Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/6420 E. 2024/12912 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/6420
- Karar No
- 2024/12912
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3436 E., 2019/2111 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.10.2018 tarihli ve 2018/403 Esas, 2018/405 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesi dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 221 inci maddesinin beşinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.12.2019 tarihli ve 2018/3436 Esas, 2019/2111 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 21.01.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; 1. Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine, 2. Lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine, 3. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 4. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, etkin pişmanlık göstererek örgüt içerisinde yer alan kişiler hakkında soruşturma aşamasında kendi konumuna uygun bilgi vererek FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde soruşturma ve kovuşturmaya yardımcı olabilecek faydalı bilgiler veren sanık hakkında TCK'nın 221/4. maddesi gereğince örgüt üyeliğinden dolayı verilecek cezadan kanunda öngörülen 1/3-3/4 oranları arasında adalet ve hakkaniyete uygun şekilde indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılarak fazla ceza tayini yapıldığı gözetilerek, hüküm fıkrasından (3), (4), (5) ve (8) numaralı bentlerin çıkartılarak, yerlerine; "3-Sanığın soruşturma safhasında pişmanlık göstererek örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgiler verdiği anlaşılmakla TCK'nun 221/4 maddesi gereğince cezasından takdiren 3/4 oranında indirim yapılarak sanığın 2 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 4-Sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki etkileri nazara alınarak cezasından TCK’nun 62 maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına ve sanığın 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5-Sanığın adli sicil kaydına yansıyan ve sabıkasızlığından kaynaklanan geçmişteki iyi hali, suç işleme hususundaki eğilimine göre sanığa verilen hapis cezasının ertelenmesi halinde ileride bir daha suç işlemeyeceğine dair mahkememize olumlu kanaat gelmiş olmakla sanığa verilen hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nun 51/1 maddesi gereğince ertelenmesine, sanığın TCK 51/3 maddesi uyarınca 2 yıl denetim süresi belirlenmesine, 5237 Sayılı TCK'nun 51/6 maddesi gereğince sanığın sosyal durumu dikkate alınarak denetim süresi boyunca herhangi bir yükümlülük belirlenmesine veya uzman kişi görevlendirilmesine takdiren gerek olmadığına, sanığın 5237 Sayılı TCK nun 51/7 ve 8 maddesi gereğince denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere uyarıya rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceği ve denetim süresi yükümlülüklerine uygun veya iyi halli geçirildiği takdirde cezanın infaz edilmiş sayılacağı hususlarının sanığa bildirilmesine" cümlelerinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesi dışında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1.Tebliğnamedeki onama talepli görüşe (2) bendinde gösterilen nedenle isabet bulunmamıştır. 2.İstikrar kazanmış yargı kararlarında (Ceza Genel Kurulunun 19.02.2008 gün ve 346-25, 03.02.2009 gün ve 250-13 ile 29.09.2009 gün ve 130-213 sayılı kararları vb. ) açıkça belirtildiği gibi; şartlı bir düşme nedeni oluşturan hükmün açıklanmasının geri bırakılması, objektif şartların (mahkumiyet, suç niteliği ve ceza miktarı, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmama, zararın giderilmesi) varlığı halinde, 7499 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul ettiğine dair beyanının hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden yasal bir şart olmaktan çıkarılması ve mahkemece diğer kişiselleştirme hükümleri olan seçenek yaptırımlara çevirme ve ertelemeden önce değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunda 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde öngörülen objektif ve sübjektif şartlar denetime imkan verecek şekilde tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi, 3.Kabul ve uygulamaya göre; a.Sanığın hakkında soruşturma başlatılıp yakalandıktan sonra etkin pişmanlıkta bulunduğu göz önüne alınarak, etkin pişmanlık hükümleri gereği ceza indirilirken uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 221/4-2 nci cümlesi yerine 5237 sayılı Kanun'un 221/4 üncü maddesi olarak gösterilmesi, b.İlk Derece Mahkemesi tarafından silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanığın mahkumiyetine dair kararı hukuka aykırı olduğunu değerlendiren bölge adliye mahkemesinin, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e, 2 madde ve fıkraları gereğince usulüne uygun duruşma açıp, hukuka aykırı bulduğu İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurması gerekirken, aynı Kanunun 280/1-a ve 303/1-a maddelerine yanlış anlam yükleyerek duruşma açmaksızın dosya üzerinden İlk Derece Mahkemesi hükmünü düzelterek, yazılı şekilde silahlı terör örgütü üyeliği suçundan suçundan "1 yıl 10 ay 15 gün" hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.12.2019 tarihli ve 2018/3436 Esas, 2019/2111 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2024 tarihinde karar verildi.