Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/7762 E. 2024/11705 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/7762
Karar No
2024/11705
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/465 E., 2019/1062 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.01.2019 tarihli ve 2018/93 Esas, 2019/3 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin altıncı ve dokuzuncu fıkrası ile 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.11.2019 tarihli ve 2019/465 Esas, 2019/1062 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.01.2022 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, 2. Lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine, 3. Kabule esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna, 4. Eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna, 5. ByLock'un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, sanığın ByLock kullanmadığına, Bylock içeriklerini kabul etmediğine, 6. Soruşturma aşamasında görev yapan hakimin, istinaf incelemesinde görev aldığına, 7. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmeyerek istinaf talebinin esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 5235 sayılı Kanunun 33 üncü maddesi gereğince adli yargı İlk Derece Mahkemelerince verilen ve kesin olmayan hüküm ve kararlara karşı yapılacak başvuruları inceleyip karara bağlamakla görevli olan bölge adliye mahkemelerinin, adli yargı İlk Derece Mahkemelerine ve sulh ceza hakimliklerine nazaran yüksek görevli mahkeme olduğunda tereddüt bulunmamasına, 5320 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin 5271 sayılı Kanun'un 23/2 nci maddesinin uygulanma alanı ile ilgili olmasına, bir karar veya hükme katılan hakimin, yüksek görevli mahkemece bu hükme ilişkin olarak verilecek karar veya hükme katılamayacağına ilişkin aynı Kanun'un 23/1 inci maddesi sarahatine ve Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.02.2014 tarih 1-538, 29 sayılı Kararlarına nazaran; soruşturma aşamasında Sulh Ceza Hakimi sıfatıyla Bursa 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 09.05.2017 tarihli 2017/221 değişik iş sayılı kararı ile sanığın tutuklanmasına karar veren (38095) sicil numaralı Hakim ...'in, mahkemenin kanuna uygun şekilde teşekkül ettirilmemesi sonucunu doğuracak biçimde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinde yapılan istinaf incelemesine üye hakim sıfatıyla katılması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 23/1 inci maddesine muhalefet edilmesi, 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanması ile yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından, istinaf ve temyiz aşamasında dosya içerisine geldiği anlaşılan, Ahmet U. ve Bilal G.' nin teşhis tutanakları ve beyanlarının 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafine okunması, sanığın söz konusu delillere ilişki beyanlarının alınması ile Ahmet U. ve Bilal G.' nin duruşmada tanık sıfatıyla beyanlarının alınması, Yine hükümden sonra temyiz aşamasında dosyaya giren deliller kapsamında, dijital materyal inceleme tutanaklarının CMK' nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması ve hüküm yerinde tüm delillerin tartışılması lüzumu, Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından tanık ... İ.' ın doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1 inci maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; tanığın soruşturma aşamasında alınan beyanının okunması ile yetinilerek CMK’nın 181/1 ve 210 uncu maddelerine muhalefet edilmesi kanuna aykırı olduğundan, tanığın açıklanan usule uygun olarak dinlenilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.11.2019 tarihli ve 2019/465 Esas, 2019/1062 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/7762, K. 2024/11705, T. 09.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-7762-e-2024-11705-k-eaa9394f19ea