Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2023/2838 E. 2026/2700 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/2838
- Karar No
- 2026/2700
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/855 E., 2022/1340 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/261 E., 2021/101 K. SUÇLAR :Silahlı terör örgütüne üye olmak, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet, nitelikli dolandırıcılık suçundan CMK'nın 223/2-b uyarınca beraat ve resmi belgede sahtecilik suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının reddi ve esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, ret, onama
I. Bölge adliye mahkemesi kararının temyiz edilmesi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde: A. Katılan vekilinin silahlı terör örgütüne üyelik ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen ek karara karşı temyiz istemi yönünden, Müsnet suçların niteliği itibarıyla doğrudan zarar görmemesi nedeniyle davaya katılmasına imkan bulunmadığından bölge adliye mahkemesinin CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca verdiği istinaf başvurusunun reddine dair karar, anılan maddenin son cümlesine göre itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından, bu hususta anılan bölge adliye mahkemesince verilen 12.10.2022 tarihli ek ret kararının da hukuki dayanaktan yoksun bulunması nedeniyle temyiz incelemesine yer olmadığına, dosyanın incelenmeksizin tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle mahalline İADESİNE, B. Katılan vekilinin ve sanık müdafiinin kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu ile ilgili temyiz talepleri yönünden: Müsnet suçtan sanığın beraatine ilişkin verilen kararla ilgili olarak istinaf isteminin 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine dair verilen bölge adliye mahkemesi kararının suç tarihi itibariyle 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca kesin nitelikte olduğu ve temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, temyiz taleplerinin 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE, II. Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz talepleri yönünden yapılan inceleme neticesinde: Temyiz edenlerin sıfatları, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; .../PDY silahlı terör örgütünün mahrem yapılanmaları içerisinde birinci sırada öncelik verdiği yapılanma; askeri yapılanmadır. Örgüt TSK'nın silahlı gücü ve devlet içerisindeki önemini bildiği için örgütün devleti ele geçirme yönündeki nihai amacı olmazsa olmazı ve ele geçirilmesi gereken kurum olarak görmüştür. Örgüt liderinin "siz bir sivilsiniz. Silahlarınız yok, kuvvet ve kudretiniz de sermayeniz kadar. Oysa askerde tek başınıza bile olsanız iktidarınız, silahınız fevri kabiliyet ve cesaretinizin yanı sıra içinde bulunduğunuz birliğin kuvvet ve iktidarını da yanınızda bulur ve yerinde bir paşayı hatta bir orduyu bile esir edebilirsiniz." şeklinde kitabında ifadelerinin bulunduğu, bu kapsamda örgüt kuruluş aşamasından itibaren TSK'ya sızmaya çalıştığı, örgütün ilk dönemlerde TSK içerisinde münferiden kadrolaşmasının gerçekleştiği, daha sonra çeşitli kademelere yerleşen örgüt üyelerinin zamanla sayılarının artması üzerine hücrelerden oluşan üniteler oluşturulmuştur. Askeri yapılanmada örgüt hücreleri 4-5 kişiyi geçmemektedir. Her birinden sorumlu örgüt sorumlusu bir "abi" tayin edilmekte olup oluşturulan hücrelerin birbiri ile irtibat kurmaları engellenmiştir. Üst rütbeli subaylar yönünden örgüt abileri ile birebir sorumluluk esasına göre görev yapmakta olan bir örgüt abisi, bir askeri personel ile ilgilenmektedir. ..., TSK'da paralel bir şekilde örgütlenmiş olup, Genelkurmay Başkanlığına karşılık olmak üzere TSK imamı belirlenmiştir. Silahlı Kuvvetlerde olduğu şekilde örgütte her kuvvet komutanlığı bir birim olarak adlandırılmış ve sorumlu bir imam tayin edilmiştir. Bu şekilde örgütün TSK imamı altında Kara Kuvvetleri İmamı, Hava Kuvvetleri İmamı, Deniz Kuvvetleri İmamı ve Jandarma İmamından oluşan üst yapılanma kurulmuştur. .../PDY askeri yapılanmasının örgüt içerisindeki adı "birim" olarak adlandırılmaktadır. Her askeri kuvvetin başındaki kişiye birim sorumlusu veya imam denilmektedir. .../PDY Kuvvet Komutanlıklarının altında TSK'nın Türkiye çapındaki askeri birlikleri esas alınarak çeşitli coğrafi bölgeler oluşturulmuş ve bunlardan sorumlu bölge temsilcileri atanmıştır. Her Kuvvet Komutanının bölge temsilcisinin altında bölge temsilcisine bağlı birlik sayısı ve örgüt mensubu sayıları nazara alınarak "Müdür" tabir edilen örgüt sorumlusu atanmaktadır. örgütte müdür diye tabir edilen sorumlularının altında örgüt üyelerinin yoğunluğuna göre yeteri kadar "müdür yardımcısı" diye tabir edilen örgüt sorumlu tayin edilmektedir. Örgütün her müdür yardımcısına bağlı olarak askeri yapılanmada oluşturulan her bir hücrenin sorumlusu olan örgüt tarafından "öğretmen" diye tabir edilen örgüt sorumlusu atanmaktadır. Askeri yapılanmada bir hücre örgüt mensuplarının niteliğine göre değişik sayılarda oluşturulmakta, genelde 5 kişiyi geçmemek üzere hücreler belirlenmektedir. Askeri yapılanmadaki örgüt üyelerinin durumuna göre bazı hücreler 3-4 kişiden oluşturulmakta, bazı hücreler ise tek kişiden oluşturulmaktadır. Askeri yapılanmada "öğretmen" diye tabir edilen örgüt sorumlusunun sorumluluğunun bulunduğu hücrede yer alan örgüt mensubu askeri personele ise "öğrenci" adı verilmektedir. Bu açıklamalar ışığında somut olayda: Sanığın anılan örgütteki konumunun tespiti bakımından belirleyici delil niteliğinde olan ve hükümden sonra gelen ... Ü., ... A. ya ait ifade tutanaklarında, sanığın 17 ilin bağlı olduğu jandarma mahrem yapı Doğu Anadolu bölge temsilcisi olduğuna dair beyanlarının olduğu, yine hükümden sonra gelen ... K'ya ait ifade tutanağında sanık hakkında beyanlarının bulunduğu nazara alındığında; bu ifade tutanaklarının okunmasını, beyan sahiplerinin doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenmesi; dosya kapsamındaki delillere ve dosyaya yansıyan eylemlerine göre örgüt içerisindeki konum ve faaliyetleri itibariyle Jandarma imamının emir ve gözetimi altında Doğu Anadolu Bölge Temsilcisi olarak görev yapıp yapmadığı belirlendikten sonra sanığın eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 314/1. maddesinde yazılı "Silahlı terör örgütünü yönetme" suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.