Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2023/17036 E. 2026/10499 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/17036
- Karar No
- 2026/10499
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/196 E., 2021/300 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme HÜKÜM: Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 29.04.2021 tarih, 2020/7415 esas, 2021/2999 sayılı bozma kararına karşı direnme kararı verilerek, sanıklar hakkında; TCK'nın 314/3 ve 220/6. maddeleri yollamasıyla 314/2, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 53/1-2-3, 58/9, 62, 63. maddeleri uyarınca hükmedilen mahkumiyet kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 29.04.2021 tarih, 2020/7415 esas, 2021/2999 karar sayılı ilamı ile Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.02.2020 tarihli 2018/95 esas, 2020/88 sayılı kararının bozulmasına karar verilmesine müteakip, aynı mahkemenin 17.11.2021 tarihli, 2021/196 esas, 2021/300 sayılı kararıyla, 5271 sayılı Kanun'un 307/4 maddesine göre vermiş olduğu direnme kararı temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü: Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 29.04.2021 tarih, 2020/7415 esas, 2021/2999 sayılı bozma kararına uyulmayarak direnme kararı verildiği görülmekle;
5271 sayılı CMK'nın 307/4 maddesinde, Yargıtay bozma ilamlarına karşı ilk derece veya bölge adliye mahkemelerince direnilmesi halinde, kararına direnilen Dairelerin mümkün olan en kısa sürede kararı inceleyip direnme kararını yerinde görürse kararını düzelteceği, yerinde görmezse dosyası Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göndereceğinin belirtildiği; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun istikrar kazanmış uygulamalarına göre bozmaya uyularak yapılan yargılama üzerine önceki hükümde direnilmesinin eylemli direnme niteliğinde olduğu ve bu halde verilen karar yeni bir hüküm olduğundan yine özel Dairece temyiz incelemesi yapılması gerektiği; buna karşın ilk derece veya bölge adliye mahkemelerince bozma ilamında belirtilen hususlara ilişkin herhangi bir işlem yapılmadan doğrudan direnilmesi halinde ise eylemsiz direnme kararı verilmiş olacağı ve özel Dairece direnme kararı yerinde görülürse kararın düzeltileceği, aksi halde dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göndermesi gerektiği bilinmekle birlikte; Somut olayda; İlk derece mahkemesince 17.11.2021 tarihinde verilen direnme kararından sonra sanıkların mahkumiyetine karar verilen suça ilişkin kanun maddelerinin Anayasa Mahkemesince iki kez iptal edildiği ve iptal edilen Kanun hükümlerinin yerine yeni bir düzenleme ihdas edilmediği, kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemeyeceği nazara alınarak dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmeksizin Dairemizce incelenmesi gerektiği belirlenerek yapılan incelemede; Sanıkların TCK'nın 314/3'üncü ve 220/6'ncı maddeleri delaletiyle 314/2'nci maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verildiği, 08.12.2023 tarih ve 32393 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 26.10.2023 tarihli ve 2023/132 esas - 2023/183 sayılı kararı ile TCK'nın 220/6'ncı maddesinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptaline ve Resmi Gazete'de yayımlanmasından 4 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği, bu hükmün iptal edilmesi üzerine iptal hükmünün yürürlüğe gireceği 08.04.2024 tarihinden önce yasa koyucu tarafından 02.03.2024 tarihinde çıkartılan 7499 sayılı Kanun'un 10'uncu maddesi ile TCK'nın 220/6'ncı maddesinde düzenlemeye gidildiği, buna göre, “Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca iki yıl altı aydan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İşlenen suçun niteliğine göre verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir. Bu fıkra hükmü sadece silahlı örgütler hakkında uygulanır.” şeklinde düzenleme yapıldığı, ayrıca TCK'nın 314/3'üncü maddesine ise “(3) Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İşlenen suçun niteliğine göre verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.” şeklindeki fıkranın eklendiği ve diğer fıkranın buna göre teselsül ettirildiği; söz konusu yasal düzenlemelerin de somut norm
denetimine konu edilmeleri üzerine 7499 sayılı Kanun'un 10'uncu maddesi ile değiştirilen TCK'nın 314/3'üncü ve 220/6'ncı maddelerinin Anayasa Mahkemesinin 05.11.2024 tarihli ve 2024/81 esas - 2024/189 sayılı kararı ile ikinci kez iptaline karar verildiği, söz konusu kararın 09.01.2025 tarih ve 32777 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmasından itibaren 6 ay sonra 09.07.2025 tarihinde yürürlüğe girdiği ve iptal edilen Kanun hükümlerinin yerine yeni bir düzenleme ihdas edilmediği; Anayasa'nın 153/5'inci maddesinde Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceğinin belirtildiği, bununla birlikte Anayasa'nın 38'inci maddesine göre kimsenin işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağı ve ceza normlarının ancak kanunla konulabileceğinin belirtildiği, Anayasa normuna paralel şekilde suç ve cezada kanunilik ilkesini düzenleyen TCK'nın 2'nci maddesinde kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemeyeceği ve güvenlik tedbiri uygulanamayacağı, ayrıca kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamayacağı düzenlemesinin bulunduğu, yine ceza kanunlarının zaman bakımından uygulanmasını düzenleyen TCK'nın 7'nci maddesinde de, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemeyeceği ve güvenlik tedbiri uygulanamayacağı, ayrıca suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.11.2023 tarihli, 2023/1-345 esas ve 2023/579 sayılı kararı ile 14.06.2023 tarihli, 2021/1-427 esas ve 2023/344 karar sayılı somut olaya benzerlik gösteren emsal nitelikteki kararlarında da Anayasa Mahkemesinin iptal kararları sonrasında ortaya çıkan duruma ilişkin değerlendirmeler yapılmış, Anayasa'nın 38'inci maddesi ile TCK'nın 7'nci maddeleri gereğince iptal kararı sonrasında sanıklar lehine olarak ortaya çıkan durum dolayısıyla sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi maksadıyla hükümlerin bozulmasına karar verilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçunu işlediği kabul edilerek TCK'nın 314/3'üncü ve 220/6'ncı maddeleri delaletiyle 314/2'nci maddesi uyarınca mahkumiyetlerine karar verilen sanıkların, kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemeyeceği gözetilerek Anayasa'nın 38'inci ve CMK'nın 223/2-a maddeleri gereğince beraatlerine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu nedeniyle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı direnme kararı ve hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302/2'nci maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.