Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/6090 E. 2023/8163 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2020/6090
Karar No
2023/8163
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/491 E., 2016/2 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Erdemli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.01.2016 tarihli ve 2013/491 Esas, 2016/2 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; sürücü belgesinde mühür olmadığına, kendisine avukat atanmadığı ve savunma hakkının kısıtlandığına, ayrıca hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması nedeniyle hakkında verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sürücü belgesinin aldatıcılık niteğinin bulunup bulunmadığına dair hakim tarafından bir inceleme yapılmadığına, altı sınırdan uzaklaşmayı gerektirir bir durum olmamasına karşın alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulduğuna, sanıktan ele geçirilen banka kartının sahibine iadesi yerine müsadere/dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın yapılan üst aramasında ele geçirilen ve ... kimlik bilgilerinin yer aldığı ancak sanığın fotoğrafı bulunan sürücü belgesinin sahte olduğu iddiası ile sanık hakkında üzerine atılı suçu işlediği iddiası ile kamu davası açılmıştır. 2. Sanık soruşturma aşamasında, sürücü belgesini çocukların elinde görerek onlardan aldığını ve kendi fotoğrafını yapıştırdığını beyan etmiş, mahkemedeki savunmasında, sürücü belgesini kendisine ...'in getirdiğini ifade etmiştir. 3. Dosya arasında bulunan kriminal rapora göre; sürücü belgesinde fotoğraf değişikliği yapıldığı ve sürücü belgesinin bu hali ile aldatıcılık niteliğini haiz olduğu belirtilmiştir. 4. Mahkemece 05.11.2013 tarihli celsede, sürücü belgesi aslı duruşmaya getirtilerek incelenmiş, fotoğraf üzerinde soğuk damga izinin olduğu, gerçek sürücü belgelerinden ayırt edilebilecek bir özelliğinin olmadığının görüldüğü bildirilmiştir. 5. Mahkemece sanık savunmaları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı ile sanığın üzerine atılı suçu işlediği kabulü ile hakkında temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Cumhuriyet savcısının, 06.01.2016 tarihinde verilen hükmü, 22.01.2016 tarihli dilekçe ile temyiz ettiği ve 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinin son maddesi uyarınca belirlenen bir aylık yasal süre içerisinde temyiz talebinde bulunduğu anlaşıldığından, Tebliğname'deki Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yönünden ret isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. 2. 05.11.2013 tarihli celsede belge üzerinde hakim tarafından inceleme yapıldığı, sanığın yasal hakları hatırlatılırken müdafii talebinin olmadığı beyanı, yine temel ceza belirlenirken hakimin alt sınırdan uzaklaşma gerekçelerini ve takdiri indirim uygulamama nedenlerini belirttiği anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısı ve sanığın bu hususlara ilişkin temyiz istekleri yönünden; sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 5. Suça konu sürücü belgesisnin dosyada delil olarak saklanmasına, sanığın üzerinden çıkan ve ... adına düzenlemiş ve herhangi bir suçta kullanılmayan banka kartının da sahibine iadesine karar verilmesi gerekirken her iki belge yönünden 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi uyarınca müsaderesine ve delil olarak saklanmasına şeklinde karar verilmesi isabetli bulunmamış, sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen bu husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erdemli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.01.2016 tarihli ve 2013/491 Esas, 2016/2 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan müsadere ve delil olarak saklanmasına ilişkin paragraf çıkarılarak yerine “Adli emanetin 2013/142 sırasında kayıtlı ... adına düzenlenen banka kartının sahibine iadesine, suça konu sürüsü belgesinin ise dosyada delil olarak saklanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2020/6090, K. 2023/8163, T. 08.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2020-6090-e-2023-8163-k-3a224efd961b