Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/6009 E. 2026/10032 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/6009
- Karar No
- 2026/10032
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/741 E., 2023/3978 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak yeni hüküm tesisi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin, "somut delil bulunmadığına, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına"; katılan vekilinin temyiz isteminin "hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, cezanın caydırıcı olmadığına, TCK'nın 145. maddesinin uygulanmaması gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Bilirkişi raporuna göre hırsızlık konusu çanak anten LNB'sinin binanın dış duvarında monteli halde bulunduğunun belirtilmesi karşısında, olay tarihi itibarıyla suça konu yerin bina niteliğinde bir yer olduğundan, sanığın eyleminin suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesi kapsamında kabul edilmesi gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde aynı Kanun'un 142/1-e maddesi uygulanarak hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ile katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere aynı Kanun'un 304/2 maddesi uyarınca, dosyanın gereği için Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.