Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2023/20268 E. 2026/10523 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/20268
- Karar No
- 2026/10523
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1278 E., 2022/667 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/65 E., 2021/153 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM: 1- Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının, 5271 sayılı CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca reddi ve esastan reddi 2- Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan; TCK’nın 158/1-e ve son, 43/1, 168/2, 62, 53... . maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurularının, 5271 sayılı CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca reddi ve esastan reddi 3- Resmi belgede sahtecilik suçundan; CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca verilen beraat kararına yönelik istinaf başvurularının, 5271 sayılı CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca reddi, TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, ret, onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; 1- Katılan İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü vekilinin silah terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçlarından, katılan ... vekilinin silah terör örgütüne üye olma, resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede; Bölge adliye mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçlarından İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü'nün, silah terör örgütüne üye olma, resmi belgede sahtecilik suçlarından ...'nın istinaf başvurusunun, suçun niteliği itibariyle doğrudan doğruya zarar görmemeleri ve bu nedenle de davaya katılma hakkının bulunmamaları sebebiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca reddine karar verildiği, bahse konu kararın; 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu (ve itiraz merciince de bu hususta bir karar verildiği) anlaşılmakla temyiz incelemesine yer olmadığına, dava dosyasının bu talepler yönünden tebliğnameye uygun olarak İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 2- Katılan ... vekilinin, sanık ... müdafinin kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede; İlk derece mahkemelerince verilen beş yıldan az hapis ve adli para cezasına mahkumiyet kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca temyiz edilemez nitelikte olduğu anlaşıldığından, katılan kurum vekilinin, sanık ... müdafiinin temyiz taleplerinin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, 3- Sanık ... müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemi yönünden yapılan incelemede; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinin tatbiki için, "suç işlemek amacıyla örgüt kuran, yöneten veya örgüte üye olan ya da üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, gönüllü olarak teslim olup örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi" gerektiğinden, hakkında ceza soruşturması bulunan şüphelinin yakalanmadan önce yetkili merciilere gönüllü olarak teslim olsa/kendiliğinden gelse bile bu aşamada örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermemesi halinde anılan normun uygulanma imkanı bulunmayacağı ve fakat şartları oluşmuş ise cezada indirim öngören şahsi sebep olarak düzenlenen ikinci cümlenin tatbik edilebileceği gözetilmelidir. 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemlerini, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K, 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.). 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 1/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespitiyle ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde: Sanığın hükümden sonra gönderdiği 07.06.2023 havale tarihli dilekçesinde, etkin pişmanlıktan yararlanmak ve tekrar ifade vermek istediğini beyan ettiği görülmekle, sanığın duruşmada hazır edilerek ayrıntılı beyanlarının alınması, gerekirse kollukta teşhis işlemi de yaptırılmak suretiyle verdiği bilgilerin örgütte geçirdiği süre, konum ve faaliyetleri itibariyle yeterli ve faydalı olup olmadığı ilgili birimlerden de sorularak sonucuna göre, hukuki durumunun ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesi kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı sair yönleri incelenmeyen hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.