Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/6937 E. 2024/12844 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/6937
- Karar No
- 2024/12844
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/24 E., 2020/37 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü; Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği ceza süresi yönünden yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A.Adana 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2019 tarihli ve 2019/258 Esas, 2019/315 sayılı kararı ile Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 62 nci maddesi, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.01.2020 tarihli ve 2020/24 Esas, 2020/37 sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. C. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.01.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri özetle; 1.Sanık hakkında TCK 221/3 hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 2.Etkin pişmanlık indiriminin daha lehe olacak şekilde uygulanması ve HAGB kararı verilmesi gerektiğine, 3.Örgütle yoğun bir ilişkisi olmamasına rağmen HAGB kararı verilmemesinin adaletli olmadığına, 4.Daha ağır durumda olan kişilere HAGB kararı verildiğine, 5.Örgütle organik bir bağ kurmadığına, 6.ByLock programını örgütsel amaçla kullanmadığına ve, 7.Temyiz dilekçelerinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda isabetsizlik görülmemekle, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE 1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16.MD-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararı ve Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarih ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağı dikkate alınarak, temyiz aşamasında dosyaya gönderilen 232052 ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının 5271 sayılı Kanun'un 217 inci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması; 2-Sanığın temyiz aşamasında dosyaya sunmuş olduğu 18.10.2024 tarihli dilekçesinde, emniyet görevlilerinin ifadeye çağırmak için kendisini aramaları üzerine adliye içerisinde bulunan kolluk birimlerine kendiliğinden gelerek teslim olduğunu beyan etmiş olması nazara alınarak, bu hususta yakalama tutanağını düzenleyen zabıt mümzilerinin tanık olarak dinlenilerek konunun açıklığa kavuşturulması neticesinde sanık hakkında TCK'nın 221/4-1 inci cümlesinin uygulanıp uygulanılmayacağının tartışılması lüzumu; 3-Kabul ve uygulama göre de; Mahkeme gerekçesi ve kolluk tarafından tanzim edilen 11.12.2017 tarihli tutanak içeriğine göre; sanığın, soruşturma ve kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık kapsamında örgütün yapısı ve faaliyetleri ile örgüt içerisinde çeşitli konumlarda bulunan 11 kişi hakkında beyanlarda bulunduğu, bu kişilerden 6'sı hakkında daha önceden yasal işlem bulunmadığı, haklarında yasal işlem bulunmayan kişilerden 2'sinin de o dönemde görevde olan hakimler oldukları nazara alındığında, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin faydalılık derecesi gözetilerek, belirlenen cezada 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun, azami oranda indirim yapılması gerekirken yeterli ve yerinde olmayan gerekçe ile fazla ceza tayin edilmesi nedenleriyle sanık ve müdafinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri hususlar yerinde görüldüğünden sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümününde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.01.2020 tarihli ve 2020/24 Esas, 2020/37 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Adana 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2024 tarihinde karar verildi.