Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2026/164 E. 2026/3932 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/164
- Karar No
- 2026/3932
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1006 E. 2025/1097 SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Doğubayazıt 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyeti ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyeti ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Özetle, olayın sübut bulmadığına, katılan mağdurenin aşamalarda iddialarını genişleterek çelişkili ifadeler verdiğine, katılan mağdurenin kendisini savunabileceğine, eylemin sanık tarafından gerçekleşmediğine, inşaatta çalışmasından dolayı cep telefonunu başka kişilerin de kullandığına, temyiz taleplerinin kabulü ile sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, olayın sübut bulduğuna, sanık hakkında cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarında da üst sınırdan ceza verilmesi ile katılan Bakanlık lehine vekalet ücreti taktir edilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, gerçekleştirilen yargılamaya, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan verilen Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında sanık ve müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hüküm yönünden oy birliğiyle, çocuğun cinsel istismarı suçundan Üye ...'nın karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Doğubayazıt 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.05.2026 tarihinde karar verildi.
(Karşı Oy)
KARŞI OY Sayın çoğunluğun olayın sübuta erdiği konusundaki görüşüne katılmakla birlikte katılan mağdurenin annesi ...'nin beyanlarında sanığın eylemlerini olayın intikalinden 2-3 yıl önce başladığını belirtip bu tarihlerde katılan mağdurenin on beş yaşından büyük olması, katılan mağdurenin Cumhuriyet savcılığındaki ilk ifadesinde sanığın kendisine yönelik cinsel eylemi olmadığını, ek ifadesinde ise cinsel eylemlerin on sekiz yaşından büyük olduğu dönemlerde başladığını belirtmesi, görevsiz mahkemede alınan beyanında sanığın kendisine yönelik cebir veya tehdit içeren eylemlerinin 15-16 yaşlarındayken başladığını ifade etmesi, on beş yaşından küçük olduğu dönemlerdeki eylemlerde ise sanığın cinsel eylemlerini cebir veya tehditle gerçekleştirdiğine yönelik istikrarlı anlatımları bulunmadığı nazara alındığında sanığın eylemlerin mağdurenin on beş yaşından küçük olduğu dönemde cebir veya tehdit ile gerçekleştiği konusunda şüphe oluşması nedeniyle hüküm kurulurken şartları oluşmamasına rağmen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/4. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edildiği görüşüyle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmemekteyim.