dışına çıkarıldığını, bu sebeple değişikliğin yargılama devam ederken gerçekleştirilmiş olması nazara alınarak müvekkili İdarenin yargılama gideri ve karşı vekalet ücretine mahkum edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca davacı bakımından aktif husumet yokluğuna ilişkin yeterli inceleme yapılmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı lehine zilyetlikle kazanma şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilen kısım dikkate alınarak, bu kısma göre hesaplanan nispi vekalet ücretinin, maktu vekalet ücretinin altında kalması nedeniyle davacı aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla olarak 32.429,94 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, İ6100 sayılı Kanun'un 370/2 maddesi uyarınca lk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VII. KARAR Yukarıda (VI.B.1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davalı Hazine vekilinin tüm, davacı vekilinin ise sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Davacı vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (VI.B.2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (8) numaralı bendinde yer alan “32.429,94 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine, “30.000 TL” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/3790, K. 2026/2433, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-3790-e-2026-2433-k-eb68029463f0