Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/6556 E. 2024/12280 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/6556
Karar No
2024/12280
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1513 E., 2020/36 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kayseri 4.Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.03.2018 tarihli ve 2017/544 Esas, 2018/186 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca mahkûmiyet kararı karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 07.01.2020 tarihli ve 2019/1513 Esas, 2020/36 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.01.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.Kararın kanuna ve usule aykırı olduğuna, 2.Bölge Adliye Mahkemes gerekçeli kararının gerekçesiz olduğuna, 3.Yerel mahkemenin soyut iddialarla mahkûmiyet kararı verdiğine, 4.Sanığın bu yapıya ait özel öğretim kurumlarında çalışmasının maddi kazanç elde etmek için olduğuna, 5.Sanığın eğitim ve öğretim toplantıları dışında bir toplantıya iştirak ettiğine dair hiçbir hukuki ve somut delil bulunmadığına, 6....'ın soruşturma ve mahkeme de müvekkil aleyhine beyanda bulunduğu yerel mahkeme tarafından kabul görse de söz konusu şahsın yargılama aşamasında sanık aleyhine bir tek kelime etmediğine, 7.... Çamın yargılama aşamasında sanık aleyhine hiçbir beyanının söz konusu olmadığına, 8.Sanığın suç işleme kastı ile hareket etmediğine, 9.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Genel kural, tanıkların mahkeme huzurunda bizzat dinlenilmesi olup bunun gerçekleşememesi halinde SEGBİS yolu ile dinlenebileceği, bu teknik imkanın bulunmaması halinde de hastalık veya malullük veya giderilmesi olanağı bulunmayan başka bir nedenle bir tanık veya bilirkişinin uzun ve önceden bilinmeyen bir zaman için duruşmada hazır bulunmasının olanaklı bulunmayacağı anlaşılırsa, mahkemece istinabe yolu ile dinlenilmesine karar verilmesi mümkündür (CMK 180/1) ancak; tanık veya bilirkişilerin dinlenmesi için belirlenen gün, Cumhuriyet savcısına, suçtan zarar görene, vekiline, sanığa ve müdafiine bildirilmelidir. (CMK 181/1). Dosya kapsamına göre mahkumiyet hükmüne esas alınan ... ... ve ... isimli şahısların beyanlarının suçun sübutu açısından belirleyici delil niteliğinde olup ehemmiyet arz eder nitelikte olması karşısında, sanık hakkında beyanda bulunan ve tefrik kararı öncesi huzurda sanık sıfatıyla dinlenen ve dosyamız sanığı yönünden beyanlarına başvurulmayan adı geçen şahıslar ile hükümden sonra gelen ... ve ... isimli şahısların tanık sıfatıyla doğrudan aleni duruşmada ya da segbis yoluyla dinlenerek taraflara da soru sorma hakkı tanınmak suretiyle beyanlarının tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle CMK'nın 210/1 inci maddesine muhalefet edilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 07.01.2020 tarihli ve 2019/1513 Esas, 2020/36 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/6556, K. 2024/12280, T. 22.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-6556-e-2024-12280-k-b500bff38211