Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/7492 E. 2023/952 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/7492
- Karar No
- 2023/952
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2462 E., 2020/164 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2018 tarihli ve 2018/172 Esas, 2018/265 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası, 58 inci maddenin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.02.2020 tarihli ve 2018/2462 Esas, 2020/164 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, hükmün 3 üncü paragrafının üçüncü satırında yer alan "TCK'nın 221/4" ibaresine "2 nci cümle" ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.02.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz talepleri özetle; yerleşik içtihatlar dikkate alındığında müvekkilinin eylemlerinin örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğine, suç işleme kastının bulunmadığına, etkin pişmanlık kapsamında beyanlarda bulunulmasının "ben bu suçu işledim" anlamında değerlendirilmemesi gerektiğine, indirim oranının az uygulandığına, müvekkilinin cezası hakkında indirim yapılması yerine beraat hükmü kurulmasının gerektiğine gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın soruşturma aşamasında başlayan ve kovuşturma aşamasında devam eden etkin pişmanlık iradesiyle vermiş olduğu ifade ve sorgu beyanlarından anlaşıldığı üzere, sanığın kendisi ile ilgilenen mahrem imamın ismini verdiği, kendisine verilen kod adını belirttiği, 17/25 Aralık 2013 tarihinden sonra devam eden örgütsel toplantılara dönüşen sohbet adı atındaki toplantılara 2016 Mart ayına kadar katılmaya devam ettiğini, Kutsi kod Aykut isimli kişinin kendisiyle ilgilen örgüt üyesi olduğunu, katalog evliliği yapması için kendisine teklif getirildiğini, kendisinden maaşının belli bir oranında himmet talep edildiği, 2016 Haziran ayında Şırnak iline tayin olduğunda devredilmediğini Kırklareli'ne izne geldiğinde görüşmelere devam etmesinin istendiğini, belirttiği Kutsi kod isimli örgüt üyesinin kendisini zaman zaman ankesörlü hatlardan aradığını beyan ettiği göülmektedir. Sanık hakkında ardışık aramalarının tespit edildiği, kullanımında bulunan ve adına kayıtlı 0546 (...) (..) (..) numaralı telefonundan kontörlü sabit hatlardan aranıp aranmadığına ilişkin yapılan araştırma sonrası 19.08.2017 tarihli inceleme ve tespit tutanağı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üye ve yöneticilerinin gizliliği sağlayabilmek amacıyla örgüt içinde faaliyet yürüten diğer örgüt üyeleri ile irtibat kurmak ve kurulan bu irtibatın deşifre edilmesini önlemek ve örgütsel gizliliği korumak maksadıyla ankesörlü telefon, telefon kulübesi, kontörlü telefon bayileri, halka açık restoran, lokanta, kafe, büfe vb. iş yerlerinde bulunan kontörlü veya iş yerinin hususi sabit hatlı telefonlarından irtibat kurdukları, aranan kişilerden en az birinin örgüt üyesi olduğunun tespit edilmesi ile ard arda olacak şekilde aranan suç tarihinde asker olan şahıslar yönünden örgüt üyesi olduğu yönünde kesin delil oluşturacağı kanaatine varılmakla, sanığın örgüte ve örgüt içinde bulunan tanıdığı kişilere yönelik beyanları ve A.Y. beyanı da dikkate alındığında; sanığın bu örğütle organik bağlarının bulunduğu, hiyerarşik yapısı içerisinde yer aldığı, bu nedenle üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği hususunda mahkemesince tam bir vicdani kanaate varılmıştır. Sanığa yüklenen ''Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma'' suçunu işlediği sabit olmakla; suçun işleniş biçimi, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saiki ve meydana gelen tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK'nın 314/2 nci maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirecek bir hususun dosyayı yansıtan duruşma tutanakları ve soruşturma evraklarında rastlanmadığı gerekçesi ile alt sınırdan uzaklaşılmayarak 5 (beş) yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanığın işlediği suçun 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 3 üncü maddesinde belirtilen terör suçlarından olması nedeniyle sanığa verilen cezanın, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5 inci maddesi uyarınca yarısı (1/2'si) oranında artırılarak, sanığın 7 (yedi) yıl 6 (altı) ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın soruşturma aşamasında örgüt üyeliği suçunun işlenmesine ilişkin olarak örgütün eylemlerine, işleyişine ilişkin samimi anlatımları, yararlı bilgiler vererek maddi gerçeğin ortaya çıkmasına ve adalete ulaşılmasına yardım ettiği anlaşılmakla sanık açısından TCK'nın 221/4 üncü maddesinin uygulanmasını gerektirmiştir. Sanık açısından; eylemleri ve anlatımları ile suça ilişkin göstermiş olduğu pişmanlık birlikte değerlendirildiğinde sanık hakkında hükmolunacak cezadan takdiren 2/3 oranında indirim yapılması gerektiği vicdani kanaatine varılmakla sanığın cezasında 2/3 oranında indirim yapılarak sanığın iki (2) yıl 6 (altı) ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın yargılama sürecindeki davranışları ve fiilden sonraki tutumu değerlendirildiğinde yargılama sürecini yansıtan duruşma tutanaklarında sanığın olumsuz bir davranışının yer almadığı görülmekle, sanık hakkında TCK'nın 62 nci maddesinin uygulanmasını gerektirmiştir. Bu itibarla sanık hakkında hükmolunan cezadan 1/6 oranında indirim yapılması gerektiği vicdani kanaati ile sanık hakkında neticeten 2 yıl 1 ay hapis cezasına hükmolunmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, hükmün 3 üncü paragrafının üçüncü satırında yer alan "TCK'nın 221/4" ibaresine "2 nci cümle" ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, dosya kapsamına göre yapılan incelemede; 1- Sanığın soruşturma ve kovuşturma evresindeki etkin pişmanlık kapsamındaki suçu ikrara yönelik olan beyanları, bu beyanları doğrulayan tanık beyanının bulunması, sanığın ardışık arandığına dair ikrarını doğrulayan ardışık aranma tespit ve inceleme raporu, sanığın örgütsel toplantı şeklinde gerçekleşen sohbetlere 2016 Mart ayında da katılmaya devam etmesi, kod adı kullanması ve bu hususun da tanık beyanıyla doğrulandığı görülmektedir. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, sanığın ikrarı ve tanık beyanından görüleceği üzere sanığın örgüt içerisinde kod adı kullanan, 17/25 Aralık 2013 öncesinde adı sohbet olan toplantılara katılması ve bu süreç sonrasında da artık örgütsel toplantılar olduğu yönünde şüphe kalmayan toplantılara 2016 Mart ayına kadar katılmaya devam eden, örgüt üyesi tarafından ankesörlü hattan zaman zaman arandığı yönündeki ikrar eden, kendisiyle Kutsi kod Aykut isimli kişinin özel olarak ilgilendiğini ikrar eden sanığın, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylemler yürüterek örgütle organik bağ kurmak suretiyle örgüt üyesi olduğuna dair kabulde, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesindeki ölçütler doğrultusunda tayin edilen temel cezada ve 62 nci maddesi kapsamında takdiri indirimin 1/6 oranında uygulanmasına dair gerekçede bir isabetsizlik bulunmamaktadır. 2- Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine, ancak; Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, yakalandıktan sonra soruşturma ve kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun, üst hadden indirim yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi nedeniyle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz talebi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.02.2020 tarihli ve 2018/2462 Esas, 2020/164 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle, ayrı ayrı BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dosyanın Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2023 tarihinde karar verildi.